Domates

bütün ve yarım domatesler.

Domates nedir? Neye iyi gelir?

Domates bilimsel olarak bir meyvedir ancak tüketim şekilleri, bitkisi ve lezzeti sebebiyle sebze olarak kabul edilir. Dünya genelinde çok sayıda ülke mutfağının temel besinlerinden biridir, en çok Akdeniz mutfağında tüketilir. Günlük olarak tüketilmesi sağlığa çok sayıda olumlu etki yapar. Ülkemiz mutfağında çok sayıda yemeğin içerisinde yer alır, mutfakların vazgeçilmezi salça ve ketçabın temel maddesidir. Bitki olarak, yetiştirmesi kolay bir sebze olması, bu kadar yaygın olmasında etkilidir.

Domatesin bilimsel adı Solanum Lycopersicum‘dur, patlıcangiller ailesinin bir üyesidir ve Meksika’nın yerlisi olduğu düşünülmektedir. (1) Dünyanın geri kalanına buradan yayılmıştır. Yıllık bir sebzedir, bir kökte mevsimi boyunca ve çok sayıda orta boyda yuvarlak ve kırmızı meyvesi oluşur. Farklı iklimlere uyum sağlayan farklı domates türleri bulunur.


Domatesin faydaları nelerdir?

1. Antioksidan Ajanlar İçerir: Domates önemli miktarlarda, kansere sebep olan serbest radikalleri etkisizleştiren bir karoten ve antioksidan olan likopen içerir. (2) Bu faydaları yüksek ısıda işlenen ketçaplarda dahi görülebilir. Araştırmalara göre likopen kansere karşı vücudu korur ve prostat, göğüs ve böbrek hücresi kanserlerine karşı etkili olabilir. (3) Domatesin bu etkilerini tam olarak onaylamak için daha fazla bilimsel araştırmaya gerek duyulmaktadır. (4)

2. Zengin Bir Vitamin ve Mineral Kaynağıdır: Sadece tek bir domates günlük C vitamini ihtiyacının %40’ını karşılayabilir. C vitamini vücudun serbest radikallerden zarar görmesini önleyen doğal bir antioksidan vitamindir. İçerisinde ayrıca önemli miktarda A vitamini, K vitamini, potasyum ve demir bulunur. Potasyum sinir sağlığı, demir ise kan dolaşımı için çok önemlidir.

3. Kalbi Korur: Domatesteki likopen, serum lipid oksidasyonunu önler ve kardiovasküler hastalıklara karşı koruma sağlar. (5) Düzenli olarak domates suyu tüketilmesi kandaki LDL (kötü) kolesterolü ve trigliseridleri azaltır. Bu durumda kan damarlarında yağ ve plak birikimleri önlenebilir.

4. Sigaranın Zararlarını Azaltır: Kumarik asit ve klorojenik asit sigaradaki temel kanserojenlerden nitrozaminlere karşı savaşır . A vitamini içermesi sebebiyle bu ve diğer kanserojenlerin olumsuz etkilerini azaltır.

5. Göz Sağlığını Artırır: İçerisindeki A vitamini görüş sağlığını artırır, gece körlüğünü ve maküler dejenerasyonu önler. A vitamini vücuttaki aşırı beta-karotenden sentezlenebilen güçlü bir antioksidandır.

6. Sindirime Yardımcı Olur: Mide ve bağırsak sorunlarını önleyerek sindirim sistemini sağlıklı tutar. Yüksek miktarda lif içerir, kabızlığa iyi gelir ve bağırsak hareketlerinin düzene girmesine yardımcı olur.

7. Tansiyon Düşürücü Etkileri Vardır: Düzenli olarak domates tüketilmesi hipertansiyon riskini azaltır. Bu olumlu etkilerin sebebi olarak potasyum içermesi gösterilir, bu mineral kan damarları ve arterlerdeki gerginliği azaltır, kalp ve damar sistemini rahatlatır.

8. Diyabet Kontrolüne Yardımcı Olur: Günlük olarak domates tüketilmesi tip 2 diyabet sebebiyle oluşan oksidatif stresin azaltılmasını sağlayabilir. (6)

9. Cilt Bakımı: Sağlıklı dişler, kemikler, saç ve cilt için önemli bir besindir. Domates suyunun bölgesel olarak uygulanması şiddetli güneş yanıklarını tedavi edebilir. Günlük olarak tüketilmesi ciltteki kızarıklıklara iyi gelir. Önemli anti-aging etkileri vardır, cilt sağlığına çok yönlü olumlu etkiler yapar. Aşırı terleme tedavisine destek olur. (7)

10. Safra Taşını Önler: İyi bir C vitamini kaynağıdır ve safra taşlarında rahatlama sağlayabilir. Çok sayıdaki kronik hastalığa karşı olumlu etkileri vardır. Antioksidan özellikleri vücudun genelinde faydalıdır.


Domatesin Yan Etkileri

Domates tüketimi genel olarak herhangi ciddi bir yan etkiye sebep olmaz. Ancak domateste polendekilere benzeyen belirli proteinler vardır. Bu yüzden polene alerjisi olan kişilerde domatese karşı alerji görülebilir. Aşırı domates tüketiminde kaşıntı, ağızda şişme ve diğer alerjik reaksiyonlar görülebilir.

