Lor Peyniri

Lor peyniri nedir? Lor peyniri neye iyi gelir?

Lor peyniri küçük taneli, beyaz, yumuşak ve görünüm olarak diğer peynirlerden farklı bir peynir türüdür. Peynirin tane büyüklükleri çok küçük veya daha iri olabilir. Evde süt kullanılarak pratik şekilde yapılabilir, endüstride ise peynir altı suyundan üretilir. Peynir altı suyunun en önemli özelliklerinden biri yüksek oranda protein taşımasıdır. Eskitilmiş peynirlere kıyasla çok hafif bir lezzeti vardır. (1)

Lor peyniri Türk mutfağında yeri olan, sağlıklı, sindirimi kolay ve mutfakta çeşitli kullanım alanları olan bir peynirdir. Sade olarak veya diğer yemeklerin içerisinde tüketilebilir. Yüksek miktarlarda lor peyniri tüketen kişilere tuzsuz veya tuzu azaltılmış türleri tercih etmeleri önerilir.


Lor peynirinin faydaları

1- Yüksek Besin Değeri Taşır: Peynirin besin değeri kullanılan sütün yağlılık oranı ve eklenen tuz miktarına göre değişir ancak tamamı yüksek besin değeri taşır. Sadece bir kase düşük yağlı lor peyniri; 28 gram protein, 6 gram karbonhidrat ve önemli miktarlarda fosfor, selenyum, B12 vitamini, riboflavin, kalsiyum ve folat içerir.

2- Zayıflamaya Yardımcı Olur: Lor peyniri yüksek protein ve düşük kalori içerir. Bir bilimsel araştırmada 1 yıl boyunca lor peyniri gibi yüksek proteinli besinlerle beslenen insanlar incelenmiştir ve bu durumun kadınlarda 2.8 kg, erkeklerde ise 1.4 kg zayıflamaya yol açtığı belirlenmiştir. (2)

Ayrıca lor peynirinde bulunan kazein gibi proteinlerin yüksek miktarlarda tüketilmesi tokluk hissini artırır. Lor peyniri, yumurta tüketimine benzer tokluk hisleri yaratır. Bu sayede kalori alımı azaltılabilir.

Lor peynirinde bol bulunan bir diğer bileşen ise kalsiyumdur. Yüksek miktarda kalsiyum alımı sporla desteklendiğinde kilo kontrolü ve zayıflama daha kolay gerçekleşir. (3)

3- Kas Gelişimine Ciddi Fayda Sağlayabilir: Lor peyniri sporcular ve egzersiz yapan kişiler arasında popüler bir peynirdir. Yüksek oranlarda protein içermesi, kas kütlesini artırmak isteyenler için bu peyniri cazip kılar. İçerdiği proteinlerin %80’ini oluşturan kazein proteini yavaş emilir ve kas yapımında whey proteini kadar önemlidir, hatta yavaş emildiği için kas yıkımını önleyebilir. (4) Vücut geliştirme sporuyla ilgilenen çok sayıda kişi uyumadan önce lor veya türlerini tüketir ve gece boyunca kas yıkımının azaltılmasını sağlar.

4- İnsülin Direncinin Önlenmesine Yardımcı Olabilir: İnsülin direnci tip 2 diyabet ve kalp hastalıklarına yol açabilir. Ancak süt ürünlerindeki kalsiyumun insülin direncini azaltabileceği düşünülmektedir. (5) Bazı bilimsel araştırmalar günlük olarak süt ürünleri tüketilmesinin insülin direnci riskini %21 oranında azaltabileceğini öne sürmektedir.


5- Kemik Sağlığını İyileştirir: Kalsiyumun yanı sıra iyi bir fosfor ve protein kaynağıdır. Bu besinler kemik sağlığının iyileştirilmesini sağlayabilir.

6- Yüksek Miktarda Selenyum İçerir: Sadece bir kase, 226 gram lor peyniri günlük selenyum ihtiyacının %37’sini karşılar. Selenyum az bulunan bir iz mineraldir ve vücut için önemlidir. Özellikle et ve balık ürünlerini az tüketenler için lor peyniri iyi bir selenyum kaynağı olabilir. Selenyum kandaki antioksidan korumayı artırır. (6)

Lor peynirinin yan etkileri / Zararları

Lor peyniri bazı tüketiciler için sorunlara yol açabilecek bir süt ürünüdür.

Laktoz İntoleransı: Peynirlerin laktoz içeriği, peynir eskitildikçe azalır. Lor peyniri tazedir, olgunlaşmamıştır ve diğer peynirlerden daha çok laktoz içerir. Bu yüzden laktoz intoleransı olan kişiler için iyi bir seçenek değildir. Bu durumu olan kişiler tüketirse; şişkinlik, ishal, gaz ve karın ağrısı yapabilir.

Süt Ürünleri Alerjisi: Bu peynir türü kazein ve whey proteinleri içerir. İnek sütünde bulunan bu iki protein türü bazı kişilerde alerjiye yol açabilir. Eğer herhangi bir süt ürününe alerjiniz varsa, lor peynirine de alerjik olabilirsiniz.


