Domates

bütün ve yarım domatesler.

Domates nedir? Neye iyi gelir?

Domates bilimsel olarak bir meyvedir ancak tüketim şekilleri, bitkisi ve lezzeti sebebiyle sebze olarak kabul edilir. Dünya genelinde çok sayıda ülke mutfağının temel besinlerinden biridir, en çok Akdeniz mutfağında tüketilir. Günlük olarak tüketilmesi sağlığa çok sayıda olumlu etki yapar. Ülkemiz mutfağında çok sayıda yemeğin içerisinde yer alır, mutfakların vazgeçilmezi salça ve ketçabın temel maddesidir. Bitki olarak, yetiştirmesi kolay bir sebze olması, bu kadar yaygın olmasında etkilidir.

Domatesin bilimsel adı Solanum Lycopersicum‘dur, patlıcangiller ailesinin bir üyesidir ve Meksika’nın yerlisi olduğu düşünülmektedir. (1) Dünyanın geri kalanına buradan yayılmıştır. Yıllık bir sebzedir, bir kökte mevsimi boyunca ve çok sayıda orta boyda yuvarlak ve kırmızı meyvesi oluşur. Farklı iklimlere uyum sağlayan farklı domates türleri bulunur.


Domatesin faydaları nelerdir?

1. Antioksidan Ajanlar İçerir: Domates önemli miktarlarda, kansere sebep olan serbest radikalleri etkisizleştiren bir karoten ve antioksidan olan likopen içerir. (2) Bu faydaları yüksek ısıda işlenen ketçaplarda dahi görülebilir. Araştırmalara göre likopen kansere karşı vücudu korur ve prostat, göğüs ve böbrek hücresi kanserlerine karşı etkili olabilir. (3) Domatesin bu etkilerini tam olarak onaylamak için daha fazla bilimsel araştırmaya gerek duyulmaktadır. (4)

2. Zengin Bir Vitamin ve Mineral Kaynağıdır: Sadece tek bir domates günlük C vitamini ihtiyacının %40’ını karşılayabilir. C vitamini vücudun serbest radikallerden zarar görmesini önleyen doğal bir antioksidan vitamindir. İçerisinde ayrıca önemli miktarda A vitamini, K vitamini, potasyum ve demir bulunur. Potasyum sinir sağlığı, demir ise kan dolaşımı için çok önemlidir.

3. Kalbi Korur: Domatesteki likopen, serum lipid oksidasyonunu önler ve kardiovasküler hastalıklara karşı koruma sağlar. (5) Düzenli olarak domates suyu tüketilmesi kandaki LDL (kötü) kolesterolü ve trigliseridleri azaltır. Bu durumda kan damarlarında yağ ve plak birikimleri önlenebilir.

4. Sigaranın Zararlarını Azaltır: Kumarik asit ve klorojenik asit sigaradaki temel kanserojenlerden nitrozaminlere karşı savaşır . A vitamini içermesi sebebiyle bu ve diğer kanserojenlerin olumsuz etkilerini azaltır.

5. Göz Sağlığını Artırır: İçerisindeki A vitamini görüş sağlığını artırır, gece körlüğünü ve maküler dejenerasyonu önler. A vitamini vücuttaki aşırı beta-karotenden sentezlenebilen güçlü bir antioksidandır.

6. Sindirime Yardımcı Olur: Mide ve bağırsak sorunlarını önleyerek sindirim sistemini sağlıklı tutar. Yüksek miktarda lif içerir, kabızlığa iyi gelir ve bağırsak hareketlerinin düzene girmesine yardımcı olur.

7. Tansiyon Düşürücü Etkileri Vardır: Düzenli olarak domates tüketilmesi hipertansiyon riskini azaltır. Bu olumlu etkilerin sebebi olarak potasyum içermesi gösterilir, bu mineral kan damarları ve arterlerdeki gerginliği azaltır, kalp ve damar sistemini rahatlatır.

8. Diyabet Kontrolüne Yardımcı Olur: Günlük olarak domates tüketilmesi tip 2 diyabet sebebiyle oluşan oksidatif stresin azaltılmasını sağlayabilir. (6)

9. Cilt Bakımı: Sağlıklı dişler, kemikler, saç ve cilt için önemli bir besindir. Domates suyunun bölgesel olarak uygulanması şiddetli güneş yanıklarını tedavi edebilir. Günlük olarak tüketilmesi ciltteki kızarıklıklara iyi gelir. Önemli anti-aging etkileri vardır, cilt sağlığına çok yönlü olumlu etkiler yapar. Aşırı terleme tedavisine destek olur. (7)

10. Safra Taşını Önler: İyi bir C vitamini kaynağıdır ve safra taşlarında rahatlama sağlayabilir. Çok sayıdaki kronik hastalığa karşı olumlu etkileri vardır. Antioksidan özellikleri vücudun genelinde faydalıdır.


Domatesin Yan Etkileri

Domates tüketimi genel olarak herhangi ciddi bir yan etkiye sebep olmaz. Ancak domateste polendekilere benzeyen belirli proteinler vardır. Bu yüzden polene alerjisi olan kişilerde domatese karşı alerji görülebilir. Aşırı domates tüketiminde kaşıntı, ağızda şişme ve diğer alerjik reaksiyonlar görülebilir.