Domatesin Besin Değerleri

Domates100 Gram
Miktar% Günlük İhtiyaç
Kalori18.0%1
Toplam Yağ0.2 g%0
Doymuş Yağ--
Trans Yağ--
Kolesterol0.0 mg%0
Sodyum5.0 mg%0
Toplam Karbonhidrat3.9 g%1
Diyet Lifi1.2 g%5
Şeker2.6 g
Protein0.9 g%2
C Vitamini12.7 mg%21
A Vitamini833 IU%17
K Vitamini7.9 mcg%10
B6 Vitamini0.1 mg%4
Folat (Folik Asit)15.0 mcg%4
E Vitamini0.5 mg%3
Potasyum237 mg%7
Manganez0.1 mg%6
Magnezyum11.0 mg%3
Bakır0.1 mg%3

*Bu değerler 2000 kalorilik bir günlük diyet için geçerlidir. Kalori ihtiyacınız yaşam tarzınıza göre daha az veya fazla olabilir.



Yeşil Soğan

bahçede ekili yeşil soğanlar

Yeşil soğan nedir? Neye iyi gelir?

Taze yeşil soğan veya diğer adıyla kış veya bahar soğanı sadece lezzetiyle değil sağlığa olan ciddi faydaları ile de mutfaklarda önemlidir. Çin’den Amerika kıtasına kadar dünyanın farklı ülke mutfaklarında yaygın tercih edilir. Kuru soğanın toprağın üst kısmında büyüyen yeşil yaprakları olan sebze hafif acılı tadıyla hem çiğ hem de pişmiş olarak tüketilebilir.

Yeşil soğanı isterseniz bahçenizde kendiniz yetiştirebilir veya pazardan alabilirsiniz. Büyütmesi oldukça kolay bir sebzedir, çok bakım istemez. Toprağa ekilen soğanlardan büyüyen yeşil soğanlar 45 cm’ye kadar uzayabilir, eğer toplanmazlarsa beyaz çiçekler açarlar.

Yeşil soğan içeriğindeki bazı önemli antioksidanlar, sülfür diğer bileşenlerle öne çıkar. Şimdi sağlığa olan faydalarına bir göz atalım.


Yeşil soğanın sağlığa faydaları

1. Kanser Riskini Düşürür: Harika bir sülfür kaynağıdır ve bu bileşik genel sağlığa bir dizi fayda sağlar. Yeşil soğanın içerisindeki alil sülfür ve flavonoidler kanserin önlenmesinde ve kansere sebep olan enzimlerin durdurulmasında etkili olabilir. Mevsiminde yemeklerle ve yoğurtla beraber bol bol yeşil soğan tüketilmesi sağlığınıza önemli faydalar sağlayabilir.

2. Kan Şekerinin Düşmesine Yardım Eder: Yine içerisindeki sülfür kan şekerini olumlu yönde etkiler. Sülfür bileşiği varlığında vücudun insülin üretme yeteneği yükselir. Diyabet riskini düşürür.

3. Sindirime Yardımcı Olur: Bu soğanlar harika iştah açıcı sebzelerdir. Lif açısından zengindir ve sindirime iyi gelir. Hem çiğ hem de pişmiş olarak tüketilmesi mide işlevleri ve bağırsak hareketleri için iyidir.

4. Göz Sağlığını Korur: Sebzede gözü sağlıklı tutan karotenoidler yer alır. Ayrıca görme kaybının önlenmesinde önemli olan A vitamini açısından zengindir. Salatalarda havuç ve salatalık ile beraber tüketilmesi hem lezzet hem de sağlık için iyidir.

5. Soğuk Algınlığı, Grip ve Nezleyi Önler: Antibakteriyel ve antiviral özellikleri sebzeyi virüs salgınları ve gribe karşı harika bir seçenek olabilir. Aşırı mukusun atılması ve kışın yaşanan soğuk algınlıklarının şiddetinin azaltılmasında etkili olur. Çok sayıda vitamin ve mineral içerir.

6. Kemik Sağlığını Destekler: Sadece 3 sap orta boy yeşil soğan tüketerek günlük K vitamini ihtiyacınızın %80’inden fazlasını karşılayabilirsiniz. K vitamini kan pıhtılaşması ve kemik sağlığı için önemlidir. K vitamini eksikliğinde kemik erimesi vakaları görülebilir. (1)

7. Obezite ve İlgili Hastalıkların Riskini Düşürür: Soğandaki çok sayıda bileşik ve antioksidan araştırmacılar tarafından araştırılmıştır. Netice olarak araştırmalar soğanın obezite ve sebep olduğu diyabet ve tansiyon gibi hastalıklara karşı etkili olabileceğini öne sürmektedir. Ayrıca bir araştırma soğan ve benzer sebzeler açısından zengin olan Akdeniz Diyeti’nin kalp dostu olduğunu belirtmektedir. (2)

8. İltihaplanmaları Azaltır: Soğanda bulunan sülfür bileşikleri, kuersetin ve diğer vitamin ve mineraller vücutta antienflamatuar ve antihistamin etkiler yapar. Yeşil soğan krom, C vitamini, lif, manganez, B6, potasyum ve bakır açısından zengindir.

