Kuşburnu Çayı

Kuşburnu çayı ve meyveleri...

Kuşburnu nedir? Neye iyi gelir?

Kuşburnu çayı taze, kurutulmuş veya toz kuşburnu meyvelerinden elde edilebilir. Kuşburnu gülgillerden, bilimsel adı Rosa canina olan, Avrupa, Kuzeybatı Afrika ve Batı Asya’da yetişen bir tür bitkidir. Meyvelerinin içi tüylüdür ve çok sayıda tohumu vardır. Sonbaharda olgunlaşır. Kuşburnuna, yabangülü, itburnu, itgülü de denir. (1) Kuşburnu meyvelerinin gıda endüstrisinde ve ilaç sektöründe farklı kullanımları vardır, kuşburnu reçeli, marmelatı veya çayı olarak tüketilebilir.

Meyvenin çayının çok sayıda faydası bulunur, bağışıklığı güçlendirmek, kalp sağlığını korumak, zayıflama ve cildi genç tutmak amacıyla kullanılabilir.


Kuşburnu çayının faydaları

1- Antioksidanlar Açısından Zengindir: Antioksidanlar hücreleri koruyup, serbest radikaller kaynaklı hücre hasarını azaltan maddelerdir. Antioksidanlar açısından zengin besinlerin tüketilmesi kalp hastalığı, kanser ve tip 2 diyabet gibi hastalıklara karşı korur. (2) Kuşburnu hem taze hem de kuru olarak antioksidanlar açısından çok zengindir ancak kuru kuşburnu biraz daha iyidir. Kuşburnu çayı tüketerek vücudunuzun ihtiyaç duyduğu antioksidanları alabilirsiniz.

2- Bağışıklık Sistemini Destekler: Kuşburnu, portakal ve limondan bile daha fazla C vitamini içerir. (3) C vitamini bağışıklık sistemi başta olmak üzere vücutta çok sayıda koruyucu ve güçlendirici fonksiyonda rol oynar. Meyvede C vitamininin yanı sıra yine bağışıklığı destekleyen A ve E vitaminleri bulunur. (4)

3- Kalp Hastalıklarına Karşı Koruyabilir: Yüksek antioksidan içeriği sayesinde kalp sağlığına iyi gelir. Araştırmalara göre C vitamini alımı ve kalp hastalığı riski ters orantılıdır, günde 500 mg C vitamini alındığında kötü (LDL) kolesterol ve kan trigliserid seviyelerinin düştüğü ölçülmüştür. (5) Bilinmelidir ki yetersiz C vitamini alınması, kalp hastalıklarından ölüm riskini artırır. Kuşburnunu kalp için faydalı yapan sadece C vitamini değil, aynı zamanda içerdiği güçlü flavonoid antioksidanlardır.

4- Zayıflamaya Yardımcı Olur: Araştırmalara göre zayıflama çabalarına ciddi şekilde faydalı olabilir. Kuşburnunda tiliroside denen antioksidan bulunur ve bu maddenin yağ yakıcı özellikleri olduğu düşünülmektedir. 32 yetişkinin katıldığı 12 haftalık bir araştırmaya göre: günde 100 mg kuşburnu özütü kullanan kişilerde kiloda ve göbek yağında ciddi azalmalar gözlenmiştir. (6)

5- Tip 2 Diyabete Karşı Korur: Altında yatan mekanizma tam olarak bilinmese de araştırmalara göre tip 2 diyabete karşı korur. Yüksek yağlı diyeti olan laboratuvar hayvanları üzerinde yapılan deneylerde kan şekeri, açlık insülin ve karaciğerde yağ hücresi oluşumu seviyelerini 10-20 hafta kullanıldığında önemli ölçüde düşürmüştür. (7) Bu araştırmalarda kuşburnu özütleri kullanılmıştır, kuşburnu çayının etkileri için daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulmaktadır.

6- İltihaplanma ve Ağrıları Azaltır: Polifenoller ve galaktolipidler gibi iltihap azaltıcı bileşikler açısından zengin bir çaydır. (8) Galaktolipidler hücre membranlarındaki temel yağ tiplerindendir ve eklem ağrısını azaltan antienflamatuar özellikleri vardır. (9) Araştırmalarda osteoartriti olan kişilerin orta vadede kuşburnu kullanması neticesinde eklem ağrılarının ciddi oranda azaldığı, mobilitelerinin arttığı görülmüştür. (10)

7- Cildin Yaşlanmasını Yavaşlatır: Cildin elastikliğinden sorumlu olan ve vücutta en çok bulunan protein kollajendir. C vitamini, kollajen üretiminde görev alır ve cildi güneşe, yıpranmaya ve yaşlanmanın olumsuz etkilerine karşı korur. Kuşburnu hem C vitamini hem de A ve E vitaminiyle beraber belirli karotenoid antioksidanlardan (astaksantin) zengindir, düzenli olarak kullanılması cilt sağlığına önemli faydalar sağlayabilir. 8 haftalık bir araştırmada, günde 3 gram kuşburnu tozu tüketen kişilerin kırışıklarında azalma, cilt nemliliği ve elastikliğinde ise artış görülmüştür. (11)

8- Vücudu Temizler, Detoks Yapar: Laksatif ve diüretik özellikleri vardır. Vücuttan toksinlerin, istenmeyen yağ ve tuzların uzaklaştırılmasını sağlar. Kabızlık, düşük metabolizma hızı veya zayıf bağışıklık sistemi problemleriniz varsa bu çayı tüketmek iyi bir fikir olabilir.