Domatesin Besin Değerleri

Domates100 Gram
Miktar% Günlük İhtiyaç
Kalori18.0%1
Toplam Yağ0.2 g%0
Doymuş Yağ--
Trans Yağ--
Kolesterol0.0 mg%0
Sodyum5.0 mg%0
Toplam Karbonhidrat3.9 g%1
Diyet Lifi1.2 g%5
Şeker2.6 g
Protein0.9 g%2
C Vitamini12.7 mg%21
A Vitamini833 IU%17
K Vitamini7.9 mcg%10
B6 Vitamini0.1 mg%4
Folat (Folik Asit)15.0 mcg%4
E Vitamini0.5 mg%3
Potasyum237 mg%7
Manganez0.1 mg%6
Magnezyum11.0 mg%3
Bakır0.1 mg%3

*Bu değerler 2000 kalorilik bir günlük diyet için geçerlidir. Kalori ihtiyacınız yaşam tarzınıza göre daha az veya fazla olabilir.



Bergamot Yağı

Bergamot meyvesi ve yeşil yaprakları

Bergamot yağı nedir? Neye iyi gelir?

Bergamot esans yağı üst düzey sağlıklı ve faydalı bir yağdır. Deodorant, yara iyileştirici, vermifüj, antibiyotik, antiseptik, antispazmodik ve sedatif olarak yaygın kullanımı vardır. Ayrıca ağrı kesici, antidepresan, dezenfektan, ateş düşürücü, yara kapatıcı ve sindirim maddesi görevi üstlenebilir.

Bergamot meyvesi portakal boyutlarında, misket limonu veya limon renginde tropikal bir narenciyedir. Bitkinin bilimsel adı Citrus bergamia‘dır, tropikal olmasına rağmen ülkemizde ve Avrupa’da yetişir.

Bergamot yağı meyvenin kabuğundan elde edilir. En yaygın kullanım alanlarından biri siyah çay üretimidir. İçerisinde bergamot yağı yer alan siyah çaylar earl gray adıyla adlandırılır, ayrıca yüksek miktarda bergamot içeren çok sayıda gıda ürünü bulunur.

Bu yağın kimyasal bileşiminde: alfa-pinen, alfa bergapten, alfa-terpineol, limonen, linalool, linalil asetat, nerol, neril asetat, beta bisabolene, geraniol, geraniol acetate ve mirsen yer alır.

Bergamot yağının faydaları nelerdir?

1- Stresi Azaltır: 2015 yılında Japonya’da yapılan bir araştırmaya göre, su buharı ile beraber bergamot yağı solunması anksiyete ve halsizlik hislerini azaltmıştır. (1) Yine diğer bilimsel yayınlara göre bergamot yağının aromaterapide kullanılması depresyon, anksiyete ve diğer ruhsal durum düzensizliklerini rahatlatır, beynin dopamin ve serotonin salgılamasını sağlar.

2- Gıda Zehirlenmesine Karşı Etkili Olabilir: İçerdiği linalool bileşiği gıda hastalıklarına yol açan bakterilerin ölmesini sağlayabilir. Bu konuda, balık ve kümes hayvanları üzerinde deneyler yapılmış ve bu gıdalar kaynaklı bakterilerin azaltılmasında etkili olduğu belirlenmiştir. (2)

3- Kolesterolü Düşürür: İnsanlar ve laboratuvar hayvanları üzerinde yapılan deneyler bergamotun içerdiği flavonoidlerin lipid seviyelerini düşürdüğünü göstermektedir. (3) Ayrıca içerdiği bazı bileşiklerin çeşitli organlar üzerinde antioksidan etkileri vardır.


4- Ağrı ve İltihaplanmaları Azaltır: Hem linalool hem de karvakrol analjezik, antienflamatuar ve antikonvülsan özellikler gösterir. Bu etkileri cilde uygulandığında ve diğer kullanım şekillerinde görülür. (Ciltte kullanımı hassas kişilerde yan etkilere yol açabilir.)

5- Depresyonu Rahatlatır: Depresyon belirtilerini azaltır. İçerdiği terapatik bileşikler doğal rahatlatıcı ve uyarıcı maddelerdir. (4) Bu maddeler ayrıca sakinlik ve kaslarda gevşeme yaratır.

6- Enfeksiyonları Önler: Mikrop, virüs ve mantarların çoğalmasını önler. Etkili bir biçimde cilttekiler dahil olmak üzere enfeksiyonları durdurabilir. Düzenli olarak banyo suyu ve sabunlarla kullanılırsa cildi ve saçı korur. Ayrıca kalın bağırsak, ince bağırsaklar, idrar yolu ve böbreklerdeki enfeksiyonları tedavi edebilir.

7- Sindirime Yardımcı Olur: Sindirim asitlerinin ve safranın salgısını artırır, sindirimi uyarır ve hızlandırır. (5) Bağırsaklarda peristaltik hareketi uyarır ve sindirim yolundaki stresi azaltır. Kabızlığı geçirebilir, mide-bağırsak komplikasyonlarını azaltabilir.