9. Düşük Kalorilidir: Gerçekten düşük kalorili sebzelerdir. Bir dal, 12 gram yeşil soğan sadece 3-5 kaloridir. Yeşil soğanın farklı bir yemek olarak değil de sade olarak tüketilmesi kalori sorunu yaşayan kişiler için daha iyi bir seçenektir. (3)


Yeşil soğanın yan etkileri / Zararları

Yeşil soğan, kuru soğandan daha hafiftir ve hassas kişiler için kuru soğandan daha az risk taşır. Tüketilmesi genel olarak güvenlidir.

Alerjiler: Soğan alerjisi yaygın değildir ancak bazı raporlar bulunur. Ayrıca çiğ tüketilmesi nadiren alerji, kaşınma ve şişme yapabilir. Polene alerjisi olan kişilerde ortaya çıkabilir. (4)

Yan Etkiler: Eğer kan inceltici ilaçlar kullanıyorsanız günlük vitamin K alımınızı kontrol etmelisiniz. Bu yüzden yeşil soğan tüketiminizi sınırlamanız gerekebilir. Bu durumu doktorunuzla konuşmanız önerilir.

Yeşil soğanın besin değerleri
Yeşil Soğan1 Sap / 12 Gram
Miktar% Günlük İhtiyaç
Kalori3.0%0
Toplam Yağ0.0 g%0
Doymuş Yağ--
Trans Yağ--
Kolesterol0.0 mg%0
Sodyum0.5 mg%0
Toplam Karbonhidrat0.7 g%0
Diyet Lifi0.4 g%2
Şeker0.3 g
Protein0.2 g
K Vitamini20.0 mcg%25
A Vitamini480 IU%10
C Vitamini5.5 mg%9
Tiamin0.0 mg%1
Riboflavin0.0 mg%1
Manganez0.0 mg%1
Potasyum31.2 mg%1
Demir7.3 mg%1

*Bu değerler 2000 kalorilik bir günlük diyet için geçerlidir. Kalori ihtiyacınız yaşam tarzınıza göre daha az veya fazla olabilir.


Kekik

Bir demet kekik...

Kekik nedir? Kekik neye iyi gelir?

Kekik binlerce yıldır tıbbi ve mutfak uygulamalarında kullanılan her mevsim yeşil kalan bir çalıdır. En yaygın kekik türünün bilimsel adı Thymus vulgaris‘tir ve bitki Akdeniz Bölgesi’nin yerlisidir. Ülkemizde en yaygın kullanım şekli baharat formunda kuru kekik olarak kullanımıdır.

Sağlığa olan faydaları arasında stresi rahatlatması, solunum sorunlarını azaltması, kalp sağlığını artırması, bağışıklık sistemini güçlendirmesi, kronik hastalıklara karşı koruması, kan dolaşımını uyarması ve mantar enfeksiyonlarını önlemesi sayılabilir.


Kekiğin sağlığa faydaları nelerdir?

1- Anti-Fungal Özellikleri Vardır: Kekikte en çok bulunan aktif bileşik timoldür. Bu organik bileşik vücutta geniş yelpazede faydalar sağlar, özellikle mantar ve viral enfeksiyonları önlemesiyle bilinir. (1)

2- Solunum Sistemi Hastalıklarını Önleyebilir: Kekiğin en iyi bilinen ve en eski kullanımlarından biri solunum rahatlatıcı ajan olarak kullanımıdır. (2) Eğer bronşit, kronik astım, tıkanıklık, soğuk algınlığı, grip, sinüs tıkanıklığı veya mevsimsel alerjiniz varsa kekiğin balgam sökücü ve antienflamatuar özelliklerinden faydalanabilirsiniz. Solunum yollarından balgam ve mukusu temizler, iltihaplanmaları azaltarak solunumu kolaylaştırır.

İspanya’da yapılan bir araştırmaya göre bütün bu faydaları görmek için çaylara kekik eklenmesi yeterli olabilir. Kekik çayı solunum sorunlarında etkili rahatlama sağlayabilir.

3- Yüksek Antioksidan Kapasitesi Vardır: Şifalı bitkiler arasında antioksidan kapasitesiyle öne çıkar. İçerisinde lutein, zeaksantin ve timonin bulunur ki bu maddeler vücut genelinde serbest radikallere karşı etkili olur. (3) Serbest radikaller hücresel metabolizmanın tehlikeli yan ürünleridir ve sağlıklı hücrelere apoptoz veya mutasyon yoluyla zarar verebilirler. Kekik içerdiği antioksidanlarla hücrelerde ve organlarda serbest radikallerin ve neden oldukları oksidatif stresin önlenmesinde etkili olabilir.

4- Kan Dolaşımını Artırır: Yüksek oranda demir ve diğer temel mineralleri içerir, kırmızı kan hücreleri üretimini, kan dolaşımını ve organlara giden oksijen miktarını artırır. (4) Hem taze hem de kuru kekik yüksek miktarda demir içerir.


5- Kalbi Korur: Antioksidanlar, mineraller ve vitaminlerin harika bir karışımını içeren kekik kalp üzerinde çok sayıda faydalı küçük etkiler yapar ancak içerdiği potasyum ve manganezin faydaları daha önemlidir. Potasyum damarlardaki gerginliği azaltıp tansiyonu düşürebilir.