Kuşburnu çayının yan etkileri / Zararları

Çok sayıda faydasına rağmen bazı kişiler için yan etkileri önemli olabilir. Kuşburnu çayı tüketilmesi en güvenli çaylardan biridir ancak yine de aşağıdaki özel durumlar bilinmelidir. Olumsuz sağlık durumu olan kişiler gerekirse kullanmamalıdır.

  • Mide Sorunları: Kuşburnu çayı ishal, mide ağrısı, mide bulantısı ve şişkinlik yapabilir. Bazı kişilerde kabızlık ve kusma görülebilir. Bu durumların en yaygın sebebi aşırı tüketimdir ancak kuşburnuna alerjik olunması benzer durumlara yol açabilir. Alerji durumunda dil, dudaklar ve boğazda şişme görülebilir.
  • Uykusuzluk / Halsizlik: Uyku sorunu olan kişilerde uykusuzluk ve halsizlik yapabilir. Hali hazırda bu tarz bir şikayeti olanların kullanmadan önce doktoruna danışması önerilir.
  • Kanama Düzensizlikleri: Kanın pıhtılaşmasını yavaşlatır, kanama düzensizliği olan kişiler için uygun değildir.
  • Böbrek Taşı: Yüksek C vitamini aşırı tüketimde özellikle erkeklerde böbrek taşı riskini artırabilir.
  • Hamilelikte Kuşburnu Çayı Kullanımı: Hamilelikte kullanımı hakkında yeterli bilgi yoktur ancak hormonal etkileri ve menstrual ağrıları baskılaması sebebiyle birinci ve ikinci üç aylık dönemlerde hamilelere önerilmez.

Kuşburnu çayı nasıl hazırlanır?

Çoğu kişi bütün ve kuru kuşburnundan çay hazırlamayı daha uygun bulur. Bu meyvenin çayını taze, kuru veya öğütülmüş formlarda hazırlayabilirsiniz. Öğütülmüş çaylar daha kuvvetli olur.

Malzemeler

  • Taze ise bir su bardağı civarında kuşburnu, kuru ise dört yemek kaşığı ezilmiş kuşburnu
  • 4 bardak su
  • 4-5 nane yaprağı
  • Bir kaşık bal

Hazırlanışı

  • Çaydanlığa suyu ve kuşburnunu ekleyiniz.
  • Karışımı kaynama noktasına kadar ısıtın.
  • Kaynadıktan sonra kısık ateşte 5 dakika demlenmesini bekleyin.
  • Ocaktan alıp nane yapraklarını ve balı ekleyebilirsiniz. İsterseniz tatlandırıcı kullanabilirsiniz.

Muz

Muzun faydaları nelerdir?

Muz Nedir? Muz Neye İyi Gelir?

Muzun dünyadaki en popüler yiyeceklerden biri olmasının bir çok sebebi vardır. Doğal olarak mükemmel porsiyon miktarları vardır, yemesi kolaydır, doğal olarak korunan bir meyvedir ve türevlerine göre oldukça ekonomiktir. Taze ve kremsi olan muzlar diğer birçok meyve ile harika uyum sağlar, hızlı öğünler için vazgeçilmezdir. Muzun bilimsel adı Musa acuminata’dır. Meyve genellikle olgunken sade haliyle tüketilir ve meyve salatalarında, tatlılarda, meyve sularında ve kahvaltılık gevrek ile birlikte tüketimi de yaygındır. Bu gün 100’den fazla ülkede muz yetiştirilmektedir ve ağacı ayrıca dekoratif amaçlarla kullanılmaktadır.


Muz yüzyıllardır tıbbi olarak midenin rahatlatılmasında ve mide ekşimesinin azaltılmasında, stresi azaltmada, PMS semptomlarının hafifletilmesinde, siğillerin iyileştirilmesinde ve beyin gücünü artırmada kullanılmıştır. Muz tüketmek istemeyen kişiler muzun faydalarını görmek için muz çayını tercih edebilir.

Muzun Sağlığa Faydaları Nelerdir?

Muzun içerisinde bir çok iyi ve faydalı bileşik vardır. Sağlığı artıran flavonoidler, serbest radikalleri ortadan kaldıran poli-fenolik antioksidanlar olan; lutein, zeaksantin, beta ve alfa-karotenler bunlardan ilk göze çarpanlarıdır. İçeriğinde yüksek oranda C vitamini de bulunur.