8- Cilt Bakımı: Araştırmalar bu yağın cildin genç tutulmasında etkili olduğunu gösteriyor. (6) Bu etkileri sabun, şampuan, krem ve losyonlarda çok sık kullanılmasının asıl sebebidir. Yaraların ve ciltteki diğer izlerin iyileşmesini uyarır, cildi sıkılaştırır. Kalıcı izler bırakabilecek olan sivilce ve aknenin istenmeyen etkilerinin giderilmesi için özellikle kullanılır. Bu amaçla cilt üzerinde kullanılacağında bir taşıyıcı yağ ile karıştırılması önerilir. Bazı ciltlerde tahriş yapabilir.

9- Saç Bakımı: Aşırı kıvırcıkları açıp düzleştirebilir. Tahriş olmuş kafa derisinde rahatlama sağlayabilir. Bu amaçla kullanılacağında şampuana 1-2 damla eklemek yeterli olacaktır.

10- Diğer Faydaları: Bu yağ genel bir toniktir. Yani solunum, dolaşım, sindirim ve sinir sistemlerini güçlendirir, cildi ve kasları sıkılaştırır. (7) Tıkanıklık açıcı etkileri vardır, solunum sorunlarına iyi gelir. Özellikle soğuk algınlığı ve öksürüğe karşı etkili olabilir, balgam söktürür.


Bergamot yağının yan etkileri / Zararları ve Kullanımındaki riskler

Bazı kişilerde taşıyıcı yağ ile karıştırılmadan kullanıldığında ciltte tahriş yapabilir. Bazı durumlarda alerjik dermatite yol açabilir. Bu yağa alerjik veya aşırı hassas olduğunuzda: kızarıklık, kurdeşen, yanma hissi, su toplama ve ağrı görülebilir. Güvenli bir şekilde kullanmak için, seyreltilmiş yağı önce küçük bir alana uygulayıp reaksiyon olup olmadığını kontrol etmeniz önerilir.

Bir araştırmaya göre içerdiği bergapten bileşiği sebebiyle bazı kişilerde vücuda uygulandıktan sonra güneşe çıkıldığında güneş ışığına hassasiyet yapabilir. (8)

Bergamot yağının kullandığınız bazı ilaçlarla etkileşimi olabilir. Bu konuda bilgi sahibi olmak için doktorunuzla veya eczacınızla konuşmanız önerilir.

Hamilelik ve Emzirmede Kullanımı: Eğer hamileyseniz ve emziriyorsanız bergamot yağı kullanmayınız. Güvenli olmadığını düşünülmektedir.

Çocuklarda Bergamot Yağı: Ağızdan büyük miktarlarda tüketilmesinin güvenli olmadığı düşünülmektedir. Çocuklar tarafından sindirim yoluyla tüketildiğinde çok ciddi yan etkiler görülebilir.


Bergamot yağı nasıl kullanılır?

  • Bir taşıyıcı yağ ile seyreltilmiş halde duş alırken cilt üzerinde bölgesel olarak kullanılabilir.
  • Bazı kişiler tarafından oda parfümlerinin ve spreylerinin içine eklenir.
  • Çayınızın içine 1-2 damla ekleyebilir ve çayınızı Earl Grey yapabilirsiniz.
  • Sağlıklı sindirim için bir taşıyıcı yağ ile karıştırıp karın bölgesine uygulanabilir.
  • Bazı kişiler cilt bakım ürünlerinin ve duş malzemelerinin içine 1-2 damla ekleyerek kullanmaktadır.

Dikkat: Bu yağ saklanırken güneş ışığından korunmalıdır, içerdiği bazı maddeler güneş ışığında zehirli hale gelebilir. Karanlık bir yerde, kavanoz ve şişelerde saklamanız önerilir.


Meyan Kökü

Meyan kökü ve anason tohumları...

Meyan kökü nedir? Meyan kökü neye iyi gelir?

Meyan 1-2 metreye kadar boylanabilen, baklagiller ailesinden, odunsu saplı uzun ömürlü bir bitkidir. Anavatanı Rusya ve Çin olan bitkinin kökleri farklı şekillerde ve ürünlerde hem besin hem de sağlığa olan faydaları amacıyla kullanılır. (1) Çok sayıda faydasının yanı sıra ömrü uzattığı, bedene iyilik ve canlılık kattığı düşünülmektedir.

Bitki zengin aroması ve lezzetiyle beraber, sağlığa olan onlarca önemli faydasıyla hızla ünlenmiştir. Ülkemizde marketlerde ve internette kök olarak, baharat olarak, meyan kökü şerbeti, çayı, meyan kökü gıda ve şekerleme ürünleri olarak ve eczanelerde ise meyan kökü kapsül ve besin destekleri halinde satışı yapılır.

Bitkinin kökünde şekerden daha tatlı olan glycyrrhizin maddesi bulunur, bu yüzden meyan kökü şekerlemeleri sağlıklı atıştırmalıklar olarak tüketilmesi tavsiye edilen besinlerdir. Aslında bazı Hristiyan ülkelerde meyan kökü içeren şekerlemelerin çocuklar tarafından sık sık tüketilmesi bir gelenek haline gelmiştir. (2)


Meyan kökünün faydaları

1- Aftöz Ülserler ve Pamukçuk: Ağrılı ve tekrar eden aft ve pamukçuk tedavisinde etkili olduğu kanıtlanmıştır. (3) Bu yaraların ve mantar enfeksiyonlarının iyileşmesini hızlandırabilir.