İngiltere’de laboratuvar fareleri üzerinde yapılan bir araştırmaya göre, farelere kekik yağı verilmesi hayvanlarda antioksidan seviyelerinin ve yaşam boyunca aktifliğin artmasına yol açmıştır. (5) Bu sonuçtan bol kekik tüketilerek kalp ve damar hastalıkları önlenebilir ve daha aktif bir hayat yaşanabilir sonucu çıkar. Ancak elbette hayvan deneylerinin insanlar üzerinde onaylanması gerekmektedir.

6- Göz Sağlığı: Kekikteki karotenoid ve A vitamini bitkiyi göz sağlığı için etkili bir antioksidan ajan yapar. Karotenoidler oküler sistemdeki serbest radikalleri nötralize eder, maküler dejenerasyon ve katarakt gibi hastalıkları önleyebilir.

7- Bağışıklığı Güçlendirir: İçerdiği yüksek miktarda C vitamini bitkiyi doğal bir bağışıklık güçlendirici yapar. C vitamini vücuttaki ilk savunma hattı olan beyaz kan hücreleri üretimini uyarır. Ayrıca hücre, kas, doku ve damarların oluşumu ve onarımı için gerekli olan kollajen üretiminde rol oynar.

8- Stresi Azaltır: Kekikteki vitaminlerden biri de beyindeki stres hormonlarıyla ilgili bazı nörotransmitterler üzerinde güçlü etkileri olan B6 vitaminidir. (Piridoksin) (6) Düzenli olarak kekik tüketmek ruhsal durumun iyileştirilmesine ve zihnin rahatlatılmasına fayda sağlar.


Kekiğin yan etkileri / Zararları

Kekik besin miktarlarında tüketildiğinde güvenlidir. Kısa süreli olarak ağızdan ilaç olarak tüketilmesi güvenlidir. Bazı kişilerde sindirim sistemi rahatsızlığı, baş ağrısı veya baş dönmesi yapabilir.

Kekik yağının cilde uygulanması güvenlidir, bazı kişilerde ciltte tahriş yapabilir. Bu yağın tıbbi dozlarda ağızdan kullanılması hakkında yeterli bilgi yoktur.

Hamilelik ve emzirmede kekik kullanımı: Normal besin miktarlarında kullanılması güvenlidir. Büyük tıbbi dozlar kullanılması hakkında yeterli bilgi yoktur, önerilmez.

Alerji: Kekiğe ve diğer bazı kekik türlerine karşı raporlanmış alerjik reaksiyonlar vardır.


A Vitamini (Retinol)

Kavanozda havuç suyu ve havuçlar...

A Vitamini Nedir? Neye İyi Gelir?

A vitamini diğer vitamin ve mineraller gibi temel mikro besinlerden biridir, retinol adıyla da adlandırılır. Tüketildiğinde karaciğerde depolanır ve vücutta ihtiyaç duyulduğunda kullanılır, hayvansal gıdalarda yer alır. A vitamini hayvansal gıdalarda yer alırken provitamin A denen karotenoidler bitkisel kaynaklıdır. (1) Vücut bitkilerdeki karotenoidlerden A vitamini üretebilir ancak insanların %45’inde, var olan bir genetik mutasyon sebebiyle, provitamin A’nın (karotenoidler) A vitaminine dönüştürülmesi önemli ölçüde düşük verimlilikte gerçekleşir. (2)

A vitamini veya diğer adıyla retinol vücudun bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi, göz ve cildin nemli tutulması, göz ve kemik sağlığı ve gelişimi gibi çok sayıda alanda görev alır. Yeterli miktarlarda tüketilmesi kanser riskini düşürür, eksikliği çocuklarda görülen körlüğün en önemli sebebidir. Gece körlüğünü ve göz kuruluğunu önleyebilir, net bir görüş sağlar.

Önemli A Vitamini Kaynakları

Morina balığı karaciğeri yağı, yumurta sarısı, sığır karaciğeri, çedar peyniri, süt ve tereyağı zengin A vitamini kaynaklarıdır. Genel olarak et, balık ve süt ürünleri önemli miktarlarda A vitamini içerir. Bitkisel kaynaklar da A vitamini ihtiyacının karşılanmasında önemlidir, özellikle sarı ve turuncu renkli meyve ve sebzeler karotenler açısından zengindir. Havuç, brokoli, ıspanak, mango, kabak, domates, yulaf, kayısı, şeftali, bezelye, papaya, kara lahana yeterli A vitamininin alınması için günlük olarak tüketilmelidir.

A Vitamini Eksikliği Belirtileri

Önemli A vitamini eksikliği belirtileri; cildin keratinizasyonu, gece körlüğü, gözlerde yanma hissi veya kaşınma, göz kapaklarının iltihaplanması, göz kuruluğu, donuk saçlar, kepek, kırılgan tırnaklar, cinsel düzensizlikler, ve vücut yapılarında prekanseröz değişiklikler. (3) A vitamini eksikliği ayrıca halsizlik, insomnia (uykusuzluk) ve depresyon yapabilir.


A Vitamininin Faydaları ve Görevleri Nelerdir?

1- Bağışıklığı Güçlendirir: A vitamini hastalık yapan antijenlere karşı lenfositik (beyaz kan hücreleri) cevapları artırarak vücudun bağışıklığını güçlendirir. Mukus membranları nemli tutar ve daha iyi bağışıklık sağlar. Mikropların vücuda girmesini önler ve mikroplarla savaşmaya yardım eder.