Sadece bir adet muz 467 mg potasyum içerir ve nabzı ve tansiyonu kontrol etmede faydalıdır. İlginç olarak yine bir muzda sadece 1 mg sodyum bulunur. İçindeki B6 vitamini günlük ihtiyacın %28’ini karşılar ve kansızlık ve kalp rahatsızlıklarına iyi gelir.

  • Tansiyon düşürür ve kalp sağlığına iyi gelir.
  • Günde 1 adet muz tüketen çocuklarda astıma yakalanma riski %34 azalır. (1)
  • Kabızlığı tedavi eder. (2)
  • Kansızlığa iyi gelir.
  • Normal yemeklerin yanında veya ara öğün olarak yenen günde 5-6 adet muz hızlı kilo almaya yardımcı olur.
  • Ülser tedavisine iyi gelir. (3)
  • Hemoroid (Basur) tedavisine iyi gelir.
  • Hafızaya ve ruh durumuna iyi gelir.

Muzun içerisinde bulunan lif sindirim sisteminin düzenli çalışmasına yardımcı olur. Magnezyum kemikleri güçlendirir ve kalbi korur. Mangan antoksidan enzimlerin aktivasyonu için gereklidir. 1 adet muz kırmızı kan hücrelerinin üretiminin devamı için yeterli bakırı sağlar.

Not: Muzlar derin dondurucuda dondurulabilir ancak buzdolabına koyarsanız kabukları siyahlaşacaktır.


Muz Diyabet Hastaları İçin Güvenli midir?

Muz genel olarak sağlıklı meyveler kategorisindedir ancak içerdiği şeker oranı bazı insanlar, özellikle diyabet hastaları için can sıkıcı olabilir. Şeker hastaları kan şekeri seviyesini sürekli izlemek zorunda olduğu için tek tip bir besinden çok fazla yemek tehlikeli olabilir. Orta boy bir muzda yaklaşık 30 gr karbonhidrat bulunur. (4) Bu karbonhidratlar vücutta glikoz ve diğer şekerlere dönüştürülür ve bu durumda kan şekerini yükseltebilir. Sağlıklı bireylerde bu durum insulin hormonu aracılığıyla kontrol altına alınır. Ancak diyabeti olan birinde bu kontrol mekanizması düzgün çalışmaz. Diyabetli insanlar günlük karbonhidrat alım miktarlarını takip ettikleri müddetçe muz tüketiminde risk yoktur. İçerisinde şeker olmasına rağmen, orta boy bir muzun glisemik endeksi 49’dur ve diyabet hastaları için bu glisemik  endeks kabul edilebilir düzeydedir. (5)

Muzun Besin Değerleri / 100 gr - Çiğ

 Miktar% Günlük İhtiyaç
Kalori89
Yağdan Gelen Kalori3
Toplam Yağ0 g%1
Doymuş Yağ0 g%1
Trans Yağ
Kolesterol0 mg%0
Sodyum1 mg%0
Toplam Karbonhidrat23 g%8
Diyet Lifi3 g%10
Şeker12 g
Protein1 g
A Vitamini%1
C Vitamini%15
Kalsiyum%1
Demir%1

*Bu oranlar 2000 kalorilik bir günlük diyet için geçerlidir. Yaşam tarzınıza göre % ihtiyacı karşılama oranlarınız daha az veya fazla olabilir.

Muz Hakkında Yapılan Bilimsel Araştırmalar

Araştırmalar göstermiştir ki meyve ve sebzeler arasında böbrek hücreli karsinom (böbrek kanseri) riskini en çok azaltan besin muzdur. (6) Bir diğer çalışma A vitamini ve karotenler açısından zengin olan muzun diyabet, kalp rahatsızlıkları gibi kronik hastalıklara ve diğer tip kanserlere karşı vücudu koruma potansiyeli olduğunu göstermiştir. (7) Muzun tek başına bir besin olarak sağlığa faydaları açısından daha pozitif bir delil ise yüksek potasyum, magnezyum, kalsiyum ve lif içeren (muz gibi) besinler hakkında yapılan bir araştırmayla ortaya konmuştur. Buna göre erkeklerde felç/inme riskini bu mineral ve bileşikleri içeren besinler azaltmaktadır. (8)