2- Karaciğer Sağlığı: Karaciğeri koruyucu etkileri vardır. İçerdiği glycyrrhizin maddesi toksisiteyi azaltarak karaciğer düzensizliklerinin tedavisinde etkili olur, ayrıca içerdiği diğer bileşiklerin karaciğer üzerinde antioksidan etkileri vardır.

3- Mide Düzensizlikleri: Helicobacter pylori  ve bazı diğer zararlı bakterilere karşı korur. Dispepsi ve sindirim bozukluklarının tedavisine yardımcı olur. (4)

4- Romatoid Artrit: Çin’de yapılan bir araştırmaya göre, meyan kökü özleri romatoid artrit tedavisinde etkili olan antienflamatuar özellikler gösterir. Araştırmaya göre ağrı ve şişkinliği azaltabilir.

5- Menopoz ve Premenstrual Sendrom: Meyan kökü menopoz ve PMS semptomlarının tedavisinde etkilidir. Vücutta estrojen ve progesteron dengesini sağlayan izoflavonlar açısından zengindir.

6- Antikanser Potansiyeli: İçerdiği polifenoller apoptozu uyarır. (5) Kansere karşı önleyici ve durdurucu etkileri vardır.

7- Kronik Halsizlik Sendromu: İçerdiği glycyrrhizinic asit daha enerjik hissedilmesini sağlar, kronik halsizlik sendromu ve fibromiyalji sendromlarını azaltır.

8- Bağışıklığı Güçlendirir, Gribe Karşı Etkili Olabilir: Vücudun savunma mekanizmasını güçlendirir. Anti-viral bir ajan olan interferon seviyelerini yükseltir, glycyrrhizinic asit ile beraber bağışıklık hücrelerinin eylemlerini uyarır, bakteri ve influenza A gibi virüslere karşı savaşılmasına yardım eder.

9- Tüberküloz (Verem) Semptomlarını Rahatlatır: Tüberküloz tedavisinde etkili olur, hastalıktan iyileşme süresini kısaltır. (6)

10- Enfeksiyonları Tedavi Eder: Çeşitli viral, fungal ve bakteriyel enfeksiyonların tedavisinde etkili olur.

11- Ateroskleroz: Sağlıklı kolesterol seviyelerinin korunmasına yardımcı olan antioksidanlar içerir.

12- Solunum Düzensizlikleri: Boğaz ağrısı, öksürük, soğuk algınlığı, bronşit ve akciğer hastalıklarının tedavisinde faydalıdır. Ayrıca virüs ve bakteri kaynaklı üst solunum yolu enfeksiyonlarında rahatlama sağlar.

13- Detoks Yapar: Hem kalın bağırsağın hem de kanın temizlenmesini artırır. (7) Vücuttan zararlı ve zehirli toksik atıkların uzaklaştırılmasını sağlayabilir.

14- Kadın Doğurganlığını Artırır: Meyan kökü çayı hormonal düzensizlikler sebebiyle yaşanan doğurganlık sorunlarının tedavisinde yardımcı olabilir.

15- Obezitenin Önlenmesine Yardım Eder.

16- Cilt Bakımı: Bu kök cildi iyileştirmede çok etkili olabilir, egzama, ayak mantarı ve sedefe karşı etkilidir. (8) Özlerin bölgesel kullanılması benzer durumlardaki şişme ve kaşınmaya da iyi gelir.


17- Hepatit: Kronik hepatit B virüsü tedavisinde etkilidir. (9) Hepatit B antijeninin salgısını baskılar ve karaciğerin fonksiyonlarını iyileştirir.

18- Saç Bakımı: Kepek oluşumunu ve yağ salgısını azaltarak saçların sağlıklı kalmasını ve görünmesini sağlar.

19- Depresyonu Azaltır: Kadınlarda menopoz öncesi ve sonrası depresyonun azaltılmasında faydalı olabilir. (10) Magnezyum, kalsiyum, beta-karoten gibi temel mineralleri ve depresyona karşı faydalı flavonoidleri içerir.

20- Diş Bakımı: Diş çürüğü ve diş eti iltihabının önlenmesinde ve tedavisinde etkilidir. (11) Antimikrobiyal özellikleri diş plağına yol açan bakterilerin durdurulmasını sağlayabilir. Bu etkilerinden dolayı sıklıkla diş macunu ve ağız gargaralarına eklenir.

21- Nörolojik Düzensizlikler: Bell paralizisi (yüz felci) ve Lyme hastalığı gibi nörolojik düzensizliklerin tedavisinde etkili olabilir. (12)

22- Kalp – Damar Sağlığı: Diyabeti olan kişilerde kardiovasküler stresin azaltılmasında etkilidir. Kan akışının engellenmeden gerçekleşmesine yardım eder ve arterlerde plak oluşumunu önleyebilir.

23- Diyabetik Nefropati: Meyan kökü glabridin içerir, bu maddenin hipoglisemik etkileri vardır. Antioksidan özellikleriyle beraber diyabeti olan kişilerde terapatik etkileri olabilir.