2- Görüşü İyileştirir: A vitamini görüşün iyileştirilmesine yardımcı olabilir. (4) Gözlerin ışık değişikliklerine cevabını iyileştirir, nemli tutar, gece görüşünü artırır. Yaşlanmayla ilgisi olan katarakt ve maküler dejenerasyon riskini büyük ölçüde azaltır. Glokom (göz tansiyonu) sorunu olan kişiler için faydalı olduğu düşünülmektedir.

3- Cilt Bakımı: Vücudun cilde zarar verebilecek serbest radikal ve toksinlerden uzak tutulmasına yardım eder. Cildin yumuşak ve nemli kalmasında görev alır, kuruluk, keratinleşme ve sedef gibi cilt sorunlarını önler.

4- Kemik Sağlığını Güçlendirir: A vitamini kemikleri ve dişleri güçlendirir. Dişteki dentin tabakasının oluşumuna yardım eder.

5- İdrar Yolu Taşını Önler: Kalsiyum fosfat oluşumunun yol açtığı idrar yolu taşlarını önleyebilir.

6- Kas Gelişimini Hızlandırır: Kemikleri sağlıklı ve şekilli tutmanın yanı sıra, çocuklarda ve gençlerde düzgün kas gelişiminde rol alır.

7- Sivilce ve Akne Riskini Düşürür: Aşırı sebum üretiminin azalmasını sağlayabilir ve sivilce riskini azaltır. Ciltteki koruyucu dokuları destekler, cildin genel sağlığına katkı sağlar. (5) Antioksidan özellikleriyle vücudun temizlenmesinde görev alır.

8- Anti-Kanser Potansiyeli: A vitamini güçlü bir antioksidandır, çeşitli kanser türlerinin oluşumunu önleyebilir. Araştırmalara göre, retinol, karotenoidler ve D vitamini bir araya geldiğinde prostat ve meme kanserinin önlenmesinde güçlü etkileri olabilir. (6) Sadece bu kanser türleri değil, serviks, mesane ve diğer kanserlere karşı da etkili olabilir.

9- Dokuları Onarır: Eski ve yıpranmış dokuların yenilenmesinde görev alır, ayrıca diş ve kemikleri güçlü tutar.

10- Yaşlanmayı Yavaşlatır: Retinolün bölgesel uygulanması yaşlanmanın tersine çevrilmesinde pozitif sonuçlar göstermiştir. A vitamini kırışıklık azaltıcı etkileriyle ünlüdür, çizgi ve yaş lekelerini düzeltebilir. Cildin genel sağlığını iyileştirerek yaşlanmayı yavaşlatır.

11- Kızamık Riskini Düşürür: A vitamini eksikliği çocuklarda kızamığa yol açabilir. 2002 yılında yapılan bir araştırmaya göre yeterli miktarda A vitamini tüketilmesi kızamık riskini düşürür. (7)

12- Kolesterol Seviyelerini Düşürür: Yağda çözünen bir vitamindir ve kolesterolün düşmesine fayda sağlar.

13- Üreme Sistemini Korur: İyi bilindiği alanlardan biri de üreme sistemi sağlığı ve fonksiyonlarına yaptığı olumlu etkilerdir.


Uyarı, A Vitamini Fazlalığı: A vitaminine iz miktarlarda ihtiyaç duyulmaktadır, aşırı miktarlar vücut tarafından atılır. Aşırı A vitamini bulanık görme ve mide bulantısı gibi zararlı semptomlar yapabilir. Şiddetli semptomlar ise gelişme sorunları, dalak ve karaciğer büyümesi gibi sorunları içerir.


Avokado Yağı

Avokado ve avokado yağı...

Avokado yağı nedir? Neye iyi gelir?

Avokado yağı çok yönlü olarak genel sağlığı iyileştirir. Kalp sağlığını korur, besin emilimini iyileştirir, onarım ve gelişmeyi uyarır, artriti tedavi eder, ağız sağlığına iyi gelir, iltihaplanmaları önler, zayıflamaya yardım eder, görüşü korur, kansere karşı korur ve doğum kusurları riskini azaltır. Yüksek miktarlarda tüketilirse veya alerjik reaksiyonlar oluşursa bazı yan etkileri vardır. Bu yan etkiler bölgesel iltihaplanma, mide-bağırsak sorunları, mide bulantısı ve kusma olabilir. Ancak çoğu kişi için diyete eklenmesi veya ara sıra kullanılması en sağlıklı seçimlerden biri olacaktır.

Avokado yağı, bilimsel adı Persea Americana olan Meksika’nın yerlisi Avokado meyvesinden elde edilir. Pişirme amaçlı kullanıma uygundur, buharlaşma noktası çok yüksek olduğu için yaygın olduğu ülkelerde özellikle pişirme amacıyla tercih edilir, sağlıklı bir kızartma yağıdır.

Bu yağ sağlık, kozmetik ve diğer amaçlarla kullanıldığında vücuda iyi, yani faydalı kolesterol sağlar. Yüksek miktarda A vitamini, tiamin, folik asit, riboflavin ve diğer antioksidan bileşikleri içerir.

Avokado yağının faydaları

İnsanlar avokado yağını genellikle yüksek tansiyon, cilt sorunları, kronik hastalıklar, oksidatif stres, artrit, obezite, yüksek kolesterol, kötü görüş, diş eti iltihabı, iltihaplı sorunlar, besin eksiklikleri ve yüksek kanser riski durumlarına kullanır.