Muz Hakkında İlginç Gerçekler
  • Muzun büyük ihtimalle Malezya kaynaklı olduğu, oradan kaşifler aracılığıyla Hindistan’a ulaştığı 6. yy Budist yazılarında yer almaktadır. Büyük İskender Hindistan’a sefere çıktığında orada ilk kez muz yemiş ve söylenenlere göre Batı dünyasına muzu o taşımıştır.
Kaynaklar
  • (1) http://erj.ersjournals.com/content/erj/early/2007/02/14/09031936.00097806.full.pdf
  • (2) http://dx.doi.org/10.1053/berh.2001.0176
  • (3) http://onlinelibrary.wiley.com/doi/10.1111/j.1476-5381.1984.tb16447.x/abstract
  • (4) http://onlinelibrary.wiley.com/doi/10.1111/j.1464-5491.1992.tb01883.x/full
  • (5) http://ajcn.nutrition.org/content/59/3/747S.short
  • (6) Fruits, vegetables and risk of renal cell carcinoma: a prospective study of Swedish women, Fruits, vegetables and risk of renal cell carcinoma: a prospective study of Swedish women, Aug. 2012
  • (7) http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/14870618, Carotenoid-rich bananas: a potential food source for alleviating vitamin A deficiency, Aug. 2012
  • (8) http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/9743511, Intake of potassium, magnesium, calcium, and fiber and risk of stroke among US men, Aug. 2012

Enginar

Enginarın faydaları nelerdir? Enginar kaç kaloridir?

Enginar Nedir? Enginar Neye İyi Gelir?

Sebzelerin ay çiçeği familyasından olan enginar aslında çok yıllık bir deve dikenidir. İlk olarak Akdeniz coğrafyasında yetiştirilmeye başlanan sebze Roma İmparatorluğu’nun yıkılışıyla beraber bulunamamaya başlanmıştır. 1500’lü yıllarla beraber İtalya’da tekrar yaygınlaşmış, oradan da dünyaya yayılmıştır. Eğer doğal olarak büyümeye bırakılırlarsa enginarlar büyük mor çiçekler açar.


Enginarın Sağlığa Faydaları Nelerdir?

Enginar hayatımıza olağan devam edebilmemizde çok önemli olan günlük lif ihtiyacının %28’ini karşılar. Lif aynı zamanda kan şekeri ve tansiyonun düşmesine yardımcı olur, iltihaplanmayı önler, kalp sağlığını korur ve kötü kolesterol seviyesini düşürür. İçersindeki siyanarin karaciğerdeki safra üretimini artırarak vücuttaki kolesterolü vücuttan uzaklaştırır.

Enginarın bir diğer faydası 100 gramının askorbik asit olarak da bilinen vitamin C ihtiyacının %25’ini karşılamasıdır. C vitamini vücudumuz besinleri enerjiye çevirdikçe ortaya çıkan serbest radikallerden hücrelerin korunmasında rol oynar. C vitamini ayrıca vücuttaki yaraların hızlı iyileşmesine ve demir mineralinin emilimine de fayda sağlar. Enginar içerisindeki diğer önemli bileşikler ise, günlük ihtiyacın %24’ü oranında bulunan vitamin K (antioksidandır) ve %22’si oranında bulunan folattır. Folat RNA ve DNA hücrelerinin korunmasında ve yapımında önemli rol oynar. Sebzenin içinde bir dizi de önemli mineral yer alır ki bunlar: Magnezyum, mangan, bakır, potasyum ve fosfordur.

Enginarın Başlıca Faydaları:

  • Kansere Karşı Korur.
  • Kalp Sağlığını İyileştirir.
  • Tansiyonu Düzenler.
  • Karaciğer Sağlığını İyileştirir.
  • Boşaltımı Kolaylaştırır.
  • Alkolün Olumsuz Etkilerini Azaltır.

Enginar Besin Değerleri / 100 g porsiyon için - Çiğ

 Miktar% Günlük İhtiyacı Karşılama Oranı
Kalori47
Yağdan Gelen Kalori1
Toplam Yağ0 g%0
Doymuş Yağ0 g%0
Trans Yağ
Kolesterol0 mg%0
Sodyum94 mg%4
Toplam Karbonhidrat11 g%4
Diyet Lifi5 g%22
Şeker1 g
Protein3 g
C Vitamini%20
Kalsiyum%4
Demir%7

*Günlük ihtiyacı karşılama oranları günlük 2000 kalorilik bir diyet için geçerlidir. Yaşam tarzınıza göre kalori ihtiyacınız daha az veya fazla olabilir.

Enginar Üzerine Yapılan Bilimsel Araştırmalar

2011 yılında yapılan bir araştırmayla, enginarın tüketilebilir kısımlarından elde edilen özlerin göğüs kanseri hücrelerinin gelişimi üzerinde negatif etkiye sahip olduğu bulunmuştur. Bu öz sayesinde kanserli hücre hareketleri ve işgali önemli ölçüde azaltılarak enginarın kanserle savaşma konusunda oldukça başarılı olduğu ortaya konmuştur. (1) Diğer testlerde enginarın sadece yüksek antioksidan potansiyeli olmadığı aynı zamanda karaciğer kanserinin gelişimini yavaşlattığı gösterilmiştir. (2)

Cleveland üniversite hastanesinde yapılan bir araştırmayla, enginarda bulunan silimarinin adlı bir flavonoidin bir cilt kanseri kemoönleyicisi (3) veya bir anti-kanserojen ajan olduğu bulunmuştur. Enginar ve yeşil çayın ikisinin de cilt kanseri olasılığını düşüren hatta tamamen önleyen doğal ajanlar olduğu bilgisi kamuoyuna sunulmuştur.