Meyan kökünün zararları / Yan etkileri

Meyan kökü glycyrrhizic asit içerir ve bu madde bazı durumlarda yan etkilere yol açabilir. Halsizlik, düzensiz menstruasyon, ödem, böbrek düzensizlikleri görülebilir. (13)

  • Hipertansiyon ve Aritmi: Bazı kişilerde hipertansiyon, aritmi ve konjestif kalp yetmezliği gibi kalp komplikasyonları yapabilir. (14) Benzer durumu olan kişiler meyan kökü tüketimlerine dikkat etmelidir.
  • Hormonal Durumlar: Vücutta östrojenik etkileri vardır, göğüs kanseri, rahim fibroidleri ve yumurtalık kanseri gibi hormon hassas durumları daha da kötüleştirebilir.
  • Hamilelik ve Emzirme: Hamilelikte aşırı tüketimi önerilmez, erken doğum ve düşüğe sebep olabilir.
  • Cinsel Komplikasyonlar: Erkeklerde testosteron seviyelerini düşürüp cinselliğe olan ilgiyi azaltabilir.
  • İlaç Etkileşimleri: Diüretik ilaçlarla etkileşime girebilir. Potasyum seviyelerinin aşırı düşmesine yol açabilir. Kortikosteroidlerle etkileşime girebilir. (15, 16, 17)


A Vitamini (Retinol)

Kavanozda havuç suyu ve havuçlar...

A Vitamini Nedir? Neye İyi Gelir?

A vitamini diğer vitamin ve mineraller gibi temel mikro besinlerden biridir, retinol adıyla da adlandırılır. Tüketildiğinde karaciğerde depolanır ve vücutta ihtiyaç duyulduğunda kullanılır, hayvansal gıdalarda yer alır. A vitamini hayvansal gıdalarda yer alırken provitamin A denen karotenoidler bitkisel kaynaklıdır. (1) Vücut bitkilerdeki karotenoidlerden A vitamini üretebilir ancak insanların %45’inde, var olan bir genetik mutasyon sebebiyle, provitamin A’nın (karotenoidler) A vitaminine dönüştürülmesi önemli ölçüde düşük verimlilikte gerçekleşir. (2)

A vitamini veya diğer adıyla retinol vücudun bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi, göz ve cildin nemli tutulması, göz ve kemik sağlığı ve gelişimi gibi çok sayıda alanda görev alır. Yeterli miktarlarda tüketilmesi kanser riskini düşürür, eksikliği çocuklarda görülen körlüğün en önemli sebebidir. Gece körlüğünü ve göz kuruluğunu önleyebilir, net bir görüş sağlar.

Önemli A Vitamini Kaynakları

Morina balığı karaciğeri yağı, yumurta sarısı, sığır karaciğeri, çedar peyniri, süt ve tereyağı zengin A vitamini kaynaklarıdır. Genel olarak et, balık ve süt ürünleri önemli miktarlarda A vitamini içerir. Bitkisel kaynaklar da A vitamini ihtiyacının karşılanmasında önemlidir, özellikle sarı ve turuncu renkli meyve ve sebzeler karotenler açısından zengindir. Havuç, brokoli, ıspanak, mango, kabak, domates, yulaf, kayısı, şeftali, bezelye, papaya, kara lahana yeterli A vitamininin alınması için günlük olarak tüketilmelidir.

A Vitamini Eksikliği Belirtileri

Önemli A vitamini eksikliği belirtileri; cildin keratinizasyonu, gece körlüğü, gözlerde yanma hissi veya kaşınma, göz kapaklarının iltihaplanması, göz kuruluğu, donuk saçlar, kepek, kırılgan tırnaklar, cinsel düzensizlikler, ve vücut yapılarında prekanseröz değişiklikler. (3) A vitamini eksikliği ayrıca halsizlik, insomnia (uykusuzluk) ve depresyon yapabilir.


A Vitamininin Faydaları ve Görevleri Nelerdir?

1- Bağışıklığı Güçlendirir: A vitamini hastalık yapan antijenlere karşı lenfositik (beyaz kan hücreleri) cevapları artırarak vücudun bağışıklığını güçlendirir. Mukus membranları nemli tutar ve daha iyi bağışıklık sağlar. Mikropların vücuda girmesini önler ve mikroplarla savaşmaya yardım eder.

2- Görüşü İyileştirir: A vitamini görüşün iyileştirilmesine yardımcı olabilir. (4) Gözlerin ışık değişikliklerine cevabını iyileştirir, nemli tutar, gece görüşünü artırır. Yaşlanmayla ilgisi olan katarakt ve maküler dejenerasyon riskini büyük ölçüde azaltır. Glokom (göz tansiyonu) sorunu olan kişiler için faydalı olduğu düşünülmektedir.

3- Cilt Bakımı: Vücudun cilde zarar verebilecek serbest radikal ve toksinlerden uzak tutulmasına yardım eder. Cildin yumuşak ve nemli kalmasında görev alır, kuruluk, keratinleşme ve sedef gibi cilt sorunlarını önler.

4- Kemik Sağlığını Güçlendirir: A vitamini kemikleri ve dişleri güçlendirir. Dişteki dentin tabakasının oluşumuna yardım eder.

5- İdrar Yolu Taşını Önler: Kalsiyum fosfat oluşumunun yol açtığı idrar yolu taşlarını önleyebilir.

6- Kas Gelişimini Hızlandırır: Kemikleri sağlıklı ve şekilli tutmanın yanı sıra, çocuklarda ve gençlerde düzgün kas gelişiminde rol alır.