1- Cilt Bakımı: Yüksek E vitamini ve diğer güçlü antioksidanları içerir, cilt sorunlarını çözmek için ideal yağlardandır. E vitamini yeni deri hücrelerinin oluşumunu uyarır, cildi enfeksiyonlardan korur, egzama ve sedef gibi iltihaplı sorunları azaltır, cildin görünümünü iyileştirir ve gençlik katar. (1)

2- Anti-Kanser Potansiyeli Vardır: Meyvede bulunan fitokimyasallar kemo-önleyici özellikler gösterir. Ayrıca meyvenin göğüs kanseri ile savaşılmasında pozitif etkileri vardır. (2) Diyete avokado yağı eklenmesi karotenoidlerin emilimini artırır, bu maddeler kanser riskini düşürür.

3- Kalp-Damar Sağlığını Güçlendirir: Düzenli olarak tüketildiğinde tansiyonu düşürür ve kalp sağlığını iyileştirir. Araştırmalara göre bu yağ böbreklerde hormon cevabını etkiler ve tansiyonu düşük tutar. (3) Bu sayede ateroskleroza ve diğer kalp damar sorunlarına karşı vücudu korur.

4- Görüşe İyi Gelir: İçerisindeki karotenoidler vücutta A vitaminine dönüşür, antioksidan olarak aktivite gösterir, oksidatif stresi azaltır ve kronik hastalık riskini düşürür. (4) A vitamini göz sağlığıyla özellikle ilgilidir, maküler dejenerasyonu öneleyebilir (yaşlanmaya bağlı görme kaybı) ve katarakt oluşumunu yavaşlatır.

5- İltihaplanmaları Azaltır: İçerdiği mono-doymamış yağlar hakkındaki en iyi şey belki de vücutta önemli antienflamatuar etkileri olmasıdır. Sadece kolesterol dengesinin sağlanmasına yardımcı olmaz; kan damarları, arterler, kaslar ve eklemlerdeki doku iltihaplanmalarını da azaltır. Özellikle artriti olanlara faydalı olabilir.

6- Zayıflama: Vücuttaki lipit profilini iyileştir, iyi yağların miktarını artırır, daha fazla enerji üretimi sağlar ve depolanan yağ miktarını azaltır. (5) Bu durum zayıflamanın hızlanmasına fayda sağlar. Özellikle egzersiz ve sağlıklı bir diyet ile desteklenen zayıflama çabalarında daha hızlı netice alınabilir.

7- Sindirim Etkinliğini Artırır: Tüketilen besinlerden mümkün olduğunca çok faydalanmak önemlidir. Avokado yağı bağırsaklardan sağlığa önemli faydaları olan karotenoid antioksidanların emilimini artırır.

8- Ağız Sağlığı: Dişleri, diş etlerini ve ağız dokularını korur, iltihap yapıcı bileşikler olan sitokinlerin salınımını bloklar. Periodontal hastalık durumunda, sitokinlerin önlenmesi dişleri ve diş etlerini sağlıklı tutabilir. (6)

Avokado yağının zararları / Yan etkileri

Avokado yağının yan etkileri olarak raporlanmış çok nadir vaka vardır. Ancak bir reaksiyon olduğunda genellikle ya bölgesel iltihaplanma ya da mide ve bağırsak rahatsızlığı şeklindedir. Ayrıca avokadoya alerjiniz varsa, bu yağı kullanmamalısınız.

  • Alerjik Reaksiyonlar: Nadirdir ancak bazı kişilerde özellikle ağızdan tüketildiğinde alerji yapabilir. Mide bulantısı, kusma, ağrı, ishal ve diğer mide-bağırsak sorunlarına yol açabilir. İlk defa kullanacaksanız vücudunuzun tepkisini görmek için önce küçük bir miktar tüketip bekleyebilirsiniz.
  • Ciltte Tahriş: Çoğu doğal yağda olduğu gibi bu yağda bölgesel kullanımda ciltte tahrişe yol açabilir.
  • Avokado Yağı Dozaj, Kullanım: Tedavi edici etkilerini görmek için günde 300 mg – 600 mg arası avokado yağı kullanılması yeterlidir. Daha yüksek dozajlarda bir yan etki görülmemiştir. Bir sağlık durumu olanların kullanmadan önce doktoruna danışması önerilir.


Longan

Longan meyveleri...

Longan meyvesi nedir?

Longan meyvesi bilimsel adı Dimocarpus longan olan Longan ağacının meyvesidir. Bir üzüme benzer, sulu ve tatlı lezzetlidir. Meyve liçi, ake ve guarana ile akrabadır. Meyvenin etli kısmı solgun beyaz renktedir ve ortasında siyah bir çekirdek bulunur, bu yüzden ejder gözü meyvesi olarak adlandırılması yaygındır.

Meyve olgunlaştıkça dış kabuğu sertleşir, meyvenin kabuğunun soyulması kolaylaşır. Meyvenin sağlığa olan çok sayıda faydası yetiştiği bölgelerde iyi bilinmektedir, meyvenin tüketimi dışında, tohumlarının esans yağlarının tıbbi amaçlarla kullanımı bulunur. (1) Güney Asya kaynaklı olan bu meyve, 2000 yıldır yetiştirilmektedir ancak dünyanın geri kalan kısmının yetiştiği tropik bölgelere kıyasla çok yeni tanıdığı bir meyvedir ve her geçen gün tanınırlığı artmaktadır.