Lor peyniri nasıl tüketilir? Nasıl yenir?

Lor peynirini günü her saatinde sade olarak tüketmek mümkündür ancak sade lor peyniri tüketmek istemeyenler farklı tarifler yapabilir.

  • Poğaça, börek, kurabiye ve diğer hamur işlerine eklenebilir.
  • Çeşitli salatalarda kullanılabilir.
  • Süt yerine meyveli içeceklere ve soslara eklenebilir.
  • Smoothielere eklenebilir.
  • Mayonez yerine kullanılabilir.
  • Omlet ve yumurtalı yemeklere eklenebilir.

Muz Çayı

Muz çayı ve iki adet muz.

Muz çayı nedir? Neye iyi gelir?

Dünyada ve ülkemizde en yaygın tüketilen muz türleri Güney Amerika’dan gelen Musa balbisiana ve Musa acuminata‘dır ancak ülkemizde yoğun olarak Bozyazı – Anamur arasında yetişen yerli muzdan da muz çayınızı hazırlayabilirsiniz. (1)

Muz çayı hazırlarken aslında iki seçeneğiniz vardır, çayınızı kabuğuyla beraber hazırlamak veya kabuksuz hazırlamak. Muz kabuğu yüksek miktarda besin, potasyum ve diyet lifi içerir. Hiç muz kullanmadan, sadece kabuğundan yapılan çaylar günümüzde giderek popülerleşmektedir ve tüketime oldukça elverişlidirler, yüksek miktarda antioksidan içerirler.

Bazı kişiler için muz çayı pek akla gelen bir çay olmayabilir ancak diğer tüketiciler için ise iki lezzetli besinin -muz ve çay- karışımıdır. İçerdiği vitamin, mineral ve antioksidanlar nedeniyle sağlık için faydalıdır. Uyku düzensizlikleri, ruhsal sorunlar, cilt sorunları, aşırı kilolar ve kalp sağlığı gibi sorunlarda muz çayı içilebilir. Şimdi bu ender içilen çayın faydalarına daha detaylı bakalım.


Muz çayının faydaları

1- Tansiyonu Düşürür: Muz çayı en iyi olarak yüksek miktarda potasyum içermesiyle bilinir. Kalp sağlığına iyi gelir ve tansiyonu düşürür. Vücutta sıvı dengesinin sağlanmasını kolaylaştırır ve kan damarlarındaki gerilimi azaltır.

2- Uykuyu Düzenler: Triptofan, serotonin ve dopamin içerir ki bu maddeler uyku düzeninin sağlanmasında, insomnianın azaltılmasında ve daha dinlendirici ve kesintisiz bir uyku sağlanmasında faydalıdır. (2) Uykusuzluk beyinde beta-amiloid seviyelerini yükselterek Alzheimer riskini artırabilir.

3- Depresyonu Rahatlatır: Dopamin ve serotonin hormon seviyelerini etkiler ve ruhsal durumu iyileştirir. (3) Eğer anksiyete veya depresyon sorunları yaşıyorsanız diyetinize muz çayı eklemek etkili bir doğal destek olabilir.

4- Kemik Yoğunluğunu Artırır: Bu çayda manganez ve magnezyum dahil çok çeşitli mineraller bulunur ve kemik sağlığı üzerinde olumlu etkiler yapar. Düzenli olarak muz tüketmek veya muz çayı içmek ileri yaşlarda olup osteoporoz (kemik erimesi) riski altında olan kişiler için faydalı olacaktır.

5- Sindirime Yardımcı Olur: Hem magnezyum hem de potasyum kas fonksiyonlarının korunması ve iyileştirilmesi için gereklidir. Bu etkileri sindirim yolunda oldukça önemli olabilir. Muz çayı bağırsak hareketlerinin düzenlenmesine katkı sağlayarak kabızlık, hazımsızlık ve ağrıyı azaltabilir, aynı zamanda besin emilimini artırabilir.

6- Bağışıklık Sistemini Güçlendirir: İçerdiği C ve A vitaminleri bağışıklık sistemini güçlendirir. Her iki vitaminde antioksidan rolü üstlenir. C vitamini doğrudan beyaz kan hücreleri üretimine katkı sağlarken, A vitamini retinada oksidatif stresi azaltır, maküler dejenerasyon ve kataraktı önleyebilir. (4)


7- Zayıflamak İçin Muz Çayı Kullanımı: Muz çayının zayıflama çabalarına katkı yapacağı düşünülmektedir. Muz hem çözünür hem de çözünmez lif açısından zengindir, bu iki tür lif sindirimi yavaşlatır, iştahı baskılar, metabolizmayı hızlandırır ve tokluk yaratır. Ayrıca muz çayında bulunan triptofan, serotonin ve dopamin de zayıflama çabalarına olumlu etki yapar.

Muz çayı uykusuzluğa iyi gelir mi?