Kaynaklar ve Referanslar

Hamsi

Hamsi'nin faydaları nelerdir? Neye iyi gelir ? Kalori ve besin değerleri.

Hamsi Neye İyi Gelir?

Hamsi gibi küçük balıklar metabolizmaları nedeniyle daha az cıva barındırır ve zaman zaman daha iyi bir seçenek olabilirler. Balığın faydaları her zaman için ön plandadır ancak nerede yetiştiği bilinen, sağlıklı sularda yetişmiş balıkları tercih etmek önemlidir. Ülkemizde özellikle Karadeniz’de yetişen hamsi dikkate değer oranda besin değeri taşımaktadır.


Hamsi Nedir ?

Hamsi denizlerin yanı sıra okyanuslarda da bulunan, hatta pasifik okyanusunda çok bol olan küçük yağlı bir balıktır. Ülkemizde özellikle Karadeniz Hamsi’si yaygındır ancak diğer denizlerimizde de hamsi bulunur. Bu balık sürüler halinde hareket eder, bu yüzden avlaması kolaydır. Hamsi ve türleri yüzyıllardır mutfaklarda tüketilmektedir. Anadolu’daki eski diğer uygarlıklar gibi Romalılarda bu balığı bolca tüketmiş ve kurutulmuş hamsiye Garum adını vermişlerdir. Hamsi bazı kültürlerde afrodizyak etkilerinden dolayı çiğ olarak da tüketilmektedir. (5)

Günümüzde hamsi taze olarak, kurutulmuş olarak veya konserve olarak mevcuttur. Kuvvetli kokusu sebebiyle çoğu kişi bu balığı pek sevmez. Ancak bu balığı yemeyerek sağlıklı miktardaki omega-3 yağ asitlerini, vitaminleri ve bir çok diğer besini de reddetmiş oluruz.

Hamsi mi ? Yoksa Sardalya mı? Hangisi Daha İyidir?

Sardalya ve hamsi renk, boyut ve tür benzerliklerinden dolayı çoğunlukla birbirinin yerine geçebilecek balıklardır. Her iki balıkta bir çok besin değeri taşıyan bileşik barındıran, zararlı kimyasallar açısından büyük balıklara nazaran daha güvenli olan türlerdir. Birden çok benzerlikleri olsa da bu iki balık türü birbirinden kolaylıkla ayırt edilir. Sardalya balığı adını Sardunya Adasından alan bir çeşit ringa balığıdır. Genellikle Atlantik Okyanusunda ve Akdeniz’de Haziran’dan Kasım ayına kadar sıklıkla görülür. Hamsiden daha büyüktürler, olgunlaşma döneminde 12-20 cm arasında boyları vardır. Diğer tarafta hamsi balığı ise sardalyada daha ince ve küçüktür. Genellikle 15 cm’den küçüktürler. Sardalyanın aksine denizlerde bütün yıl boyunca görünebilirler. Bu türleri ayırmanın en kolay yönü renkleridir. Sardalya balığının rengi hamsiden daha açıktır ve vücutlarında yuvarlak koyu benekler vardır, ayrıca alt çeneleri hamsiye göre öne doğru çıkıktır. Hamsilerin ise gözleri sardalyanın gözlerinden daha büyüktür. (6)


Lezzet olarak hamsinin tadı daha belirgindir. Bu yüzden balıklı yemeklerde aşçılar diğer tadları baskılamasın diye yemeklere az miktarda hamsi ekler. Besin değeri olarak her iki balıkta sağlıklı yağ asitleri, protein, B vitaminleri ve potasyum barındırır. Sardalya omega-3, B-12 ve demir açısından daha zenginken hamsi balığı kalsiyum, fosfor ve vitamin D açısından daha zengindir. Her iki balığın güçlü olduğu yönler olsa bile bu durum herhangi birinin diğerinden iyi olduğu anlamına gelmez. (7)

Hamsinin Sağlığa Faydaları Nelerdir?

  • Kalp Rahatsızlığı Riskini Azaltır: Hamsi omega-3 açısından zengindir. Sağlıklı doymamış yağlar barındırır, iltihap ve kalp rahatsızlıklarını önler. Yüksek oranda kalsiyum ve magnezyum barındırır. Bu mineraller tansiyon ve kandolaşımını düzenlemede önemlidir. İçerdiği niasin kolesterol ve trigliseritlerin azalmasına neden olur.
  • İskelet ve Kemik Sağlığını Güçlendirir: Bu balık yüksek oranda kalsiyum, magnezyum ve fosfor içerdiği için kemik gelişimine ve sağlığının korunmasına fayda sağlar.
  • Doku ve Hücre Yenilenmesine Yardım Eder: İçerdiği bol protein sayesinde dokuların ve hücrelerin korunmasına ve yenilenmesine yardımcı olur. Vücutta bir yaralanma veya hasar olduğunda bunun iyileşmesini hızlandırır.
  • Zayıflamayı Kolaylaştırır: Hamsi düşük kalori yüksek protein barındırır. Yüksek miktarlardaki protein tokluk hissini artırır ve kalori alımını azaltır. (8)