Longan meyvesinin faydaları

1- Cilt Bakımı: İçerisinde yüksek miktarda C vitamini bulunur, C vitamini kollajen sentezi için hayatidir, cildi sıkı ve sağlıklı tutar. (2) UV radyasyona karşı antioksidan koruma sağlar, vücuttan oksidatif stresi uzaklaştırır.

2- Anti-Aging: Longan kırışıklık, yaş lekesi, kızarıklık ve yara izlerinin düzeltilmesine yardımcı olabilir. Meyve B ve C vitaminleri, antioksidanlar içerir, ciltte kuruma ve çatlamayı önleyebilir.

3- Libidoyu Güçlendirir: Çin’de bu amaçla kullanımı popülerdir, özellikle kadınlar tarafından tercih edilir. Enerjinin yükseltilmesine ve halsizliğin giderilmesine yardımcı olur. (3)

4- Anksiyeteyi Rahatlatır: Anksiyete ve uykusuzluğun giderilmesine yardımcı olur.

5- Uyku Kalitesini İyileştirir: Araştırmalara göre bu meyveyi bol tüketen kişiler daha uzun süre ve daha kaliteli uyur. Meyve rahatlık sağlar.

6- Kansızlığa ve Dolaşım Sorunlarına İyi Gelir: İçerisinde iz miktarda demir minerali bulunur, kırmızı kan hücresi üretimini ve kan dolaşımını hızlandırır. Düzgün kan dolaşımıyla vücudun önemli kısımlarına besin ve oksijen iletilir, enerji artar, anemi, semptomları azaltılır.

7- Zayıflamayı Kolaylaştırır: Çok düşük kalorilidir, zayıflamada çok etkili olabilir. (4) İştahı ve kalori alımını azaltır.


8- Enerji Verir: Geleneksel Çin Tıbbı’nda Ki’yi dengeleyip, enerji seviyelerini iyileştirdiğine, kronik hastalıkları önlediğine ve metabolizmayı güçlendirdiğine inanılır.

9- Tansiyonu Kontrol Eder: İçerisindeki potasyum tansiyonun doğrudan düşürülmesiyle ilgilidir. Bu mineral bir damar genişleticidir, kan damarları ve arterlerdeki gerilimi azaltır.

10- Sinir Sistemini Güçlendirir: Araştırmalara göre vücuttaki elektrolit dengesinin sağlanmasında faydalı olabilir, yani, sinir sisteminin fonksiyonlarını iyileştirebilir. (5) Vücuttaki her hareket için gerekli olan elektrik sinyalleri elektrolitlerin üzerinden geçer, bu meyve genel vücut fonksiyonlarını hatta kas hareketlerini iyileştirebilir.

11- Bağışıklığı ve İyileşmeyi Güçlendirir: Bol miktarda C vitamini ile hem bağışıklığı güçlendirir hem de vücudun kendini onarma kapasitesini artırır.

12- Kronik Hastalıkları Önler: Düşük miktarda antioksidan içermesine rağmen serbest radikallerin önlenmesinde faydalı olur. Sağlıklı hücrelerin mutasyonunu ve kronik hastalık oluşumu riskini düşürür.

13- Hafızayı Güçlendirir: Özellikle hafızayla ilgili olan bilişsel aktivitelerin güçlendirilmesinde faydalı olur. (6)

14- Göz Sağlığına İyi Gelir: B vitaminleri, özellikle B6, B12 ve folik asit yaşlanma kaynaklı görme kayıplarının önlenmesinde etkili olabilir.

15- Diş Sağlığına İyi Gelir: Yine bol B vitamini içerdiği için diş ve diş etlerinin sağlıklı kalmasına yardım eder.


Longan meyvesinin zararları / Yan etkileri

Çok sayıda faydası olmasına rağmen bazı yan etkileri bulunur, özellikle mide-bağırsak sisteminde rahatsızlık ve hamilelikte komplikasyonlar yapabilir.

  • Hamilelik: Diyetinize eklemeden önce doktorunuza danışınız. Vücutta ve menstruasyonda uyarıcı etkileri olabilir.
  • Mide Rahatsızlığı: Eğer hassas bir mideniz var ise meyveyi tüketmekten kaçınmanız önerilir. İshal, kusma, ağrı ve kabızlık yapabilir.

Longan meyvesi besin değerleri

Kalori değerleri çok düşüktür, 100 gramı sadece 60 kalori içerir. Karbonhidrat olarak ise 100 gramında 15 gram karbonhidrat, 1.1 gram lif bulunur, katojenik diyetteki kişiler için uygundur.

Meyve harika bir potasyum ve C vitamini kaynağıdır, ayrıca bakır, magnezyum, fosfor ve manganez içerir, çeşitli B vitaminleri ve folik asit kaynağıdır. (7) Çeşitli antioksidan polifenoller içerir; corilagin, gallik asit, ellagik asit içerisinde bulunan ve genel sağlık ve iyiliği artıran bazı antioksidanlardır.


Kayısı

Kayısının sağlığa faydaları nelerdir ? Kayısı Çekirdeği ve Kayısı Yağı faydaları nelerdir?

Kayısı Neye İyi Gelir?