7- Sivilce ve Akne Riskini Düşürür: Aşırı sebum üretiminin azalmasını sağlayabilir ve sivilce riskini azaltır. Ciltteki koruyucu dokuları destekler, cildin genel sağlığına katkı sağlar. (5) Antioksidan özellikleriyle vücudun temizlenmesinde görev alır.

8- Anti-Kanser Potansiyeli: A vitamini güçlü bir antioksidandır, çeşitli kanser türlerinin oluşumunu önleyebilir. Araştırmalara göre, retinol, karotenoidler ve D vitamini bir araya geldiğinde prostat ve meme kanserinin önlenmesinde güçlü etkileri olabilir. (6) Sadece bu kanser türleri değil, serviks, mesane ve diğer kanserlere karşı da etkili olabilir.

9- Dokuları Onarır: Eski ve yıpranmış dokuların yenilenmesinde görev alır, ayrıca diş ve kemikleri güçlü tutar.

10- Yaşlanmayı Yavaşlatır: Retinolün bölgesel uygulanması yaşlanmanın tersine çevrilmesinde pozitif sonuçlar göstermiştir. A vitamini kırışıklık azaltıcı etkileriyle ünlüdür, çizgi ve yaş lekelerini düzeltebilir. Cildin genel sağlığını iyileştirerek yaşlanmayı yavaşlatır.

11- Kızamık Riskini Düşürür: A vitamini eksikliği çocuklarda kızamığa yol açabilir. 2002 yılında yapılan bir araştırmaya göre yeterli miktarda A vitamini tüketilmesi kızamık riskini düşürür. (7)

12- Kolesterol Seviyelerini Düşürür: Yağda çözünen bir vitamindir ve kolesterolün düşmesine fayda sağlar.

13- Üreme Sistemini Korur: İyi bilindiği alanlardan biri de üreme sistemi sağlığı ve fonksiyonlarına yaptığı olumlu etkilerdir.


Uyarı, A Vitamini Fazlalığı: A vitaminine iz miktarlarda ihtiyaç duyulmaktadır, aşırı miktarlar vücut tarafından atılır. Aşırı A vitamini bulanık görme ve mide bulantısı gibi zararlı semptomlar yapabilir. Şiddetli semptomlar ise gelişme sorunları, dalak ve karaciğer büyümesi gibi sorunları içerir.


Avokado Yağı

Avokado ve avokado yağı...

Avokado yağı nedir? Neye iyi gelir?

Avokado yağı çok yönlü olarak genel sağlığı iyileştirir. Kalp sağlığını korur, besin emilimini iyileştirir, onarım ve gelişmeyi uyarır, artriti tedavi eder, ağız sağlığına iyi gelir, iltihaplanmaları önler, zayıflamaya yardım eder, görüşü korur, kansere karşı korur ve doğum kusurları riskini azaltır. Yüksek miktarlarda tüketilirse veya alerjik reaksiyonlar oluşursa bazı yan etkileri vardır. Bu yan etkiler bölgesel iltihaplanma, mide-bağırsak sorunları, mide bulantısı ve kusma olabilir. Ancak çoğu kişi için diyete eklenmesi veya ara sıra kullanılması en sağlıklı seçimlerden biri olacaktır.

Avokado yağı, bilimsel adı Persea Americana olan Meksika’nın yerlisi Avokado meyvesinden elde edilir. Pişirme amaçlı kullanıma uygundur, buharlaşma noktası çok yüksek olduğu için yaygın olduğu ülkelerde özellikle pişirme amacıyla tercih edilir, sağlıklı bir kızartma yağıdır.

Bu yağ sağlık, kozmetik ve diğer amaçlarla kullanıldığında vücuda iyi, yani faydalı kolesterol sağlar. Yüksek miktarda A vitamini, tiamin, folik asit, riboflavin ve diğer antioksidan bileşikleri içerir.

Avokado yağının faydaları

İnsanlar avokado yağını genellikle yüksek tansiyon, cilt sorunları, kronik hastalıklar, oksidatif stres, artrit, obezite, yüksek kolesterol, kötü görüş, diş eti iltihabı, iltihaplı sorunlar, besin eksiklikleri ve yüksek kanser riski durumlarına kullanır.

1- Cilt Bakımı: Yüksek E vitamini ve diğer güçlü antioksidanları içerir, cilt sorunlarını çözmek için ideal yağlardandır. E vitamini yeni deri hücrelerinin oluşumunu uyarır, cildi enfeksiyonlardan korur, egzama ve sedef gibi iltihaplı sorunları azaltır, cildin görünümünü iyileştirir ve gençlik katar. (1)

2- Anti-Kanser Potansiyeli Vardır: Meyvede bulunan fitokimyasallar kemo-önleyici özellikler gösterir. Ayrıca meyvenin göğüs kanseri ile savaşılmasında pozitif etkileri vardır. (2) Diyete avokado yağı eklenmesi karotenoidlerin emilimini artırır, bu maddeler kanser riskini düşürür.

3- Kalp-Damar Sağlığını Güçlendirir: Düzenli olarak tüketildiğinde tansiyonu düşürür ve kalp sağlığını iyileştirir. Araştırmalara göre bu yağ böbreklerde hormon cevabını etkiler ve tansiyonu düşük tutar. (3) Bu sayede ateroskleroza ve diğer kalp damar sorunlarına karşı vücudu korur.

4- Görüşe İyi Gelir: İçerisindeki karotenoidler vücutta A vitaminine dönüşür, antioksidan olarak aktivite gösterir, oksidatif stresi azaltır ve kronik hastalık riskini düşürür. (4) A vitamini göz sağlığıyla özellikle ilgilidir, maküler dejenerasyonu öneleyebilir (yaşlanmaya bağlı görme kaybı) ve katarakt oluşumunu yavaşlatır.

5- İltihaplanmaları Azaltır: İçerdiği mono-doymamış yağlar hakkındaki en iyi şey belki de vücutta önemli antienflamatuar etkileri olmasıdır. Sadece kolesterol dengesinin sağlanmasına yardımcı olmaz; kan damarları, arterler, kaslar ve eklemlerdeki doku iltihaplanmalarını da azaltır. Özellikle artriti olanlara faydalı olabilir.

6- Zayıflama: Vücuttaki lipit profilini iyileştir, iyi yağların miktarını artırır, daha fazla enerji üretimi sağlar ve depolanan yağ miktarını azaltır. (5) Bu durum zayıflamanın hızlanmasına fayda sağlar. Özellikle egzersiz ve sağlıklı bir diyet ile desteklenen zayıflama çabalarında daha hızlı netice alınabilir.

7- Sindirim Etkinliğini Artırır: Tüketilen besinlerden mümkün olduğunca çok faydalanmak önemlidir. Avokado yağı bağırsaklardan sağlığa önemli faydaları olan karotenoid antioksidanların emilimini artırır.

8- Ağız Sağlığı: Dişleri, diş etlerini ve ağız dokularını korur, iltihap yapıcı bileşikler olan sitokinlerin salınımını bloklar. Periodontal hastalık durumunda, sitokinlerin önlenmesi dişleri ve diş etlerini sağlıklı tutabilir. (6)

Avokado yağının zararları / Yan etkileri

Avokado yağının yan etkileri olarak raporlanmış çok nadir vaka vardır. Ancak bir reaksiyon olduğunda genellikle ya bölgesel iltihaplanma ya da mide ve bağırsak rahatsızlığı şeklindedir. Ayrıca avokadoya alerjiniz varsa, bu yağı kullanmamalısınız.

  • Alerjik Reaksiyonlar: Nadirdir ancak bazı kişilerde özellikle ağızdan tüketildiğinde alerji yapabilir. Mide bulantısı, kusma, ağrı, ishal ve diğer mide-bağırsak sorunlarına yol açabilir. İlk defa kullanacaksanız vücudunuzun tepkisini görmek için önce küçük bir miktar tüketip bekleyebilirsiniz.
  • Ciltte Tahriş: Çoğu doğal yağda olduğu gibi bu yağda bölgesel kullanımda ciltte tahrişe yol açabilir.
  • Avokado Yağı Dozaj, Kullanım: Tedavi edici etkilerini görmek için günde 300 mg – 600 mg arası avokado yağı kullanılması yeterlidir. Daha yüksek dozajlarda bir yan etki görülmemiştir. Bir sağlık durumu olanların kullanmadan önce doktoruna danışması önerilir.


Patlıcan

Patlıcanın faydaları nelerdir?

Patlıcan Nedir? Neye İyi Gelir?

Koyu morumsu siyah rengi, etli ve büyük gövdesi ile patlıcan Türk Mutfağı’nın önemli sebzelerinden biridir. Mutfak kullanımlarında sebze olarak kabul edilir ancak botanik açıdan bir meyvedir. Dünyanın çoğu bölgesinde yetiştirilse de ana vatanının Hindistan olduğu kabul edilmektedir. Çeşitleri çok olan bir sebzedir, dünya üzerinde İtalyan patlıcanından, Tayland patlıcanına kadar türevlerini bulmak mümkündür. Bu patlıcanların fiziksel özellikleri de oldukça farklı olabilir. Bazılar küçük ve yumurta biçiminde iken, mesela toga patlıcanı, yeşil şeritleri olan turuncu bir sebzedir.

Bilinenlere göre patlıcan Avrupa’da ilk kez 14.yy’da görülmeye başlanmış ve Amerika’ya ise ancak 18.yy’da ulaşabilmiştir.


Dışarıdan patlıcan alırken patlıcanın diri olması ve çok büyük olmaması önemlidir. Genel olarak patlıcanlar ne kadar büyükse acılığı ve tohum sayısı o kadar daha fazladır. Her ne kadar pişmiş olarak tüketimi yaygın olsa da bazı kültürlerde çiğ olarak tüketimi de bulunur. En sağlıklı tüketme yöntemi ızgarada pişirilmiş halidir.

Patlıcanın Sağlığa Faydaları Nelerdir?