Hamsi Besin Değerleri / 100 gr - porsiyon

 Miktar% Günlük Değer
Kalori131%7
Yağ Kaynaklı Kalori43.6
Toplam Yağ4.8 g%7
Doymuş Yağ1.3 g%6
Trans Yağ
Kolesterol60 mg%20
Sodyum104 mg%4
Toplam Karbonhidrat0 g%0
Diyet Lifi0 g%0
Şeker0 g
Protein20.4 g%41
Vitamin A%1
Vitamin C%0
Kalsiyum%15
Demir%18
Bu değerler günlük 2000 kalorilik bir diyet için geçerlidir. Yaşam tarzınıza göre kalori ihtiyacınız daha az veya çok olabilir.
Kaynaklar ve Referanslar

Amarant

Amarant sağlığa faydaları nelerdir ? Amarant neye iyi gelir?

Amarant Nedir? Neye İyi Gelir?

8000 yıl önce Aztekler tarafından yetiştirilmeye başlanan tahıl hala Peru’nun doğal tahıllarından biridir. Bugün dünyanın bir çok bölgesinde yetiştirilmektedir. Tahıl 1.8 metreye kadar uzar, koyu  yeşil yaprakları, kırmızı veya sarı çiçekleri vardır. Çok yoğun bir tadı olduğundan genellikler tek başına kullanılmaz. Diğer tahıllarla birlikte karışım halinde kullanılması yaygındır.

Bu bitkiyi pişirmek makarna veya pirinç pişirmeye benzer. Tencereye bolca su koyup (1 bardak amaranta 6 bardak su) su kaynadıktan sonra tahılı suya ekler ve 15-20 dk karıştırarak pişirilir. Süzüldükten sonra yemeye hazırdır. Amarant ayrıca soslar, çorbalar, güveç ve hatta jöleler için önemli bir kıvam artırıcı olarak da kullanılır. Bitki diğer tahıllara kıyasla daha besleyicidir.


Amarantın Sağlığa Faydaları Nelerdir?

Amarant’ın diğer tahılların önüne geçmesinin en önemli sebebi yüksek besleyici özelliği olmasıdır. Kalsiyum, demir, fosfor ve karotenoidler açısından çoğu sebzeden zengindir. Yüksek oranda protein içerir. Bir kase amarantta 28.1 gram protein varken, yulafta 26.3, pirinçte ise 13.1 gram protein vardır. Bir kase amarant 15 miligram demir ve 18 gram lif ihtiva ederken, pirinçt 1.5 miligram demir ve 2.4 gram lif içerir.Tahıl harika bir lizin kaynağıdır ve lizin insan vücudu için önemli amino asitlerden biridir. Pozitif yönlerinden bir diğeri ise içerdiği proteinler arasında albümin ve globulinin bulunmasıdır.

  • Metabolizmayı Güçlendirir: Amarant’ı diğer tahıllar arasından öne çıkaran en önemli faktör yüksek miktarda lizin içermesidir. Lizin proteinler arasında olmazsa olmaz bir amino asittir ve metabolizmanın sağlıklı çalışması ve güçlenmesi için çok önemlidir. (3)
  • Kolesterolü düzenleyerek, kalp krizi ve felç riskini azaltır. (4)
  • Sindirimi kolaylaştırır, mide ve bağırsak sağlığına iyi gelir. (5)
  • Harika bir protein kaynağıdır. (6)
  • Kemik erimesini önler: Amarant sütten iki kat daha fazla kalsiyum içerir ve kemik erimesini önler. (7)
  • Çölyak hastaları için güvenlidir, tedaviye destek olur: Gluten içermediği için çölyak hastaları güvenle tüketebilir. (8)
  • Kas gelişimini hızlandırır. (9)

Amarant günlük mangan ihtiyacının %105’ini bir porsiyonla karşılar ve buna rağmen az karbonhidrat içerir. Kalsiyum, potasyum, fosfor ve magnezyum oranı yüksektir. Tahılın %6-10’u arası yağdır ve bu yağın büyük kısmı doymamış yağdır.


Amarant Hakkında Yapılan Bilimsel Araştırmalar

Tahıl üzerine yapılan bir araştırmada tohumların sadece besin olarak değil, fitokimyasal olarak da rutin ve nicotiflorin açısından da önemli olduğunu ortaya çıkarmıştır. Bu kimyasallar yüksek tansiyonu düşürmeye ve kanser oluşumunu azaltmaya fayda sağlar. Araştırmacalar konu hakkında detaylı çalışmalar yapılmasını önermiş, özellikle soyada da bulunan lunasinin diyabet, kalp ve inme gibi kronik hastalık oranlarını azaltacağını savunmuşlardır. (1)

Kardiyovasküler hastalıklar yüksek kan kolesterolü, yüksek tansiyon, obezite ve diyabet ile ilgili olduğundan bilim adamları doymuş yağı azaltarak doymamış yağ asitlerini artırmanın kardiyovasküler hastalıkları önleyebileceğini öne sürmektedir. Amarant bu bilgiler ışığında incelenmiş ve kalp rahatsızlığı olanlar için potansiyel olarak faydalı olduğu belirlenmiştir. Test sonuçlarında ayrıca amarant yağının da kalp rahatsızlıklarına karşı faydalı bir ürün olacağı görüşünü öne sürmüşlerdir. (2)

Amarant Besin Değerleri / 140 gr – porsiyon

 Miktar% Günlük İhtiyaç
Kaloriler716
Yağ kaynaklı kalori113
Toplam Yağ14 g%21
Doymuş Yağ3g%14
Trans Yağ0%0
Kolesterol0%0
Sodyum8 mg%0
Toplam Karbonhidrat127 g%42
Diyet Lifi13 g%52
Şeker3 g
Protein26 g
Vitamin C%15
Kalsiyum%31
Demir%82
% değerleri 2000 kalorilik bir diyet için geçerlidir. Kalori ihtiyacınız yaşam stilinize göre daha az veya çok olabilir.

Dikkat: Amarantın besin desteği olarak herhangi bir bilinen zararı yoktur ancak amarant insulin seviyelerini düşüren bir tahıl olduğundan hipoglisemik kişiler için potansiyel olarak tehlikeli olabilir.

Kaynaklar ve Referanslar
  • (1) http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/20599579, Amaranth lunasin-like peptide internalizes into the cell nucleus and inhibits chemical carcinogen-induced transformation of NIH-3T3 cells, Nov. 2012
  • (2) http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC1779269, Amaranth oil application for coronary heart disease and hypertension, Nov. 2012
  • http://www.heirloom-organics.com/guide/va/guidetogrowingamaranth.html
  • http://nutritiondata.self.com/facts/cereal-grains-and-pasta/10640/2
  • (3) http://agris.fao.org/agris-search/search.do?recordID=US201303236990
  • (4) http://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S0308814609003161
  • (5) http://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S0308814600003265
  • (6) https://www.cabdirect.org/?target=%2fcabdirect%2fabstract%2f19806735295
  • (7) http://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S0889157504000377
  • (8) http://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S0924224403002590
  • (9) http://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S0023643811001277

Badem

Bademin sağlığa faydaları nelerdir? Badem neye iyi gelir? Kaç kaloridir?

Badem Neye İyi Gelir?

Kıtır, sağlıklı ve tatmin edici… Bademler küçük ve sağlık için oldukça faydalı kuruyemişlerdir. Bu yüzden de yüzyıllardır dünyanın farklı bölgelerinde popüler olmuşlardır. Araştırmalara göre dünyada bademe olan talep 1980’lerden sonra %400 artmıştır. Badem ülkemizde de en çok tüketilen kuruyemişlerden biridir. Sanıldığının aksine fındık gibi yetişen bir kabuklu değil, kendine ait bir meyvesi olan bir çekirdektir. Yani aslında biz meyvenin içerisindeki çekirdeği tüketiyoruz. Badem Prunus ailesinin bir üyesidir. Bu familya içerisinde kayısı, erik ve şeftali de yer almaktadır. Bitki Orta Doğru, Güney Asya, Kuzey Afrika ve ülkemizinde içinde yer aldığı Güneydoğu Avrupa’da yetişir.


Bademin Sağlığa Faydaları Nelerdir?

  • Kolesterol Seviyesini Düzenlemeye Yardımcı: Araştırmalar badem tüketiminin sadece kötü kolesterol seviyesini azaltmadığını ayrıca kolesterolün okside olmasını da engellediğini ortaya çıkarmıştır. Yani badem kalp krizi riskini azaltabilir.
  • Kalp Sağlığına İyi Gelir: Vücuttaki kötü kolesterolü düzenlemesinin yanı sıra kan dolaşımındaki antioksidan seviyesini artırarak daha sağlıklı bir kalbe sahip olmayı sağlar ve kan dolaşımını kolaylaştırır.
  • Göğüs Kanseri Riskini Azaltır: Jinekoloji ve Doğum Araştırmaları Dergisi’nde yayınlanan bir araştırmaya göre bademin yüksek miktarda tüketilmesi göğüs kanseri riskini 2-3 kat azaltmaktadır.
  • Kan Şekeri Seviyelerinin Ayarlanmasına Yardım Eder: Badem harika bir magnezyum kaynağıdır. Magnezyum özellikle Tip 2 Diyabet hastalarında eksiktir.Araştırmacılar vücuttaki magnezyum seviyesinin artmasının insülin direncine iyi geleceği düşüncesindedir.
  • Kilo Kaybına Yardım Eder: Badem karbonhidrat açısından zayıf, lif ve protein açısından zengindir. Bu durum tokluk hissi yaratır ve kalori alımını azaltır.Araştırmalar ayrıca bademin metabolizmayı hızlandırdığını bel çevresini küçülttüğünü ve vücuttaki yağ miktarını azalttığını ortaya koymuştur.
  • Mide-Bağırsak Sağlığına Faydalıdır: Harika bir lif kaynağı oldukları için, sindirimi kolaylaştırır ve bağırsak hareketlerini düzenler. Badem ayrıca prebiyotik etkiye sahiptir. Bu durum bağırsaklarda faydalı bakterilerin çoğalmasını sağlar.

Bademin İçeriğindeki Vitamin ve Minareller

  • Vitamin E: 28 gram badem günlük E vitamini ihtiyacının %37’sini karşılar. E vitamini yağda çözülen bir antioksidan olup hücreleri korur.
  • Magnezyum: 28 gram badem günlük magnezyum ihtiyacının &19’unu karşılar. Vücudun temizlenmesinde magnezyum büyük rol oynar. Ayrıca kas ve sinir sisteminin, enerji üretiminin ve sindirim sisteminin düzgün çalışması için gereklidir.
  • Potasyum: Badem yüksek oranda Potasyum içerir. Potasyum vücuttaki elektriksel ve kimyasal proseslerin dengelenmesini sağlar. Ayrıca kas kasılmaları, vücut sıvılarının düzenlenmesi, sinirsel iletim, kan şekerini ve tansiyonu düşürmede de faydalıdır.
  • Kalsiyum: Bademler harika bir kalsiyum kaynağıdır. Kemiklerin ve dişlerin güçlenmesine ve osteoporoz gibi hastalıklara karşı faydalıdır.
  • Mangan: 28 gram badem günlük mangan ihtiyacının %32’sini karşılar. Bu mineral düzgün doku ve kemik şeklinin sağlanmasında yararlıdır. Ayrıca kalsiyum emilimi ve kan şekeri düzenlenmesinde de faydalıdır.
  • Selenyum: Badem çok iyi bir selenyum kaynağıdır. Selenyum bağışıklık sisteminin güçlenmesine yardımcı olur. Ayrıca tiroid’in düzgün çalışmasına, çocukluk astımından korunmaya ve ekek doğurganlığını artırmaya fayda sağlar.

Badem Besin Değerleri / 28 gr – porsiyon

 Miktar% Günlük İhtiyaç
Kalori161
Doymuş Yağ1 g
Trans Yağ0 g
Toplam Yağ14 g
Kolesterol0 mg
Sodyum146 mg
Lif4 g
Şeker1 g
Toplam Karbonhidrat6 g
Protein6 g
Vitamin A0%
Kalsiyum6%
Badem Hakkında Sık Sorulan Sorular
  • Badem Sağlık İçin Faydalı mıdır? : Normal miktarlarda tüketilidiğinde sağlık için çok faydalı bir besindir.
  • Badem Nerede Yetişir? : Badem, badem ağacının meyvelerinin sert kabuklu çekirdekleridir. Şeftali ve erik ile aynı familyadandır.
  • Badem Ağacı Nasıl Yetiştirilir? : Ağaçları en iyi bol güneş alan sıcak coğrafyalarda yetişir. Meyveleri kayısıya benzeyen ağacın meyvelerinin olgunlaşması 180 – 240 gün arası sürer. Meyveler olgunlaştıktan sonra gövdeleri açılır ve içerideki badem dediğimiz çekirdek ortaya çıkar. Ağacı basitçe sallayarak ve gövdeleri çekirdekten ayırarak hasat edebilirsiniz.
  • Badem de Ne Kadar Kalori Vardır? : 28 gram badem 161 kaloridir.
  • Köpekler Badem Yiyebilir mi? : Bademler köpekler için zehirli değildir ancak köpek metabolizmasında tam olarak sindirilmez. Bu durum kusma, ishal, iştah kaybı ve uyuşukluğa sebep olurlar. Ayrıca köpeğin yemek borusunda, bağırsaklarında veya soluk borusunda engel oluşturup tehlikeli durumlara sebep olabilirler.

Kaynaklar ve Referanslar
  • http://dx.doi.org/10.1016/j.ctcp.2009.06.015
  • https://doi.org/10.1017/BJN20061864
  • http://europepmc.org/abstract/MED/8642450/reload=0;jsessionid=CWDKSTTukTs192guwz6e.8
  • http://www.tandfonline.com/doi/abs/10.3109/10715762.2014.896458
  • https://doi.org/10.1017/S0029665100000781
  • http://onlinelibrary.wiley.com/doi/10.1111/j.1753-4887.2001.tb06996.x/abstract