Yüksek seviyede dopamin, serotonin ve triptofan içerdiği için uyku düzensizliklerine iyi geldiği düşünülür. Muz çayı gerçekten de rahatlatıcı ve sakinleştirici etkiler yapar. Bu kimyasallar meyvede fazla bulunmaz ancak kabuğunda önemli miktarda bulunur. Meyveyi ve kabuğunu daha uzun süre demlerseniz içeceğin kuvveti daha fazla olur. Uykudan önce bir bardak içilmesi stres hormonlarını azaltır, sağlıklı, dinlendirici ve kesintisiz bir uyku uyunmasına yardım eder.

Muz çayının zararları / Yan etkileri

Muz çayının yan etkileri arasında mide bulantısı, kusma, mide rahatsızlığı, hiperkalemi sayılabilir. Bu yan etkiler genellikle aşırı miktarda muz çayı tüketildiğinde görülür. Çoğu kişi için günde 1-2 bardak normal miktardır.

  • Potasyum Fazlalığı: Muz çayı içen bazı kişilerde yukarıda bahsedildiği gibi mide bulantısı ve kusma görülebilir. Bu durumun sebebi genellikle aşırı potasyumdur. (Hiperkalemi) Şiddetli vakalarda bu durum çok ciddi olabilir. Muz çayı tüketimi kontrollü olmalıdır.
  • Tarım İlaçları Riski: Güvenilir kaynaklardan alınmayan muz kabuklarında yüksek miktarda tarım ilacı ve diğer kimyasallar olabilir. Özellikle çayı kabuğuyla beraber demleyenler için risk yüksektir. Bu riski azaltmak için çayı demlemeden önce kabuğu iyice yıkamanız önerilir.

Muz çayı nasıl hazırlanır?

Malzemeler

  • 1 Muz
  • 2 Bardak Su
  • 1 Tarçın Çubuğu
  • 1 Yemek Kaşığı Bal

Hazırlanışı

  1. Suyu ve tarçın çubuğunu bir cezveye koyup kaynatın.
  2. Muzun iki ucunu keserek, kalan kısmını cezveye sığacak şekilde keserek kaynayan suya ekleyin. Eğer isterseniz kabuğunu soyabilirsiniz ancak kabuğunda bol besin vardır.
  3. Muzu ve suyu 10 dakika kadar kaynatıp, ocaktan alın.
  4. Karışımı süzerek tüketebilirsiniz. Eğer isterseniz kaynamış muzu tatlılarda kullanmak üzere ayırabilirsiniz.
  5. Tatlandırmak için bal ekleyip tüketebilirsiniz. Uyumadan önce içmek için harika bir çaydır.
Muz kabuğu çayı nasıl hazırlanır?

Muz kabuğu çayı hazırlamak sadece harika bir çay olduğu için değil, ayrıca atık miktarınızı azaltmak için de iyi bir seçenektir. Bu çay hem detoks yapar hem de dinlendirici bir uyku uyumanıza yardımcı olur.

Malzemeler

  • 1 Muz Kabuğu
  • 2 Bardak Su
  • 1/4 çay kaşığı tarçın tozu

Hazırlanışı

  1. Muz kabuğunun uçlarını kesin. Bu çayda daha önceden dondurduğunuz veya kuruttuğunuz muz kabuklarını kullanabilirsiniz.
  2. Suyu kaynatın ve içine muz kabuklarını ekleyin. 10 dakika kaynatın.
  3. Çayı bardağınıza süzerek tüketebilirsiniz. Lezzet için tarçın ve tatlandırıcılar ekleyebilirsiniz. Bal ile iyi uyum sağlar.


Buzlu Çay (Ice Tea)

Buzlu çay ve limon - iced tea

Buzlu çay (ice tea) nedir? Neye iyi gelir?

Buzlu çay, normal sıcak tüketilen çayın yaygın tüketilen soğuk versiyonudur. Buzlu çay tüketiminde çay tüketimi genellikle sıcak çaya göre daha fazla olur. Dünyada ve ülkemizde buzlu çay deyince farklı varyasyonları bulmak mümkündür, en yaygın olarak şeftali, limon, karpuz gibi çeşitli meyvelerle tatlandırılmış buzlu çaylar tüketilir. Bütün bu çeşitlerin içeriğinin %90’ından fazlası bildiğimiz siyah çaydır.

Buzlu çayın sağlığa olan faydalarının normal olarak siyah veya yeşil çayın faydaları ile aynı olması beklenir ve öyledir de; ancak tüketilme sıklığı, tüketildiği mevsim ve tüketiliş biçimi siyah çayın bütün faydalarının yanı sıra diğer faydalar sağlayabilir.


Buzlu çay (ice tea) içmenin faydaları

Ice tea aynı siyah çay gibi kafein, polifenoller, kateşinler, antioksidanlar, vitaminler ve mineraller içerir. Tatlandırılmamış buzlu çaylar şeker içermediği için bazı tüketiciler için daha sağlıklı olabilir, antioksidan ve besin içerikleri daha yüksek olabilir.

1- Zayıflamaya Yardımcı Olur: Şekersiz buzlu çayın kalorisi düşüktür ve metabolizmayı hızlandırır, zayıflamaya çalışan kişilere faydalı olur. Özellikle asitli içecekler ve diğer şekerli içeceklerin yerine tüketilmeye başlandığında değişim farkedilir. Buzlu çay şekersiz olduğunda kalori aldırmadan tok hissetmenize yardım eder.

2- Kronik Hastalıklar: Siyah çayda flavonoidler denen güçlü bileşikler vardır. Bu maddeler kanserin ve diğer kronik hastalıkların önlenmesiyle doğrudan ilgilidir. (1) Flavonoidler antioksidan özellikler gösterir, oksidatif stres ve doku iltihaplanması yapan serbest radikalleri etkisizleştirirler.

3- Bağışıklık Sistemi: Çayda bulunan antioksidanlar ve besinler bağışıklık sistemini uyarır, vücudun kendini patojenlere ve enfeksiyonlara karşı korumasını kolaylaştırır. Bazı hazır buzlu çayların içerisinde ayrıca askorbik asit (C vitamini) yer alır ve bağışıklık sistemine ekstra destek olurlar.

4- Kemik Sağlığı: Bir yaz içeceği olan buzlu çayda önemli miktarda manganez ve florür yer alır ve kemik erimesinin önlenmesine ve kemik mineral yoğunluğunun korunmasına yardım eder. (2) Bu maddeler ayrıca diş çürümesinin önlenmesine de katkıda bulunur.

5- Kalp Hastalıkları: İçerdiği güçlü antioksidanlar çok sayıda kronik durumun önlenmesine fayda sağlar. Kalp-damar hastalıkları da bu durumlardandır. Siyah çay kalbin arter ve kan damarlarındaki iltihaplanmaların azaltılmasına yardımcı olur.

6- Diyabet: Buzlu çay içmek, süt ve şeker içermediğinde tip 2 diyabet riskini düşürür. (3) Diyabet başlangıcı olan veya risk grubunda olan kişiler için şekersiz buzlu çay harika bir içecektir.


Buzlu çayın (Ice tea) zararları / Yan etkileri

Buzlu çay şekersiz olduğunda, siyah çay içmekten farksızdır. Şeker ve çay miktarında aşırıya kaçılmadığı sürece buzlu çay en güvenli içeceklerden biridir. Aşırı miktarda şekerli buzlu çay içmek aşağıdaki yan etkileri yapabilir.

  • Diyabet
  • Böbrek taşı
  • Kalp-damar hastalıkları
  • Obezite
  • Felç

Karanfil Çayı

Karanfil, karanfil çayı ve yapraklar...

Karanfil Çayı Nedir?

Karanfil ağacı olarak adlandırılan Syzygium aromaticum bilimsel adlı ağacın kurutulmuş ve öğütülmüş çiçek tomurcuklarından karanfil çayı demlenebilir. Karanfil baharatı da denen, ağacın bu tomurcukları çay olarak tüketilmesi dışında mutfak ve sağlık amaçlı diğer kullanımlara sahiptir. Tomurcuklar güçlü bir antioksidan olan eugenol, C vitamini, flavonoidler, lif, kalsiyum ve belirli omega-3 yağ asitleri açısından zengindir. Karanfil çayı yüzyıllardır tüketilen bir çaydır ve karanfil tomurcukları çok sayıda tıp geleneğinde yeri olan bir bitkidir.


Karanfil Çayının Faydaları Nelerdir?

Karanfil çayının önde gelen faydaları arasında; sindirimi iyileştirmesi, kabızlığı rahatlatması, ateşi düşürmesi, ciltteki enfeksiyonları temizlemesi ve zayıflamayı hızlandırması sayılabilir.

1- Sinüs Enfeksiyonları: Karanfil çayı ve içerisindeki aktif bileşikler sinüslerdeki iltihaplanmaların rahatlatılmasında etkili olabilir. (1)

2- Sindirim: Bu çayı tükettiğinizde hem tükürük hem de mide sıvılarının salgısı çoğalır, bu sayede sindirim hızlanır ve kolaylaşır. (2) Bağırsaklarda peristaltik hareket tetiklenir ve kabızlık ve bağırsak iltihabı riski düşer.

3- Ateş: Doğal antienflamatuar özellikleri sayesinde ateş düşürücü olarak idealdir. Nesillerdir bağışıklık sistemini güçlendirmek ve ateşi dindirmek için kullanılmıştır.

4- Bağırsak Parazitleri: Antibakteriyel, anti-fungal ve anti-parazitik özellikleri vardır. Bağırsak parazitlerinin önemli bir sorun olduğu coğrafi bölgelerde çok popüler bir çaydır. (3)


5- Artrit: Romatoid artrit sorunu olanlarda, iltihap azaltıcı ve ağrı kesici özellikleri olan eugenol içeriği sayesinde eklemlerde rahatsızlık ve ağrıya iyi gelir. Bu etkileri çayın hem ağızdan hem de bölgesel olarak kullanılmasında görülür. (4)

6- Zayıflama: Metabolizmayı uyaran, hızlandıran ve anahtar besinleri taşıyan herhangi bir çay zayıflamaya yardımcı olabilir, karanfil çayı da bu tür bir çaydır.

7- Cilt Sağlığı: İçerisindeki güçlü antioksidanlar sayesinde, oksidatif stres, kırışıklar, yaş lekeleri ve kızarıklıkları azaltabilir. (5)

Karanfil Çayının Zararları / Yan Etkileri

Karanfil çayı tüketmenin bazı yan etkileri olabilir, bu etkiler özellikle aşırı tüketimde ortaya çıkar.

  • Gebelik komplikasyonları
  • Mide-bağırsak rahatsızlıkları
  • Kas ağrısı
  • Güçsüzlük
  • Titreme, ateş, öksürük gibi hastalık işaretleri
  • Nefes alma güçlüğü

Önemli sayıda kişinin karanfile alerjisi vardır. Yukarıdaki yan etkilerin çoğu karanfil doğrudan yendiğinde ortaya çıksa da çayı özellikle hassas bir sistemi olan bazı kişiler için hala tehlikeli olabilir. Karanfil çayını diyetinize eklemeden önce doktorunuza danışmanız önerilir.


Karanfil Çayı Nasıl Hazırlanır?

Malzemeler:

  • 3 bardak su
  • 1/2 yemek kaşığı karanfil
  • 1 tarçın çubuğu (isteğe bağlı)
  • Çok az zencefil (isteğe bağlı)
  • Bal (isteğe bağlı)
  • Portakal dilimleri (isteğe bağlı)

Hazırlanışı:

  • Suyu kaynatın ve altını kapatın.
  • Yarım yemek kaşığı karanfili havanda iyice ezin ve suya ekleyin.
  • Yukarıdaki adımdan hemen sonra eğer kullanıyorsanız, portakal, zencefil ve tarçını ekleyebilirsiniz.
  • Karışımın 20-30 dk. demlenmesini bekleyin.
  • Süzüp, ılımasını bekledikten sonra tüketebilirsiniz. Eğer tatlandırmak istiyorsanız bal ekleyebilirsiniz.

Roka

Roka faydaları nelerdir ? ROkada hangi vitaminler vardır?

Roka nedir? Roka neye iyi gelir?

Yurt dışında marketlerde roka bazen orijinal adıyla değilde “roket” adıyla satılır. Fransa da ise “roquette” adı kullanılır. Bu varyasyonlar rokanın genel olarak kabul görmüş diğer isimleridir. Rokanın güçlü lezzet ve koku taşıyan yaprakları Akdeniz Coğrafyası’nda tarihler kaydedilmeye başladığından beri yetiştirilmektedir ve sebze İtalyan mutfağının favorilerinden birisidir.

Görünüş olarak sıradan olan roka çoğunlukla salatalara çeşni olarak eklenir. Genç yaprakları yumuşak lezzetliyken, yaşlı ve koyu renkli yapraklar biraz daha biberimsidir ve çorba ve pizza ile uyumludur.


Rokanın Sağlığa Faydaları Nelerdir?

Roka glikozinolitlerin antioksidan özelliği ve enzimlerin detoks özellikleri dahil olmaz üzere geldiği bitki familyasının besin değerlerinin neredeyse tamamını içerir. Harika bir lif, A, C ve K vitamini kaynağıdır. Ayrıca folat, kalsiyum, demir, magnezyum, fosfor, potasyum ve manganda içerir. Sağlığa başlıca faydaları şunlardır:

  • Vücutta Detoks Etkisi Gösterir.
  • Kemik Sağlığını Artırır.
  • Bağışıklık Sistemini Güçlendirir.
  • Kanseri Önler.
  • Sağlıklı Bebek Gelişimine Yardım Eder.
  • Zayıflamaya Yardım Eder.

Roka ayrıca yüksek seviyede protein, tiamin, riboflavin, B6 vitamini, çinko, bakır ve iyi kolesterol seviyesini yükseltip kötü kolesterolü düşüren pantotenik asit (B5 vitamini) içerir. Flavonoid içeriği kolesterolün damarlara yapışmasını önler, tansiyonu düşürür, iltihaplanmayı azaltır ve kan damarlarının fonksiyonlarını iyileştirir.


Roka Besin Değerleri / 100 Gram Porsiyon - Çiğ

 Miktar% Günlük İhtiyaç
Kalori25
Yağdan Gelen Kalori6
Toplam Yağ1 g%1
Doymuş Yağ0 g%0
Trans Yağ
Kolesterol0 mg%0
Sodyum27 mg%1
Toplam Karbonhidrat4 g%1
Diyet Lifi2 g%6
Şeker2 g
Protein3 g
A Vitamini%47
C Vitamini%25
Kalsiyum%16
Demir%8

*Bu değerleri 2000 kalorilik bir günlük diyet için geçerlidir. Kalori ihtiyacınız yaşam stilinize göre daha az veya daha fazla olabilir.

Roka Hızlı Servis Önerileri

  • Salata: Taze roka, lahana, kırmızı hindiba ve maydanozun bir kasede karıştırın. Zeytin yağı, tuz, biber ve biraz limon suyu ekleyin. Eğer isterseniz kendi salatanızı yapmak için diğer sebzelerden, meyvelerden ve bazı kuruyemişlerden de ekleyebilirsiniz.
  • Peynirli Salata: Taze ve kuru rokayı ince peynir dilimleriyle bir kasede karıştırın. Dilimlenmiş soğan, limon suyu, tuz ve biber ekleyin.
  • Makarna: Roka ve limon suyunu bir kasede karıştırın. Üzerine tuz ve biber ekleyin. Makarnayı pişirin ve süzün ve içine roka karışımınızı, zeytin yağı ve peynirle beraber ekleyin.

Roka Üzerine Yapılan Bilimsel Araştırmalar

Rokanın doğal faydalarını araştıran bir araştırmacı takımı (1) sebzenin mide-bağırsak ülserlerini tedavi etmeye fayda sağladığını bulmuşlardır. Diğer çalışmalar mide ülserine ve sedef hastalığına karşı rahatlama verdiğinini ve cilt, dil ve ağız kanserlerinden koruduğunu belirtmişlerdir. Roka yeşil yapraklı sebzelerden biridir ve ağır metallerin metabolizmada sebep olduğu zehirlenme etkilerine karşı vücudu temizleme özelliğine sahiptir, özellikle karaciğer metabolizmasına yardım etmektedir. (2)  Ayrıca böcek ve bitki zehirlerini vücuttan uzaklaştırma özelliğine sahiptir.

Roka Hakkında İlginç Bilgiler

Antik Roma’dan elde edilen yazıtlara göre roka milattan sonraki ilk yüzyıl boyunca güçlü afrodizyak etileri sebebiyle kullanılmıştır. Hindiba, dereotu, marul ve lavanta ile karıştırılarak rokadan özel bir afrodizyak ilaç yapılırmış.

Kaynaklar ve Referanslar

Hamsi

Hamsi'nin faydaları nelerdir? Neye iyi gelir ? Kalori ve besin değerleri.

Hamsi Neye İyi Gelir?

Hamsi gibi küçük balıklar metabolizmaları nedeniyle daha az cıva barındırır ve zaman zaman daha iyi bir seçenek olabilirler. Balığın faydaları her zaman için ön plandadır ancak nerede yetiştiği bilinen, sağlıklı sularda yetişmiş balıkları tercih etmek önemlidir. Ülkemizde özellikle Karadeniz’de yetişen hamsi dikkate değer oranda besin değeri taşımaktadır.


Hamsi Nedir ?

Hamsi denizlerin yanı sıra okyanuslarda da bulunan, hatta pasifik okyanusunda çok bol olan küçük yağlı bir balıktır. Ülkemizde özellikle Karadeniz Hamsi’si yaygındır ancak diğer denizlerimizde de hamsi bulunur. Bu balık sürüler halinde hareket eder, bu yüzden avlaması kolaydır. Hamsi ve türleri yüzyıllardır mutfaklarda tüketilmektedir. Anadolu’daki eski diğer uygarlıklar gibi Romalılarda bu balığı bolca tüketmiş ve kurutulmuş hamsiye Garum adını vermişlerdir. Hamsi bazı kültürlerde afrodizyak etkilerinden dolayı çiğ olarak da tüketilmektedir. (5)

Günümüzde hamsi taze olarak, kurutulmuş olarak veya konserve olarak mevcuttur. Kuvvetli kokusu sebebiyle çoğu kişi bu balığı pek sevmez. Ancak bu balığı yemeyerek sağlıklı miktardaki omega-3 yağ asitlerini, vitaminleri ve bir çok diğer besini de reddetmiş oluruz.

Hamsi mi ? Yoksa Sardalya mı? Hangisi Daha İyidir?

Sardalya ve hamsi renk, boyut ve tür benzerliklerinden dolayı çoğunlukla birbirinin yerine geçebilecek balıklardır. Her iki balıkta bir çok besin değeri taşıyan bileşik barındıran, zararlı kimyasallar açısından büyük balıklara nazaran daha güvenli olan türlerdir. Birden çok benzerlikleri olsa da bu iki balık türü birbirinden kolaylıkla ayırt edilir. Sardalya balığı adını Sardunya Adasından alan bir çeşit ringa balığıdır. Genellikle Atlantik Okyanusunda ve Akdeniz’de Haziran’dan Kasım ayına kadar sıklıkla görülür. Hamsiden daha büyüktürler, olgunlaşma döneminde 12-20 cm arasında boyları vardır. Diğer tarafta hamsi balığı ise sardalyada daha ince ve küçüktür. Genellikle 15 cm’den küçüktürler. Sardalyanın aksine denizlerde bütün yıl boyunca görünebilirler. Bu türleri ayırmanın en kolay yönü renkleridir. Sardalya balığının rengi hamsiden daha açıktır ve vücutlarında yuvarlak koyu benekler vardır, ayrıca alt çeneleri hamsiye göre öne doğru çıkıktır. Hamsilerin ise gözleri sardalyanın gözlerinden daha büyüktür. (6)


Lezzet olarak hamsinin tadı daha belirgindir. Bu yüzden balıklı yemeklerde aşçılar diğer tadları baskılamasın diye yemeklere az miktarda hamsi ekler. Besin değeri olarak her iki balıkta sağlıklı yağ asitleri, protein, B vitaminleri ve potasyum barındırır. Sardalya omega-3, B-12 ve demir açısından daha zenginken hamsi balığı kalsiyum, fosfor ve vitamin D açısından daha zengindir. Her iki balığın güçlü olduğu yönler olsa bile bu durum herhangi birinin diğerinden iyi olduğu anlamına gelmez. (7)

Hamsinin Sağlığa Faydaları Nelerdir?

  • Kalp Rahatsızlığı Riskini Azaltır: Hamsi omega-3 açısından zengindir. Sağlıklı doymamış yağlar barındırır, iltihap ve kalp rahatsızlıklarını önler. Yüksek oranda kalsiyum ve magnezyum barındırır. Bu mineraller tansiyon ve kandolaşımını düzenlemede önemlidir. İçerdiği niasin kolesterol ve trigliseritlerin azalmasına neden olur.
  • İskelet ve Kemik Sağlığını Güçlendirir: Bu balık yüksek oranda kalsiyum, magnezyum ve fosfor içerdiği için kemik gelişimine ve sağlığının korunmasına fayda sağlar.
  • Doku ve Hücre Yenilenmesine Yardım Eder: İçerdiği bol protein sayesinde dokuların ve hücrelerin korunmasına ve yenilenmesine yardımcı olur. Vücutta bir yaralanma veya hasar olduğunda bunun iyileşmesini hızlandırır.
  • Zayıflamayı Kolaylaştırır: Hamsi düşük kalori yüksek protein barındırır. Yüksek miktarlardaki protein tokluk hissini artırır ve kalori alımını azaltır. (8)

Hamsi Besin Değerleri / 100 gr - porsiyon

 Miktar% Günlük Değer
Kalori131%7
Yağ Kaynaklı Kalori43.6
Toplam Yağ4.8 g%7
Doymuş Yağ1.3 g%6
Trans Yağ
Kolesterol60 mg%20
Sodyum104 mg%4
Toplam Karbonhidrat0 g%0
Diyet Lifi0 g%0
Şeker0 g
Protein20.4 g%41
Vitamin A%1
Vitamin C%0
Kalsiyum%15
Demir%18
Bu değerler günlük 2000 kalorilik bir diyet için geçerlidir. Yaşam tarzınıza göre kalori ihtiyacınız daha az veya çok olabilir.
Kaynaklar ve Referanslar

Badem

Bademin sağlığa faydaları nelerdir? Badem neye iyi gelir? Kaç kaloridir?

Badem Neye İyi Gelir?

Kıtır, sağlıklı ve tatmin edici… Bademler küçük ve sağlık için oldukça faydalı kuruyemişlerdir. Bu yüzden de yüzyıllardır dünyanın farklı bölgelerinde popüler olmuşlardır. Araştırmalara göre dünyada bademe olan talep 1980’lerden sonra %400 artmıştır. Badem ülkemizde de en çok tüketilen kuruyemişlerden biridir. Sanıldığının aksine fındık gibi yetişen bir kabuklu değil, kendine ait bir meyvesi olan bir çekirdektir. Yani aslında biz meyvenin içerisindeki çekirdeği tüketiyoruz. Badem Prunus ailesinin bir üyesidir. Bu familya içerisinde kayısı, erik ve şeftali de yer almaktadır. Bitki Orta Doğru, Güney Asya, Kuzey Afrika ve ülkemizinde içinde yer aldığı Güneydoğu Avrupa’da yetişir.


Bademin Sağlığa Faydaları Nelerdir?

  • Kolesterol Seviyesini Düzenlemeye Yardımcı: Araştırmalar badem tüketiminin sadece kötü kolesterol seviyesini azaltmadığını ayrıca kolesterolün okside olmasını da engellediğini ortaya çıkarmıştır. Yani badem kalp krizi riskini azaltabilir.
  • Kalp Sağlığına İyi Gelir: Vücuttaki kötü kolesterolü düzenlemesinin yanı sıra kan dolaşımındaki antioksidan seviyesini artırarak daha sağlıklı bir kalbe sahip olmayı sağlar ve kan dolaşımını kolaylaştırır.
  • Göğüs Kanseri Riskini Azaltır: Jinekoloji ve Doğum Araştırmaları Dergisi’nde yayınlanan bir araştırmaya göre bademin yüksek miktarda tüketilmesi göğüs kanseri riskini 2-3 kat azaltmaktadır.
  • Kan Şekeri Seviyelerinin Ayarlanmasına Yardım Eder: Badem harika bir magnezyum kaynağıdır. Magnezyum özellikle Tip 2 Diyabet hastalarında eksiktir.Araştırmacılar vücuttaki magnezyum seviyesinin artmasının insülin direncine iyi geleceği düşüncesindedir.
  • Kilo Kaybına Yardım Eder: Badem karbonhidrat açısından zayıf, lif ve protein açısından zengindir. Bu durum tokluk hissi yaratır ve kalori alımını azaltır.Araştırmalar ayrıca bademin metabolizmayı hızlandırdığını bel çevresini küçülttüğünü ve vücuttaki yağ miktarını azalttığını ortaya koymuştur.
  • Mide-Bağırsak Sağlığına Faydalıdır: Harika bir lif kaynağı oldukları için, sindirimi kolaylaştırır ve bağırsak hareketlerini düzenler. Badem ayrıca prebiyotik etkiye sahiptir. Bu durum bağırsaklarda faydalı bakterilerin çoğalmasını sağlar.

Bademin İçeriğindeki Vitamin ve Minareller

  • Vitamin E: 28 gram badem günlük E vitamini ihtiyacının %37’sini karşılar. E vitamini yağda çözülen bir antioksidan olup hücreleri korur.
  • Magnezyum: 28 gram badem günlük magnezyum ihtiyacının &19’unu karşılar. Vücudun temizlenmesinde magnezyum büyük rol oynar. Ayrıca kas ve sinir sisteminin, enerji üretiminin ve sindirim sisteminin düzgün çalışması için gereklidir.
  • Potasyum: Badem yüksek oranda Potasyum içerir. Potasyum vücuttaki elektriksel ve kimyasal proseslerin dengelenmesini sağlar. Ayrıca kas kasılmaları, vücut sıvılarının düzenlenmesi, sinirsel iletim, kan şekerini ve tansiyonu düşürmede de faydalıdır.
  • Kalsiyum: Bademler harika bir kalsiyum kaynağıdır. Kemiklerin ve dişlerin güçlenmesine ve osteoporoz gibi hastalıklara karşı faydalıdır.
  • Mangan: 28 gram badem günlük mangan ihtiyacının %32’sini karşılar. Bu mineral düzgün doku ve kemik şeklinin sağlanmasında yararlıdır. Ayrıca kalsiyum emilimi ve kan şekeri düzenlenmesinde de faydalıdır.
  • Selenyum: Badem çok iyi bir selenyum kaynağıdır. Selenyum bağışıklık sisteminin güçlenmesine yardımcı olur. Ayrıca tiroid’in düzgün çalışmasına, çocukluk astımından korunmaya ve ekek doğurganlığını artırmaya fayda sağlar.

Badem Besin Değerleri / 28 gr – porsiyon

 Miktar% Günlük İhtiyaç
Kalori161
Doymuş Yağ1 g
Trans Yağ0 g
Toplam Yağ14 g
Kolesterol0 mg
Sodyum146 mg
Lif4 g
Şeker1 g
Toplam Karbonhidrat6 g
Protein6 g
Vitamin A0%
Kalsiyum6%
Badem Hakkında Sık Sorulan Sorular
  • Badem Sağlık İçin Faydalı mıdır? : Normal miktarlarda tüketilidiğinde sağlık için çok faydalı bir besindir.
  • Badem Nerede Yetişir? : Badem, badem ağacının meyvelerinin sert kabuklu çekirdekleridir. Şeftali ve erik ile aynı familyadandır.
  • Badem Ağacı Nasıl Yetiştirilir? : Ağaçları en iyi bol güneş alan sıcak coğrafyalarda yetişir. Meyveleri kayısıya benzeyen ağacın meyvelerinin olgunlaşması 180 – 240 gün arası sürer. Meyveler olgunlaştıktan sonra gövdeleri açılır ve içerideki badem dediğimiz çekirdek ortaya çıkar. Ağacı basitçe sallayarak ve gövdeleri çekirdekten ayırarak hasat edebilirsiniz.
  • Badem de Ne Kadar Kalori Vardır? : 28 gram badem 161 kaloridir.
  • Köpekler Badem Yiyebilir mi? : Bademler köpekler için zehirli değildir ancak köpek metabolizmasında tam olarak sindirilmez. Bu durum kusma, ishal, iştah kaybı ve uyuşukluğa sebep olurlar. Ayrıca köpeğin yemek borusunda, bağırsaklarında veya soluk borusunda engel oluşturup tehlikeli durumlara sebep olabilirler.

Kaynaklar ve Referanslar
  • http://dx.doi.org/10.1016/j.ctcp.2009.06.015
  • https://doi.org/10.1017/BJN20061864
  • http://europepmc.org/abstract/MED/8642450/reload=0;jsessionid=CWDKSTTukTs192guwz6e.8
  • http://www.tandfonline.com/doi/abs/10.3109/10715762.2014.896458
  • https://doi.org/10.1017/S0029665100000781
  • http://onlinelibrary.wiley.com/doi/10.1111/j.1753-4887.2001.tb06996.x/abstract