Patlıcanlar herhangi bir besinden yüksek miktarlarda içermez ancak çok geniş bir yelpazede çok sayıda besin, vitamin ve mineral barındırırlar. Harika oranlarda lif, folat, potasyum, manganez, C, K ve B6 vitaminleri, fosfor, bakır, tiamin, niasin, magnezyum ve pantotenik asit içerirler. Bilimsel araştırmalar patlıcanın çok sayıda faydası olduğunu ortaya koymaktadır ayrıca geleneksel olarak yapraklarından ve kökünden elde edilen patlıcan suyu ile astım, cilt hastalıkları, mide sorunları, romatizma, iltihaplanma, ayak ağrısı, öksürük, anoreksi, diş ağrısı gibi hastalıklar tedavi edilmeye çalışılmıştır. Günümüz bilim adamları patlıcan çeşitlerinde çok sayıda antioksidan fenolikler bulmuştur. Patlıcan bu maddeler sayesinde kanser ve kalp rahatsızlıklarını önleyebilir ve en güçlü, zararlı radikal etkisizleştiricilerden biridir. Patlıcanın biraz acı olmasının sebebi de bu maddelerdir.

  • Kansere Karşı Savaşır. (1)
  • Kemik Sağlığını Artırır. (2)
  • Beyne İyi Gelir, Beyin Fonksiyonlarını Artırır. 
  • Kalp sağlığını artırır. (3)
  • Kansızlığa (Anemi) İyi Gelir.
  • Zayıflamaya yardımcı olur.
  • Sindirime iyi gelir.
  • Diyabeti kontrol eder, diyabet hastaları için güvenlidir.
  • Hamileler için faydalıdır. Bebek sağlığına iyi gelir, doğum kusurlarını önler.
  • Cilde ve saçlara iyi gelir.

Yapılan bilimsel araştırmaların birinde patlıcanın kabuğunda bulunan nasunin adındaki antosiyanin fitobesinlerinin serbest radikalleri ortadan kaldırarak beyin hücre membranlarındaki lipidleri koruduğunu ortaya koymuştur.

Patlıcan bitkilerin patlıcangiller ailesindendir ve bu ailenin içinde domates, patates, acı biber, kırmızı biber gibi sebzeler bulunur. Çok sayıda beslenme uzmanı çok sık patlıcan tüketilmesinin sağlık sorunlarına yol açabileceğini söylemektedir. Aslında eski Akdeniz Uygarlıkları’nda yaşayan insanlar patlıcan için “mad apple” yani “deli elma” takma ismini kullanmışlar ve bir ay boyunca her gün patlıcan yemenin deliliğe sebep olacağına inanmışlardır.


Kısaca haberdar etmek gerekirse, geçtiğimiz yıllarda, 2012’de ilginç bir gelişme yaşanmıştır. Hindistan’ın ilgili kurumu dünyanın genetik olarak değiştirilmiş bitkiler konusunda lider firması Monsanto’yu yerli patlıcanların genetiğini değiştirme girişimleri sebebiyle dava etmiştir.

Palıcanın Yan Etkileri / Zararları

  • Kızartılarak pişirilen patlıcan yüksek miktarda yağ emer ve kilo ve kalp sağlığı sorunlarına yol açabilir. Ancak fırında pişen patlıcan besin değerini korur ve çok daha sağlıklıdır.
  • Aşırı miktarlarda tüketmek zararlıdır. Patlıcanda bulunan nasunin adı verilen fitokimyasal demir ile bağlanarak hücrelerden demiri çekebilir. İçerdiği oksalatlar böbrek taşı yapabilir.
  • Yüksek miktarlarda tüketilirse alerjik reaksiyonlara sebep olabilir.

Patlıcan Besin Değerleri

Patlıcan100 gr-çiğ
Miktar% Günlük İhtiyaç
Kalori24
Yağdan Gelen Kalori2
Toplam Yağ0 g%0
Doymuş Yağ0 g%0
Trans Yağ
Kolesterol0 mg%0
Sodyum2 mg%0
Toplam Karbonhidrat6 g
Diyet Lifi4 g%2
Şeker2 g
Protein1 g
A Vitamini%1
C Vitamini%4
Kalsiyum%31
Demir%1

*Bu değerler 2000 kalorilik bir günlük diyet için geçerlidir. Kalori ihtiyacınız yaşam tarzınıza göre daha az veya fazla olabilir.

Patlıcan Hakkında Yapılan Bilimsel Araştırmalar

Patlıcan, patates ve domates test edilmiş ve insanda kolon ve karaciğer kanserlerinde tümörleri küçültücü etkileri olduğu bulunmuştur. (4) Bir diğer araştırma da patlıcan özünün insanda fibrosarkomu önleyici etkisi olduğu ortaya çıkarılmıştır. Patlıcanda bulunan delfinidin doğal bileşiğinin fibrokarsinom salgılarının sağlıklı hücreleri yok ederek işgal etmesini önlediği bulunmuştur. (5)


Kaynaklar / Referanslar
Kaynaklar ve Referanslar İçin Tıklayın
  • http://www.sheknows.com/food-and-recipes/articles/3861/how-nutritious-is-eggplant
  • http://nutritiondata.self.com/facts/vegetables-and-vegetable-products/2443/2
  • (1) http://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S0300483X0000202X
  • (2) http://link.springer.com/article/10.1007/s00223-012-9608-3
  • (3) http://en.cnki.com.cn/Article_en/CJFDTOTAL-CJSC201108002.htm
  • (4) http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/15137822 Glycoalkaloids and metabolites inhibit the growth of human colon (HT29) and liver (HepG2) cancer cells, Oct. 2012
  • (5) http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/9581517 Inhibitory effect of delphinidin from Solanum melongena on human fibrosarcoma HT-1080 invasiveness in vitro, Oct. 2012