Sarımtırak, tatlı ve kadifemsi kabuğa sahip meyveler olan kayısılar şeftali, erik ve nektarin ile yakın akrabadır. Yapraklarını döken ağaçlarda yetişen bu meyvelerin neredeyse tamamı aynı boyutlarda olur ve  meyvenin ortasında yenebilen bir çekirdek barındırır. Kayısı M.Ö. 60’lı yıllardan beri Yunanistan’da tanınmaktadır ve meyveye “güneşin altın yumurtaları” adını veren Yunanlılar tarafından Avrupa’ya taşınmıştır. Günümüzde taşıdığı ticari değerin büyük kısmı Akdeniz ve Orta Doğu’da yetişen meyvelerden kaynaklanmaktadır. Ayrıca sezonu geçtiği zamanlarda da Güney Amerika ve Yeni Zelanda’da yetiştirilmektedir.


Kayısı taze tüketilebilir ve her türlü salataya lezzet ve koku katması için eklenebilir. Kuru kayısı en çok tüketilen formudur ve çoğunlukla kuruyemişler ve diğer kurutulmuş meyvelerle karıştırılarak sunulur. Bu meyvenin çekirdekleri çeşitli satıcılarda ayrı olarak da satılır ve çekirdeklerinde acı bir yağ elde edilir.

Kayısının Sağlığa Faydaları

Taze kayısıda en çok bulunan vitamin, vitamin A’dır. Bir kayısıda günlük A vitamini ihtiyacının %13’ü bulunur. Ayrıca içerisinde biri dizi karoten bulunur ki bunlar gözlere ve görmeye, sağlıklı bir cilde, mukoza dokularına ve akciğer ve ağız kanserlerine karşı koruma sağlar. Kayısı aynı zamanda iyi bir vitamin C kaynağıdır. İçerisindeki lutein ve beta cryptoxanthin gibi flavonoidler sayesinde yaşlanma kaynaklı hastalıkları ve zayıflıkları önler. Göz retinasında emilen bir karoten olan Zeaxanthin sayesinde gerçekleşen UV koruyucu faaliyetler ile yaşa bağlı maküler dejenerasyona (sarı nokta hastalığı) karşı gözleri tamamen koruyabilir. 

Kayısı sağlığa faydalı olan bir dizi diğer fitokimyasal da barındırır. Bunlardan bazıları kolesterol seviyelerini normal seviyede tutarak kalp rahatsızlıklarını önleyebilir. İçerisindeki diyet lifi sindirim sisteminin düzgün çalışmasına fayda sağlar. Potasyum içeriği ile tansiyon ve nabzı düzenler.


Kayısı Çekirdeği Nedir? Faydalı mıdır Yoksa Zararlı mıdır? Yenir mi? Faydaları Nelerdir?

Bilimsel adı Prunus armeniaca olan kayısı çekirdekleri kayısı meyvesinin tam ortasında bulunur. Bu çekirdekler süregelen bir tartışmanın öznesidir. İçlerinde bir dizi nadir bileşik bulunur ve bu bileşiklerden bazıları insan sağlığı için önemli tehlike oluşturur. (1) Bu bileşiklerin en önemlisi olarak çekirdeğin içinde bulunan B17 vitaminini (amigdalin) gsöterebiliriz. Bazı araştırmalar göstermiştir ki bu bileşiğin anti kanser özellikleri vardır ancak bir dizi diğer araştırma ise bunun aksini iddia edip bu çekirdeklerin özellikle büyük miktarlarda tüketmek için çok tehlikeli olduğunu iddia etmektedir. Vitamin B17, Vitamin C ile bir araya gelince vücutta kimyasal olarak siyanide dönüşür. İnsan vücudu küçük miktarlarda siyanidi işleyebilirken, bir poşet dolusu kayısı çekirdeği yemek ölümcül siyanid dozu almak anlamına geliyor. (2) Bu yüzden kayısı çekirdeğinin ticari satışı dünyanın büyük bölümünde yasaklanmıştır ancak internet üzerinden satılmaya devam etmektedir.

Kayısının Besin Değerleri / Dilimlenmiş Bir Kase Kayısı - 165 gram - Çiğ

 Miktar% Günlük Değer
Kalori79
Yağ Kaynaklı Kalori5
Toplam Yağ1 g%1
Doymuş Yağ00
Trans Yağ
Kolesterol0 mg%0
Sodyum2 mg%0
Toplam Karbonhidrat19 g%6
Diye Lif3 g%13
Şeker15 g
Protein2 g
Vitamin A%64
Vitamin C%27
Kalsiyum%2
Demir%4

*Bu değerler 2000 kalorilik bir günlük diyet için geçerlidir. Yaşam tarzınıza göre kalori ihtiyacınız daha fazla veya az olabilir.


Kayısı Üzerine Yapılmış Araştırmalar

Bir çalışmada Japon Kayısısı özünün kolon kanseri üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Bilim adamları araştırma sonucunda kötü huylu kanser hücrelerinin çoğalmasının durduğunu ve kendilerini yok ettiklerini gözlemlemişlerdir. (3) Birçok diğer araştırmada da meyve ve sebzelerin bazı kanserlerin oluşum riskini azalttığı ortaya konmuştur. Bu durum özellikler karoten içerenler için geçerlidir. (4)

Kaynaklar: