Kekik

Bir demet kekik...

Kekik nedir? Kekik neye iyi gelir?

Kekik binlerce yıldır tıbbi ve mutfak uygulamalarında kullanılan her mevsim yeşil kalan bir çalıdır. En yaygın kekik türünün bilimsel adı Thymus vulgaris‘tir ve bitki Akdeniz Bölgesi’nin yerlisidir. Ülkemizde en yaygın kullanım şekli baharat formunda kuru kekik olarak kullanımıdır.

Sağlığa olan faydaları arasında stresi rahatlatması, solunum sorunlarını azaltması, kalp sağlığını artırması, bağışıklık sistemini güçlendirmesi, kronik hastalıklara karşı koruması, kan dolaşımını uyarması ve mantar enfeksiyonlarını önlemesi sayılabilir.


Kekiğin sağlığa faydaları nelerdir?

1- Anti-Fungal Özellikleri Vardır: Kekikte en çok bulunan aktif bileşik timoldür. Bu organik bileşik vücutta geniş yelpazede faydalar sağlar, özellikle mantar ve viral enfeksiyonları önlemesiyle bilinir. (1)

2- Solunum Sistemi Hastalıklarını Önleyebilir: Kekiğin en iyi bilinen ve en eski kullanımlarından biri solunum rahatlatıcı ajan olarak kullanımıdır. (2) Eğer bronşit, kronik astım, tıkanıklık, soğuk algınlığı, grip, sinüs tıkanıklığı veya mevsimsel alerjiniz varsa kekiğin balgam sökücü ve antienflamatuar özelliklerinden faydalanabilirsiniz. Solunum yollarından balgam ve mukusu temizler, iltihaplanmaları azaltarak solunumu kolaylaştırır.

İspanya’da yapılan bir araştırmaya göre bütün bu faydaları görmek için çaylara kekik eklenmesi yeterli olabilir. Kekik çayı solunum sorunlarında etkili rahatlama sağlayabilir.

3- Yüksek Antioksidan Kapasitesi Vardır: Şifalı bitkiler arasında antioksidan kapasitesiyle öne çıkar. İçerisinde lutein, zeaksantin ve timonin bulunur ki bu maddeler vücut genelinde serbest radikallere karşı etkili olur. (3) Serbest radikaller hücresel metabolizmanın tehlikeli yan ürünleridir ve sağlıklı hücrelere apoptoz veya mutasyon yoluyla zarar verebilirler. Kekik içerdiği antioksidanlarla hücrelerde ve organlarda serbest radikallerin ve neden oldukları oksidatif stresin önlenmesinde etkili olabilir.

4- Kan Dolaşımını Artırır: Yüksek oranda demir ve diğer temel mineralleri içerir, kırmızı kan hücreleri üretimini, kan dolaşımını ve organlara giden oksijen miktarını artırır. (4) Hem taze hem de kuru kekik yüksek miktarda demir içerir.


5- Kalbi Korur: Antioksidanlar, mineraller ve vitaminlerin harika bir karışımını içeren kekik kalp üzerinde çok sayıda faydalı küçük etkiler yapar ancak içerdiği potasyum ve manganezin faydaları daha önemlidir. Potasyum damarlardaki gerginliği azaltıp tansiyonu düşürebilir.

İngiltere’de laboratuvar fareleri üzerinde yapılan bir araştırmaya göre, farelere kekik yağı verilmesi hayvanlarda antioksidan seviyelerinin ve yaşam boyunca aktifliğin artmasına yol açmıştır. (5) Bu sonuçtan bol kekik tüketilerek kalp ve damar hastalıkları önlenebilir ve daha aktif bir hayat yaşanabilir sonucu çıkar. Ancak elbette hayvan deneylerinin insanlar üzerinde onaylanması gerekmektedir.

6- Göz Sağlığı: Kekikteki karotenoid ve A vitamini bitkiyi göz sağlığı için etkili bir antioksidan ajan yapar. Karotenoidler oküler sistemdeki serbest radikalleri nötralize eder, maküler dejenerasyon ve katarakt gibi hastalıkları önleyebilir.

7- Bağışıklığı Güçlendirir: İçerdiği yüksek miktarda C vitamini bitkiyi doğal bir bağışıklık güçlendirici yapar. C vitamini vücuttaki ilk savunma hattı olan beyaz kan hücreleri üretimini uyarır. Ayrıca hücre, kas, doku ve damarların oluşumu ve onarımı için gerekli olan kollajen üretiminde rol oynar.

8- Stresi Azaltır: Kekikteki vitaminlerden biri de beyindeki stres hormonlarıyla ilgili bazı nörotransmitterler üzerinde güçlü etkileri olan B6 vitaminidir. (Piridoksin) (6) Düzenli olarak kekik tüketmek ruhsal durumun iyileştirilmesine ve zihnin rahatlatılmasına fayda sağlar.


Kekiğin yan etkileri / Zararları

Kekik besin miktarlarında tüketildiğinde güvenlidir. Kısa süreli olarak ağızdan ilaç olarak tüketilmesi güvenlidir. Bazı kişilerde sindirim sistemi rahatsızlığı, baş ağrısı veya baş dönmesi yapabilir.

Kekik yağının cilde uygulanması güvenlidir, bazı kişilerde ciltte tahriş yapabilir. Bu yağın tıbbi dozlarda ağızdan kullanılması hakkında yeterli bilgi yoktur.

Hamilelik ve emzirmede kekik kullanımı: Normal besin miktarlarında kullanılması güvenlidir. Büyük tıbbi dozlar kullanılması hakkında yeterli bilgi yoktur, önerilmez.

Alerji: Kekiğe ve diğer bazı kekik türlerine karşı raporlanmış alerjik reaksiyonlar vardır.


Muz Çayı

Muz çayı ve iki adet muz.

Muz çayı nedir? Neye iyi gelir?

Dünyada ve ülkemizde en yaygın tüketilen muz türleri Güney Amerika’dan gelen Musa balbisiana ve Musa acuminata‘dır ancak ülkemizde yoğun olarak Bozyazı – Anamur arasında yetişen yerli muzdan da muz çayınızı hazırlayabilirsiniz. (1)

Muz çayı hazırlarken aslında iki seçeneğiniz vardır, çayınızı kabuğuyla beraber hazırlamak veya kabuksuz hazırlamak. Muz kabuğu yüksek miktarda besin, potasyum ve diyet lifi içerir. Hiç muz kullanmadan, sadece kabuğundan yapılan çaylar günümüzde giderek popülerleşmektedir ve tüketime oldukça elverişlidirler, yüksek miktarda antioksidan içerirler.

Bazı kişiler için muz çayı pek akla gelen bir çay olmayabilir ancak diğer tüketiciler için ise iki lezzetli besinin -muz ve çay- karışımıdır. İçerdiği vitamin, mineral ve antioksidanlar nedeniyle sağlık için faydalıdır. Uyku düzensizlikleri, ruhsal sorunlar, cilt sorunları, aşırı kilolar ve kalp sağlığı gibi sorunlarda muz çayı içilebilir. Şimdi bu ender içilen çayın faydalarına daha detaylı bakalım.


Muz çayının faydaları

1- Tansiyonu Düşürür: Muz çayı en iyi olarak yüksek miktarda potasyum içermesiyle bilinir. Kalp sağlığına iyi gelir ve tansiyonu düşürür. Vücutta sıvı dengesinin sağlanmasını kolaylaştırır ve kan damarlarındaki gerilimi azaltır.

2- Uykuyu Düzenler: Triptofan, serotonin ve dopamin içerir ki bu maddeler uyku düzeninin sağlanmasında, insomnianın azaltılmasında ve daha dinlendirici ve kesintisiz bir uyku sağlanmasında faydalıdır. (2) Uykusuzluk beyinde beta-amiloid seviyelerini yükselterek Alzheimer riskini artırabilir.

3- Depresyonu Rahatlatır: Dopamin ve serotonin hormon seviyelerini etkiler ve ruhsal durumu iyileştirir. (3) Eğer anksiyete veya depresyon sorunları yaşıyorsanız diyetinize muz çayı eklemek etkili bir doğal destek olabilir.

4- Kemik Yoğunluğunu Artırır: Bu çayda manganez ve magnezyum dahil çok çeşitli mineraller bulunur ve kemik sağlığı üzerinde olumlu etkiler yapar. Düzenli olarak muz tüketmek veya muz çayı içmek ileri yaşlarda olup osteoporoz (kemik erimesi) riski altında olan kişiler için faydalı olacaktır.

5- Sindirime Yardımcı Olur: Hem magnezyum hem de potasyum kas fonksiyonlarının korunması ve iyileştirilmesi için gereklidir. Bu etkileri sindirim yolunda oldukça önemli olabilir. Muz çayı bağırsak hareketlerinin düzenlenmesine katkı sağlayarak kabızlık, hazımsızlık ve ağrıyı azaltabilir, aynı zamanda besin emilimini artırabilir.

6- Bağışıklık Sistemini Güçlendirir: İçerdiği C ve A vitaminleri bağışıklık sistemini güçlendirir. Her iki vitaminde antioksidan rolü üstlenir. C vitamini doğrudan beyaz kan hücreleri üretimine katkı sağlarken, A vitamini retinada oksidatif stresi azaltır, maküler dejenerasyon ve kataraktı önleyebilir. (4)


7- Zayıflamak İçin Muz Çayı Kullanımı: Muz çayının zayıflama çabalarına katkı yapacağı düşünülmektedir. Muz hem çözünür hem de çözünmez lif açısından zengindir, bu iki tür lif sindirimi yavaşlatır, iştahı baskılar, metabolizmayı hızlandırır ve tokluk yaratır. Ayrıca muz çayında bulunan triptofan, serotonin ve dopamin de zayıflama çabalarına olumlu etki yapar.

Muz çayı uykusuzluğa iyi gelir mi?

Yüksek seviyede dopamin, serotonin ve triptofan içerdiği için uyku düzensizliklerine iyi geldiği düşünülür. Muz çayı gerçekten de rahatlatıcı ve sakinleştirici etkiler yapar. Bu kimyasallar meyvede fazla bulunmaz ancak kabuğunda önemli miktarda bulunur. Meyveyi ve kabuğunu daha uzun süre demlerseniz içeceğin kuvveti daha fazla olur. Uykudan önce bir bardak içilmesi stres hormonlarını azaltır, sağlıklı, dinlendirici ve kesintisiz bir uyku uyunmasına yardım eder.

Muz çayının zararları / Yan etkileri

Muz çayının yan etkileri arasında mide bulantısı, kusma, mide rahatsızlığı, hiperkalemi sayılabilir. Bu yan etkiler genellikle aşırı miktarda muz çayı tüketildiğinde görülür. Çoğu kişi için günde 1-2 bardak normal miktardır.

  • Potasyum Fazlalığı: Muz çayı içen bazı kişilerde yukarıda bahsedildiği gibi mide bulantısı ve kusma görülebilir. Bu durumun sebebi genellikle aşırı potasyumdur. (Hiperkalemi) Şiddetli vakalarda bu durum çok ciddi olabilir. Muz çayı tüketimi kontrollü olmalıdır.
  • Tarım İlaçları Riski: Güvenilir kaynaklardan alınmayan muz kabuklarında yüksek miktarda tarım ilacı ve diğer kimyasallar olabilir. Özellikle çayı kabuğuyla beraber demleyenler için risk yüksektir. Bu riski azaltmak için çayı demlemeden önce kabuğu iyice yıkamanız önerilir.

Muz çayı nasıl hazırlanır?

Malzemeler

  • 1 Muz
  • 2 Bardak Su
  • 1 Tarçın Çubuğu
  • 1 Yemek Kaşığı Bal

Hazırlanışı

  1. Suyu ve tarçın çubuğunu bir cezveye koyup kaynatın.
  2. Muzun iki ucunu keserek, kalan kısmını cezveye sığacak şekilde keserek kaynayan suya ekleyin. Eğer isterseniz kabuğunu soyabilirsiniz ancak kabuğunda bol besin vardır.
  3. Muzu ve suyu 10 dakika kadar kaynatıp, ocaktan alın.
  4. Karışımı süzerek tüketebilirsiniz. Eğer isterseniz kaynamış muzu tatlılarda kullanmak üzere ayırabilirsiniz.
  5. Tatlandırmak için bal ekleyip tüketebilirsiniz. Uyumadan önce içmek için harika bir çaydır.
Muz kabuğu çayı nasıl hazırlanır?

Muz kabuğu çayı hazırlamak sadece harika bir çay olduğu için değil, ayrıca atık miktarınızı azaltmak için de iyi bir seçenektir. Bu çay hem detoks yapar hem de dinlendirici bir uyku uyumanıza yardımcı olur.

Malzemeler

  • 1 Muz Kabuğu
  • 2 Bardak Su
  • 1/4 çay kaşığı tarçın tozu

Hazırlanışı

  1. Muz kabuğunun uçlarını kesin. Bu çayda daha önceden dondurduğunuz veya kuruttuğunuz muz kabuklarını kullanabilirsiniz.
  2. Suyu kaynatın ve içine muz kabuklarını ekleyin. 10 dakika kaynatın.
  3. Çayı bardağınıza süzerek tüketebilirsiniz. Lezzet için tarçın ve tatlandırıcılar ekleyebilirsiniz. Bal ile iyi uyum sağlar.


Kuşburnu Çayı

Kuşburnu çayı ve meyveleri...

Kuşburnu nedir? Neye iyi gelir?

Kuşburnu çayı taze, kurutulmuş veya toz kuşburnu meyvelerinden elde edilebilir. Kuşburnu gülgillerden, bilimsel adı Rosa canina olan, Avrupa, Kuzeybatı Afrika ve Batı Asya’da yetişen bir tür bitkidir. Meyvelerinin içi tüylüdür ve çok sayıda tohumu vardır. Sonbaharda olgunlaşır. Kuşburnuna, yabangülü, itburnu, itgülü de denir. (1) Kuşburnu meyvelerinin gıda endüstrisinde ve ilaç sektöründe farklı kullanımları vardır, kuşburnu reçeli, marmelatı veya çayı olarak tüketilebilir.

Meyvenin çayının çok sayıda faydası bulunur, bağışıklığı güçlendirmek, kalp sağlığını korumak, zayıflama ve cildi genç tutmak amacıyla kullanılabilir.


Kuşburnu çayının faydaları

1- Antioksidanlar Açısından Zengindir: Antioksidanlar hücreleri koruyup, serbest radikaller kaynaklı hücre hasarını azaltan maddelerdir. Antioksidanlar açısından zengin besinlerin tüketilmesi kalp hastalığı, kanser ve tip 2 diyabet gibi hastalıklara karşı korur. (2) Kuşburnu hem taze hem de kuru olarak antioksidanlar açısından çok zengindir ancak kuru kuşburnu biraz daha iyidir. Kuşburnu çayı tüketerek vücudunuzun ihtiyaç duyduğu antioksidanları alabilirsiniz.

2- Bağışıklık Sistemini Destekler: Kuşburnu, portakal ve limondan bile daha fazla C vitamini içerir. (3) C vitamini bağışıklık sistemi başta olmak üzere vücutta çok sayıda koruyucu ve güçlendirici fonksiyonda rol oynar. Meyvede C vitamininin yanı sıra yine bağışıklığı destekleyen A ve E vitaminleri bulunur. (4)

3- Kalp Hastalıklarına Karşı Koruyabilir: Yüksek antioksidan içeriği sayesinde kalp sağlığına iyi gelir. Araştırmalara göre C vitamini alımı ve kalp hastalığı riski ters orantılıdır, günde 500 mg C vitamini alındığında kötü (LDL) kolesterol ve kan trigliserid seviyelerinin düştüğü ölçülmüştür. (5) Bilinmelidir ki yetersiz C vitamini alınması, kalp hastalıklarından ölüm riskini artırır. Kuşburnunu kalp için faydalı yapan sadece C vitamini değil, aynı zamanda içerdiği güçlü flavonoid antioksidanlardır.

4- Zayıflamaya Yardımcı Olur: Araştırmalara göre zayıflama çabalarına ciddi şekilde faydalı olabilir. Kuşburnunda tiliroside denen antioksidan bulunur ve bu maddenin yağ yakıcı özellikleri olduğu düşünülmektedir. 32 yetişkinin katıldığı 12 haftalık bir araştırmaya göre: günde 100 mg kuşburnu özütü kullanan kişilerde kiloda ve göbek yağında ciddi azalmalar gözlenmiştir. (6)

5- Tip 2 Diyabete Karşı Korur: Altında yatan mekanizma tam olarak bilinmese de araştırmalara göre tip 2 diyabete karşı korur. Yüksek yağlı diyeti olan laboratuvar hayvanları üzerinde yapılan deneylerde kan şekeri, açlık insülin ve karaciğerde yağ hücresi oluşumu seviyelerini 10-20 hafta kullanıldığında önemli ölçüde düşürmüştür. (7) Bu araştırmalarda kuşburnu özütleri kullanılmıştır, kuşburnu çayının etkileri için daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulmaktadır.

6- İltihaplanma ve Ağrıları Azaltır: Polifenoller ve galaktolipidler gibi iltihap azaltıcı bileşikler açısından zengin bir çaydır. (8) Galaktolipidler hücre membranlarındaki temel yağ tiplerindendir ve eklem ağrısını azaltan antienflamatuar özellikleri vardır. (9) Araştırmalarda osteoartriti olan kişilerin orta vadede kuşburnu kullanması neticesinde eklem ağrılarının ciddi oranda azaldığı, mobilitelerinin arttığı görülmüştür. (10)

7- Cildin Yaşlanmasını Yavaşlatır: Cildin elastikliğinden sorumlu olan ve vücutta en çok bulunan protein kollajendir. C vitamini, kollajen üretiminde görev alır ve cildi güneşe, yıpranmaya ve yaşlanmanın olumsuz etkilerine karşı korur. Kuşburnu hem C vitamini hem de A ve E vitaminiyle beraber belirli karotenoid antioksidanlardan (astaksantin) zengindir, düzenli olarak kullanılması cilt sağlığına önemli faydalar sağlayabilir. 8 haftalık bir araştırmada, günde 3 gram kuşburnu tozu tüketen kişilerin kırışıklarında azalma, cilt nemliliği ve elastikliğinde ise artış görülmüştür. (11)

8- Vücudu Temizler, Detoks Yapar: Laksatif ve diüretik özellikleri vardır. Vücuttan toksinlerin, istenmeyen yağ ve tuzların uzaklaştırılmasını sağlar. Kabızlık, düşük metabolizma hızı veya zayıf bağışıklık sistemi problemleriniz varsa bu çayı tüketmek iyi bir fikir olabilir.


Kuşburnu çayının yan etkileri / Zararları

Çok sayıda faydasına rağmen bazı kişiler için yan etkileri önemli olabilir. Kuşburnu çayı tüketilmesi en güvenli çaylardan biridir ancak yine de aşağıdaki özel durumlar bilinmelidir. Olumsuz sağlık durumu olan kişiler gerekirse kullanmamalıdır.

  • Mide Sorunları: Kuşburnu çayı ishal, mide ağrısı, mide bulantısı ve şişkinlik yapabilir. Bazı kişilerde kabızlık ve kusma görülebilir. Bu durumların en yaygın sebebi aşırı tüketimdir ancak kuşburnuna alerjik olunması benzer durumlara yol açabilir. Alerji durumunda dil, dudaklar ve boğazda şişme görülebilir.
  • Uykusuzluk / Halsizlik: Uyku sorunu olan kişilerde uykusuzluk ve halsizlik yapabilir. Hali hazırda bu tarz bir şikayeti olanların kullanmadan önce doktoruna danışması önerilir.
  • Kanama Düzensizlikleri: Kanın pıhtılaşmasını yavaşlatır, kanama düzensizliği olan kişiler için uygun değildir.
  • Böbrek Taşı: Yüksek C vitamini aşırı tüketimde özellikle erkeklerde böbrek taşı riskini artırabilir.
  • Hamilelikte Kuşburnu Çayı Kullanımı: Hamilelikte kullanımı hakkında yeterli bilgi yoktur ancak hormonal etkileri ve menstrual ağrıları baskılaması sebebiyle birinci ve ikinci üç aylık dönemlerde hamilelere önerilmez.

Kuşburnu çayı nasıl hazırlanır?

Çoğu kişi bütün ve kuru kuşburnundan çay hazırlamayı daha uygun bulur. Bu meyvenin çayını taze, kuru veya öğütülmüş formlarda hazırlayabilirsiniz. Öğütülmüş çaylar daha kuvvetli olur.

Malzemeler

  • Taze ise bir su bardağı civarında kuşburnu, kuru ise dört yemek kaşığı ezilmiş kuşburnu
  • 4 bardak su
  • 4-5 nane yaprağı
  • Bir kaşık bal

Hazırlanışı

  • Çaydanlığa suyu ve kuşburnunu ekleyiniz.
  • Karışımı kaynama noktasına kadar ısıtın.
  • Kaynadıktan sonra kısık ateşte 5 dakika demlenmesini bekleyin.
  • Ocaktan alıp nane yapraklarını ve balı ekleyebilirsiniz. İsterseniz tatlandırıcı kullanabilirsiniz.

Meyan Kökü

Meyan kökü ve anason tohumları...

Meyan kökü nedir? Meyan kökü neye iyi gelir?

Meyan 1-2 metreye kadar boylanabilen, baklagiller ailesinden, odunsu saplı uzun ömürlü bir bitkidir. Anavatanı Rusya ve Çin olan bitkinin kökleri farklı şekillerde ve ürünlerde hem besin hem de sağlığa olan faydaları amacıyla kullanılır. (1) Çok sayıda faydasının yanı sıra ömrü uzattığı, bedene iyilik ve canlılık kattığı düşünülmektedir.

Bitki zengin aroması ve lezzetiyle beraber, sağlığa olan onlarca önemli faydasıyla hızla ünlenmiştir. Ülkemizde marketlerde ve internette kök olarak, baharat olarak, meyan kökü şerbeti, çayı, meyan kökü gıda ve şekerleme ürünleri olarak ve eczanelerde ise meyan kökü kapsül ve besin destekleri halinde satışı yapılır.

Bitkinin kökünde şekerden daha tatlı olan glycyrrhizin maddesi bulunur, bu yüzden meyan kökü şekerlemeleri sağlıklı atıştırmalıklar olarak tüketilmesi tavsiye edilen besinlerdir. Aslında bazı Hristiyan ülkelerde meyan kökü içeren şekerlemelerin çocuklar tarafından sık sık tüketilmesi bir gelenek haline gelmiştir. (2)


Meyan kökünün faydaları

1- Aftöz Ülserler ve Pamukçuk: Ağrılı ve tekrar eden aft ve pamukçuk tedavisinde etkili olduğu kanıtlanmıştır. (3) Bu yaraların ve mantar enfeksiyonlarının iyileşmesini hızlandırabilir.

2- Karaciğer Sağlığı: Karaciğeri koruyucu etkileri vardır. İçerdiği glycyrrhizin maddesi toksisiteyi azaltarak karaciğer düzensizliklerinin tedavisinde etkili olur, ayrıca içerdiği diğer bileşiklerin karaciğer üzerinde antioksidan etkileri vardır.

3- Mide Düzensizlikleri: Helicobacter pylori  ve bazı diğer zararlı bakterilere karşı korur. Dispepsi ve sindirim bozukluklarının tedavisine yardımcı olur. (4)

4- Romatoid Artrit: Çin’de yapılan bir araştırmaya göre, meyan kökü özleri romatoid artrit tedavisinde etkili olan antienflamatuar özellikler gösterir. Araştırmaya göre ağrı ve şişkinliği azaltabilir.

5- Menopoz ve Premenstrual Sendrom: Meyan kökü menopoz ve PMS semptomlarının tedavisinde etkilidir. Vücutta estrojen ve progesteron dengesini sağlayan izoflavonlar açısından zengindir.

6- Antikanser Potansiyeli: İçerdiği polifenoller apoptozu uyarır. (5) Kansere karşı önleyici ve durdurucu etkileri vardır.

7- Kronik Halsizlik Sendromu: İçerdiği glycyrrhizinic asit daha enerjik hissedilmesini sağlar, kronik halsizlik sendromu ve fibromiyalji sendromlarını azaltır.

8- Bağışıklığı Güçlendirir, Gribe Karşı Etkili Olabilir: Vücudun savunma mekanizmasını güçlendirir. Anti-viral bir ajan olan interferon seviyelerini yükseltir, glycyrrhizinic asit ile beraber bağışıklık hücrelerinin eylemlerini uyarır, bakteri ve influenza A gibi virüslere karşı savaşılmasına yardım eder.

9- Tüberküloz (Verem) Semptomlarını Rahatlatır: Tüberküloz tedavisinde etkili olur, hastalıktan iyileşme süresini kısaltır. (6)

10- Enfeksiyonları Tedavi Eder: Çeşitli viral, fungal ve bakteriyel enfeksiyonların tedavisinde etkili olur.

11- Ateroskleroz: Sağlıklı kolesterol seviyelerinin korunmasına yardımcı olan antioksidanlar içerir.

12- Solunum Düzensizlikleri: Boğaz ağrısı, öksürük, soğuk algınlığı, bronşit ve akciğer hastalıklarının tedavisinde faydalıdır. Ayrıca virüs ve bakteri kaynaklı üst solunum yolu enfeksiyonlarında rahatlama sağlar.

13- Detoks Yapar: Hem kalın bağırsağın hem de kanın temizlenmesini artırır. (7) Vücuttan zararlı ve zehirli toksik atıkların uzaklaştırılmasını sağlayabilir.

14- Kadın Doğurganlığını Artırır: Meyan kökü çayı hormonal düzensizlikler sebebiyle yaşanan doğurganlık sorunlarının tedavisinde yardımcı olabilir.

15- Obezitenin Önlenmesine Yardım Eder.

16- Cilt Bakımı: Bu kök cildi iyileştirmede çok etkili olabilir, egzama, ayak mantarı ve sedefe karşı etkilidir. (8) Özlerin bölgesel kullanılması benzer durumlardaki şişme ve kaşınmaya da iyi gelir.


17- Hepatit: Kronik hepatit B virüsü tedavisinde etkilidir. (9) Hepatit B antijeninin salgısını baskılar ve karaciğerin fonksiyonlarını iyileştirir.

18- Saç Bakımı: Kepek oluşumunu ve yağ salgısını azaltarak saçların sağlıklı kalmasını ve görünmesini sağlar.

19- Depresyonu Azaltır: Kadınlarda menopoz öncesi ve sonrası depresyonun azaltılmasında faydalı olabilir. (10) Magnezyum, kalsiyum, beta-karoten gibi temel mineralleri ve depresyona karşı faydalı flavonoidleri içerir.

20- Diş Bakımı: Diş çürüğü ve diş eti iltihabının önlenmesinde ve tedavisinde etkilidir. (11) Antimikrobiyal özellikleri diş plağına yol açan bakterilerin durdurulmasını sağlayabilir. Bu etkilerinden dolayı sıklıkla diş macunu ve ağız gargaralarına eklenir.

21- Nörolojik Düzensizlikler: Bell paralizisi (yüz felci) ve Lyme hastalığı gibi nörolojik düzensizliklerin tedavisinde etkili olabilir. (12)

22- Kalp – Damar Sağlığı: Diyabeti olan kişilerde kardiovasküler stresin azaltılmasında etkilidir. Kan akışının engellenmeden gerçekleşmesine yardım eder ve arterlerde plak oluşumunu önleyebilir.

23- Diyabetik Nefropati: Meyan kökü glabridin içerir, bu maddenin hipoglisemik etkileri vardır. Antioksidan özellikleriyle beraber diyabeti olan kişilerde terapatik etkileri olabilir.

Meyan kökünün zararları / Yan etkileri

Meyan kökü glycyrrhizic asit içerir ve bu madde bazı durumlarda yan etkilere yol açabilir. Halsizlik, düzensiz menstruasyon, ödem, böbrek düzensizlikleri görülebilir. (13)

  • Hipertansiyon ve Aritmi: Bazı kişilerde hipertansiyon, aritmi ve konjestif kalp yetmezliği gibi kalp komplikasyonları yapabilir. (14) Benzer durumu olan kişiler meyan kökü tüketimlerine dikkat etmelidir.
  • Hormonal Durumlar: Vücutta östrojenik etkileri vardır, göğüs kanseri, rahim fibroidleri ve yumurtalık kanseri gibi hormon hassas durumları daha da kötüleştirebilir.
  • Hamilelik ve Emzirme: Hamilelikte aşırı tüketimi önerilmez, erken doğum ve düşüğe sebep olabilir.
  • Cinsel Komplikasyonlar: Erkeklerde testosteron seviyelerini düşürüp cinselliğe olan ilgiyi azaltabilir.
  • İlaç Etkileşimleri: Diüretik ilaçlarla etkileşime girebilir. Potasyum seviyelerinin aşırı düşmesine yol açabilir. Kortikosteroidlerle etkileşime girebilir. (15, 16, 17)


Karanfil Çayı

Karanfil, karanfil çayı ve yapraklar...

Karanfil Çayı Nedir?

Karanfil ağacı olarak adlandırılan Syzygium aromaticum bilimsel adlı ağacın kurutulmuş ve öğütülmüş çiçek tomurcuklarından karanfil çayı demlenebilir. Karanfil baharatı da denen, ağacın bu tomurcukları çay olarak tüketilmesi dışında mutfak ve sağlık amaçlı diğer kullanımlara sahiptir. Tomurcuklar güçlü bir antioksidan olan eugenol, C vitamini, flavonoidler, lif, kalsiyum ve belirli omega-3 yağ asitleri açısından zengindir. Karanfil çayı yüzyıllardır tüketilen bir çaydır ve karanfil tomurcukları çok sayıda tıp geleneğinde yeri olan bir bitkidir.


Karanfil Çayının Faydaları Nelerdir?

Karanfil çayının önde gelen faydaları arasında; sindirimi iyileştirmesi, kabızlığı rahatlatması, ateşi düşürmesi, ciltteki enfeksiyonları temizlemesi ve zayıflamayı hızlandırması sayılabilir.

1- Sinüs Enfeksiyonları: Karanfil çayı ve içerisindeki aktif bileşikler sinüslerdeki iltihaplanmaların rahatlatılmasında etkili olabilir. (1)

2- Sindirim: Bu çayı tükettiğinizde hem tükürük hem de mide sıvılarının salgısı çoğalır, bu sayede sindirim hızlanır ve kolaylaşır. (2) Bağırsaklarda peristaltik hareket tetiklenir ve kabızlık ve bağırsak iltihabı riski düşer.

3- Ateş: Doğal antienflamatuar özellikleri sayesinde ateş düşürücü olarak idealdir. Nesillerdir bağışıklık sistemini güçlendirmek ve ateşi dindirmek için kullanılmıştır.

4- Bağırsak Parazitleri: Antibakteriyel, anti-fungal ve anti-parazitik özellikleri vardır. Bağırsak parazitlerinin önemli bir sorun olduğu coğrafi bölgelerde çok popüler bir çaydır. (3)


5- Artrit: Romatoid artrit sorunu olanlarda, iltihap azaltıcı ve ağrı kesici özellikleri olan eugenol içeriği sayesinde eklemlerde rahatsızlık ve ağrıya iyi gelir. Bu etkileri çayın hem ağızdan hem de bölgesel olarak kullanılmasında görülür. (4)

6- Zayıflama: Metabolizmayı uyaran, hızlandıran ve anahtar besinleri taşıyan herhangi bir çay zayıflamaya yardımcı olabilir, karanfil çayı da bu tür bir çaydır.

7- Cilt Sağlığı: İçerisindeki güçlü antioksidanlar sayesinde, oksidatif stres, kırışıklar, yaş lekeleri ve kızarıklıkları azaltabilir. (5)

Karanfil Çayının Zararları / Yan Etkileri

Karanfil çayı tüketmenin bazı yan etkileri olabilir, bu etkiler özellikle aşırı tüketimde ortaya çıkar.

  • Gebelik komplikasyonları
  • Mide-bağırsak rahatsızlıkları
  • Kas ağrısı
  • Güçsüzlük
  • Titreme, ateş, öksürük gibi hastalık işaretleri
  • Nefes alma güçlüğü

Önemli sayıda kişinin karanfile alerjisi vardır. Yukarıdaki yan etkilerin çoğu karanfil doğrudan yendiğinde ortaya çıksa da çayı özellikle hassas bir sistemi olan bazı kişiler için hala tehlikeli olabilir. Karanfil çayını diyetinize eklemeden önce doktorunuza danışmanız önerilir.


Karanfil Çayı Nasıl Hazırlanır?

Malzemeler:

  • 3 bardak su
  • 1/2 yemek kaşığı karanfil
  • 1 tarçın çubuğu (isteğe bağlı)
  • Çok az zencefil (isteğe bağlı)
  • Bal (isteğe bağlı)
  • Portakal dilimleri (isteğe bağlı)

Hazırlanışı:

  • Suyu kaynatın ve altını kapatın.
  • Yarım yemek kaşığı karanfili havanda iyice ezin ve suya ekleyin.
  • Yukarıdaki adımdan hemen sonra eğer kullanıyorsanız, portakal, zencefil ve tarçını ekleyebilirsiniz.
  • Karışımın 20-30 dk. demlenmesini bekleyin.
  • Süzüp, ılımasını bekledikten sonra tüketebilirsiniz. Eğer tatlandırmak istiyorsanız bal ekleyebilirsiniz.

Limon Kabuğu ve Çayı

Doğranmış limon kabukları ve faydaları...

Limon kabuğu nedir? Limon kabuğu neye iyi gelir?

Limon, bilimsel adı Citrus limon olan greyfurt ve portakal gibi yaygın bir narenciyedir. Genellikle suyu tüketilir ancak araştırmalara göre bioaktif bileşenlerle dolu olan kabuğu çok sayıda fayda sağlayabilir.

Limon kabuğu deyince meyvenin ilk olarak renkli ve ince olan kabuğun dış yüzeyi akla gelir, limon kabuğu olarak bu kısım kullanılabilir. Bu katmanın altında ince beyaz bir kısım, onun da devamında daha kalın lifli bir kabuk bulunur. Limon kabuğu kullanılmak istendiğinde, kabuğun tamamının kullanılması daha iyidir ama özel amaçlar için üstteki ince bölümde tercih edilebilir. Bu kısımların organik bileşikler, besin, vitamin ve lif içerikleri farklıdır. Limon kabuğunun besin içeriği bu kabukları atmamak için başlı başına bir sebeptir.

Limon kabuğunun ve çayının faydaları

1- Yüksek Besin Değeri Taşır: Çok küçük miktarlarda tüketilse de çok besleyicidir. Bir yemek kaşığı, 6 gram limon kabuğunda bir gram karbonhidrat, bir gram lif ve günlük C vitamini ihtiyacının %9’u vardır. Ayrıca küçük miktarlarda kalsiyum, potasyum ve magnezyum içerir, içerisindeki D-limonene bileşiğinin sağlığa olan bazı ciddi faydaları vardır.

2- Ağız ve Diş Sağlığını Destekler: Limon kabuğu ağızda mikroorganizmaların büyümesini önleyen antibakteriyel maddeler içerir. Araştırmalara göre bakteri kaynaklı yaygın ağız ve diş hastalıklarına karşı etkili olabilir. (1)

3- Antioksidanlar Açısından Zengindir: Antioksidanlar serbest radikallerle savaşarak hücre hasarını önleyen bitki bileşikleridir. (2) Limon kabuğu hem D-limonene hem de C vitamini açısından zengindir. (3) Bu maddelerin tüketilmesi kalp hastalıkları ve diyabet gibi durumlara karşı güvenlik önlemi almak anlamına gelebilir, bağışıklık sistemini tetikler ve güçlendirir. Bir araştırmaya göre limon kabuğu greyfurt ve mandalina kabuğuna göre daha yüksek antioksidan aktiviteye sahiptir. (4)

4- Antimikrobiyal ve Antifungal Özellikleri Vardır: Kabuğun çeşitli antimikrobiyal ve antifungal (mantar enfeksiyonlarına karşı) özellikleri vardır. Bir laboratuvar tüpü deneyinde antibiyotik direnci olan bakterilere ciddi oranda zarar verdiği ve büyümelerini azalttığı gözlenmiştir. (5)


5- Bağışıklık Sistemini Güçlendirir: Flavonoid ve C vitamini içeriğiyle bağışıklık sistemini güçlendirir. Özellikle yaygın soğuk algınlığı ve nezlede etkili olur.

6- Kalp Sağlığını Koruyabilir: Yüksek tansiyon, kolesterol ve obezite kalp hastalıkları için risk faktörleridir. Araştırmalara göre C vitamini ve limon kabuğundaki temel lif olan pektin tüketilmesi bu riskleri azaltır. 344,488 kişi üzerinde yapılan bir deneye göre günde 10 mg flavonoid tüketilmesi kalp hastalığı riskini %5 azaltmaktadır. (6) D-limonene kan şekerini, trigliserit seviyelerini ve kötü kolesterolü düşürür.

7- Antikanser Özellikleri Vardır: C vitamini belirli kanser türleri riskinin düşmesiyle yakından ilgilidir. D-limonene de özellikle mide kanserine karşı antikanser özellikler taşır. (7) Laboratuvar ortamında yapılan deneylerde mide kanserine karşı etkili olduğu gözlenmiştir. Ancak ne olursa olsun limon kabuğu bir tedavi veya çözüm olarak düşünülmemelidir. Bu bulguların onaylanması için insan deneylerine ihtiyaç vardır.

8- Safra Taşını Tedavi Edebilir: Bazı araştırmalar D-limonene madddesinin safra taşı tedavisinde etkili olabileceğini önermektedir. Safra taşı olan 200 kişinin katıldığı bir araştırmada, bu maddenin çözeltisinin enjekte edildiği kişilerin %48’inde safra taşları tamamen temizlenmiştir ve bu tedavinin ameliyata alternatif olabileceği düşünülmektedir. (8)

9- Cilt Sağlığı: C vitaminiyle beraber güçlü antioksidanlar içerir, cilde sağlıklı bir görünüm katar. Oksidatif stresin kırışıklık, leke, iz ve yaşlanma belirtileri gibi olumsuz etkilerinin düzeltilmesine fayda sağlar.

10- Kolesterolü Azaltır: Yüksek lif içeriğiyle sindirimin optimize edilmesini sağlayabilir, besin emilimini artırır, kolesterolü düşürür ve zayıflama çabalarına yardımcı olur.

11- Kemik Yoğunluğunu Artırır: Limon kabuklarında iyi miktarlarda iz mineraller bulunur; bu mineraller kemik yoğunluğunun artmasına ve yaşlılıkla ortaya çıkan kemik erimesinin önlenmesine fayda sağlar.


Diğer kullanımları

Limon kabuğu yemekler ve sağlık amaçlı kullanımlarının dışına kozmetik ve ev malzemesi olarak kullanılabilir. En yaygın kullanımları:

  • Çok amaçlı temizlik maddesi: Beyaz sirke ve limon kabuğu karışımı birkaç hafta bekletildiğinde güçlü bir temizlik maddesine dönüşür.
  • Buzdolabı ve çöp kovası parfümü: Kokuları gidermesi için buzdolabının veya çöp kovasının en altı kısmına bir miktar limon kabuğu konulabilir.
  • Paslanmaz çelik temizleyicisi: Ürünün üzerine biraz tuz serpip, lekeleri limon kabuğuyla temizleyebilirsiniz. Daha sonra suyla durulayın.
  • Kettle temizleyicisi: Kettle’ı su ve limon kabuğuyla doldurun ve içerisindeki plakların temizlenmesi için kaynatın. Durulamadan önce karışımın bir saat kettle’da kalmasını sağlayın.
  • Vücut temizleyicisi: Şeker, zeytin yağı ve limon kabuğu ıslak cilde masaj yapmak için kullanılabilir.
  • Yüz maskesi: Pirinç unu, limon kabuğu tozu ve süt karışımı ile cildi ve ölü deriyi temizleyen peeling ve temizlik losyonu elde edilebilir.

Limon kabuğunun zararları ve yan etkileri var mıdır?

Limon kabuğunun kayıtlara geçmiş bir yan etkisi bulunmamaktadır. Ancak bilinmelidir ki limon kabuğunda zirai ve böcek ilacı kalıntıları bulunabilir. Bu yüzden kullanmadan önce iyice temizlenmelidir, bakterilerden ve diğer zararlılardan arındırılmalıdır.

Limon kabuğu çayı nasıl hazırlanır?

Lezzetli bir ev yapımı limon kabuğu çayı şu şekilde hazırlanabilir.

Malzemeler: 2 limon kabuğu, 15 gram şeker, 1 litre su, 1 yemek kaşığı limon suyu ve nane yaprakları

Hazırlanışı: Suyu kaynatın, limonun kabuklarını ve şekeri bir sürahinin içerisine koyun, biraz sertçe karıştırın. Kaynar suyu karışımın üzerine dökün. Soğuyunca bir yemek kaşığı limon suyu ekleyin. Taze nane yapraklarıyla süsleyip servis edebilirsiniz.


Geven Çayı

Geven çayı ve geven otu kökleri...

Geven çayı nedir?

Eğer geven otu çayı tüketirseniz çok sayıdaki antioksidan etkisinden ve sağlığı genel olarak güçlendirmesinden faydalanırsınız.

Bu çay bilimsel adı Astragalus membranaceous olan geven otunun köklerinin demlenmesiyle elde edilir. Bitkinin kökü hem ülkemizde hem de kökenini aldığı Çin’de çeşitli geleneksel tedavilerde kullanılır ancak genel olarak bağışıklık sistemi güçlendirici bir bitki olarak bilinir. Bitkinin kökünde yüksek miktarda flavonoidler, saponinler ve polisakkaridler bulunur. Ayrıca bitki önemli bileşikler olan adaptojenler barındırır, bu maddeler organizmanın metabolik tepkilerini değiştirebilir.


Geven otu çayının faydaları

1- Bağışıklık Sistemi: Öncelikli olarak bağışıklık sistemi toniği olarak bilinen geven otu çayı, T-hücrelerini aktifleştirir ve vücuttaki serbest radikalleri zarar vermeden etkisizleştirir, zararlı patojenleri temizler. (1)

2- Enerji Seviyeleri: Metabolik fonksiyonları iyileştirerek düzenli içenlere sağlıklı ve taze bir enerji sağlar. (2)

3- Kalp ve Damar Sağlığı: Kan damarı dokularını ve arterleri güçlendirir, trigliserit seviyelerini düşürür. Harika bir kalp ve damar sistemi koruyucusudur. (3)

4- Solunum Problemleri: Geleneksel tıpta göğüs enfeksiyonları, öksürük ve astıma karşı tavsiye edilir. Solunum dokularında yumuşatıcı ve antienflamatuar etkileri vardır.

5- Sindirim: Bağırsaklardaki iltihaplanmaları rahatlatır, besin emilimini artırır ve kabızlık, şişkinlik, ağrı ve genel mide rahatsızlığını azaltır. (4)


Geven otu çayı nasıl hazırlanır?

Gerekli süre: 8 dakika.

Bu tarifte kurutulmuş geven kökü tozu kullanılmaktadır. Eğer taze geven otu kökü kullanacaksanız 55 gram kullanınız.

  1. Malzemeler

    2 çay kaşığı geven kökü tozu, 2 bardak su

  2. Yapılışı

    Suyu kaynatın, suya geven köklerini ekleyerek 3-4 dakika kaynamaya bırakın, ne kadar çok kaynatırsanız çayınız o kadar güçlü olur. Karışımı süzünüz. Ilık olarak veya buzdolabında soğutulmuş olarak tüketilebilir.

Geven otu çayının yan etkileri / Zararları

Harika faydaları olsa da farkında olunması gereken bazı riskler vardır. Özellikle otoimmün hastalıkları veya kanama düzensizlikleri olan kişiler bilinçli olmalıdır. Kökler bağışıklık sistemini uyarır, bu durum bazı hastalıkları daha kötü hale getirebilir. Diyetinize eklemeden önce doktorunuza danışmalısınız. Ayrıca bazı kişiler geven otuna alerjik olabilir; mide rahatsızlığı ve diğer yaygın alerji belirtilerini yaşayabilirler.


Karnıyarık otu (Psyllium)

Karnıyarık otu tohumları...

Karnıyarık otu (Psyllium husks fibre) nedir? Neye iyi gelir?

Besin ve diyet takviyeleri kullanan kişiler, ülkemizde eczanelerde satışı olan psyllium, psyllium husk fibre, karnıyarık otu tohumu kapsülleri gibi ürünlerden haberdar olabilir. Bu ürünlerin tamamı karnıyarık otu tohumundan elde edilir, tohumlar aktarlardan ve internetten satın alınabilir, otsu bir bitkidir ve yüksek seviyede değerlidir; çünkü musilaja dönüştürülebilir. Doğal bir diyet lifidir, çoğu kişi laksatif (müshil) olarak değerlendirse de tohumu değerli kılan diğer özellikleri de vardır. Asya bölgesinde yaygın olarak yetişir. (1) Son yıllarda popülerliği artmakta olan bir bitkidir.

Değerli musilaj, tohum kabuğundan gelir ve bu jelatinimsi maddeyi elde etmek içim tohumun %25’i kullanılır. Bu tohumun lifleri suya bağlanır ve hacminin on katı kadar su emer, bu sayede vücuda olumlu etkileri olur. İlaç firmaları tohumlardan ve tohumun musilajından büyük miktarlarda satın alım yapar, yani sağlığa olan pozitif etkileri kanıtlanmıştır.


Karnıyarık otu tohumunun faydaları nelerdir?

1- Kolesterolü Düşürür: Bitki önemli miktarda diyet lifi içerir. Diğer diyet liflerinde olduğu gibi kolesterolü düşürerek kalp sağlığını önemli düzeyde iyileştirebilir. (2) Fazla diyet lifi, yemeklerden emilen kolesterolü azaltır, damarlara ve arterlere yapışmasını önler. Bu sayede ateroskleroz ve diğer kalp hastalıkları riskleri düşer. Ayrıca karaciğerde üretiminde kolesterol kullanılan safra salgısını artırır.

2- Sindirim Sorunları, Kabızlık ve İshalde Kullanımı: Karnıyarık otunun birincil fonksiyonu bağırsaklarda suya bağlanarak sindirim sisteminin etkinliğini artırmaktır. (3) Eğer ishal sorununuz varsa bu tohumlar dışkının kütle kazanmasına ve bağırsak hareketlerinin normalleşmesine yardımcı olabilir. Eğer kabızlık sorununuz varsa, rahatsızlığı azaltır, peristaltik bağırsak hareketlerini uyarır ve düzgün boşaltıma yardım eder. İltihaplanma ve diğer sorunlara karşı etkili olur, hemoroid (basur) ve mide ülserlerine de iyi gelir.

3- Kan Şekeri Seviyelerini Düşürebilir: 2010 yılında yapılan bir araştırmaya göre psyllium besin takviyeleri diyabet tedavisinde olan kişiler için ek destek olarak kullanılabilir. (4)

4- Kilo Verme: Diyet lifi hakkındaki en iyi şeylerden biri tokluk hissi yaratmasıdır ve zayıflamaya çalışan kişiler için bu hissiyat çok önemlidir. Yemekler arası atıştırmaları önleyebilir, kilo aldırmadan enerjinizi korumanıza yardım eder.

5- Tansiyon: Diyet lifleri hakkında yapılan çeşitli araştırmalarda lif alımının tansiyonu düşürdüğü gösterilmiştir ancak karnıyarık otu düzenli kullanımda sürekli olarak tansiyonu düşürür. (5) Bir damar genişletici olmasa da, kalbe giden damarlarda tansiyonun düşmesinde etkili olur.

6- Antienflamatuar Özellikleri: Karnıyarık otu tohumlarından elde edilen musilajın ince ve kalın bağırsaklarda iltihaplanmaları azalttığını gösteren birden fazla araştırma vardır. (6) Nadir musilajın bağırsaklardaki aktivitesi kalın bağırsakta rahatlama yapar ve tedavi edici etkiler gösterir.

7- Vücudu Temizler: Çoğunlukla laksatif olarak değerlendirilse de yüksek düzeyde etkili bir liftir. Vücutta etkili biçimde detoks etkisi yapar, mide ve bağırsak sistemlerini temizler. (7)

Karnıyarık otunun (psyllium) zararları / Yan Etkileri

Eğer hamileyseniz bu tohumları ve besin desteklerini diyetinize eklemeden önce doktorunuza danışınız. Eğer yutma ve bağırsaklarda blokaj sorunlarınız varsa bu problemleri kötüleştirir. Nadir durumlarda rinit ve anafilaksi gibi alerjik yan etkileri görülebilir. Bütün diğer bitkisel takviyelerde olduğu gibi etkisini görmek için ilk başta küçük miktarlarda kullanmanız önerilir.

Gaz ve mide ağrısı ortaya çıkabilir. Bu sorunlar oluşursa veya kötüleşirse doktorunuza veya eczacınıza söyleyiniz.

Bitkinin başka yan etkileri daha olduğu düşünülmektedir. Farklı etkileri olması durumunda doktorunuza danışınız. (8)


Kaynaklar ve Referanslar

Dul Avrat Otu

Dul avrat otu, beyaz fon, yapraklar ve meyveler...

Dul avrat otu nedir? Neye iyi gelir?

Dul avrat otu sağlığa olan çok sayıdaki faydasıyla bilinen, özellikle sindirim, karaciğer sağlığı ve hormon dengesine olan önemli etkileriyle öne çıkan bir bitkidir. Ayrıca cilt kalitesinin iyileşmesinde, iltihaplanmaların azaltılmasında ve tansiyonun düşürülmesinde etkili olur.

Çiçekli bir iki yıllık olan dul avrat otunun bilimsel adı Arctium lappa‘dır. (1) Bitkinin yaprakları ve kökü sağlığa olan etkileri sebebiyle önemlidir. Dul avrat otu kökleri, kök sebzesi olarak mutfak tüketimine uygundur, kurutulmuş yaprak ve tohumları ise dul avrat otu yağı yapımında kullanılabilir. Günümüzde eczanelerde veya internette bitkinin besin desteği olarak kapsüllerini veya kremlerini bulabilirsiniz. Sağlık amacıyla çayının, yapraklarının, tohum ve köklerinin kullanımı yaygındır.


Dul avrat otunun faydaları nelerdir?

1- Harika Bir Antioksidan Kaynağıdır: 2010 yılında yapılan bir araştırmaya göre dul avrat otu kökü, kuersetin, luteolin ve fenolik asitler gibi farklı türlerde güçlü antioksidanlar içerir. Antioksidanlar vücudu serbest radikal hasarından korur, çeşitli hastalıkların önlenmesine ve tedavisine yardımcı olur. Antioksidan aktivitesi iltihaplanmaların azaltılmasını sağlar. Özellikle osteoartriti (kireçlenme) olan hastalara yardımcı olabilir.

2- Kandan Zehirli Maddeleri Temizler: En yaygın geleneksel kullanımlarından biri kanı temizlemek amacıyla kullanılmasıdır. Son bulgulara göre dul avrat otu kökü kan dolaşımından toksinleri uzaklaştırabilir.

3- Bazı Kanser Türlerini Önler: Sadece kanı temizlemekle kalmaz, belirli kanser türlerini önleyebilir. 2011 yılında yapılan bir araştırmada özellikle pankreas kanserine karşı etkili olmuştur. 2016 tarihli bir başka bilimsel araştırmaya göre ise (2) kanserli hücrelerin büyümesine önemli ölçüde müdahalede bulunabilir.

4- Afrodizyak Olarak Etkili Olabilir: Bir diğer geleneksek kullanımı afrodizyak olarak kullanılmasıdır. Farelerde yapılan deneylerde cinsel fonksiyonları güçlendirmiş ve cinsel aktivitede artışa neden olmuştur. (3) İnsanlar üzerinde daha fazla araştırmaya gerek duyulmaktadır ancak anekdotsal kanıtlar bu bulguyu desteklemektedir.

5- Cilt Hastalıklarının ve Sorunlarının Tedavisinde Etkili Olabilir: Akne, sedef ve egzama durumlarında uzun yıllardır kullanılmaktadır. Antienflamatuar ve antibakteriyel özellikleri bölgesel olarak cilde uygulandığında etkili olur. Bölgesel yanıkların iyileşmesine de yardımcı olur.


6- Tansiyonu Düzenler: Yüksek miktarda potasyum içerir, kardiovasküler sistemin rahatlamasını sağlar, ateroskleroz, kalp krizi ve felç riskini düşürür. (4)

7- Sindirime Yardımcı Olur: İçerdiği lif sindirim sistemi sağlığının artırılmasında etkili olabilir. Kabızlık, şişkinlik, kramp ve ülserlerin önlenmesini sağlayabilir. Özellikle çözünür ve prebiyotik bir lif olan inülin lifi içerir ki; bağırsaklardaki iltihaplanmaların ve zararlı bakterilerin önlenmesini sağlar. (5)

8- Diyabeti Kontrol Eder: Neredeyse bütün lif türleri vücutta insülin ve glukoz dengesinin sağlanmasına yardımcı olur ancak inülin özellikle etkilidir ve diyabetin ve diyabetle ilgili semptomların şiddetinin azaltılmasıyla doğrudan ilgilidir. Hayvanlar üstünde yapılan bir deneyde dul avrat otu özlerinin hipoglisemik etkileri gözlenmiş, diyabeti olan kişilerde lipid profillerinin ve enzim seviyelerinin yönetilmesine yardımcı olduğu belirlenmiştir. (6) Aslında, geleneksel İran tıbbında bu amaçlarla kullanılmaktadır.

9- Karaciğeri Temizler: Bitkiye acı tadını veren kimyasallar safra ve sindirim sıvılarının salgılanmasını uyarır, karaciğerin toksinleri hızlıca temizlemesine ve sistemden uzaklaştırmasına yardım eder. Karaciğerin temel işlevlerinden biri kandan toksinleri uzaklaştırmaktır ve dul avrat otunun içerdiği organik bileşikler ve bileşenler bu fonksiyonun güçlendirilmesini sağlar.

10- Hormon Dengesini Sağlar: Hormon düzensizlikleri yıkıcı ve zor olabilir. Bu sorunların önlenmesi için sağlıklı beslenmek ve gerektiğinde doğru bitkilerden faydalanmak önemlidir. Dul avrat otu estrojen gibi bazı hormonların karaciğerde metabolize edilmesine yardımcı olur. (7) Aşırı estrojen tehlikeli ve hatta ölümcül düzensizliklere yol açabilir.

11- Bağışıklığı Güçlendirir: Yüksek miktarlarda C ve E vitamini içerir, bağışıklığı yüksek düzeyde olumlu etkiler. Bu antioksidan vitaminler hücre ve doku sağlığına iyi gelir, çok sayıda hastalığın önlenmesine yardım eder.


Dul avrat otunun yan etkileri / Zararları

Dul avrat otu kökünün çocuklarda kullanımına ilişkin yeterli araştırma yoktur. Bu yüzden bir doktorun gözetimi dışında asla çocuklara vermeyiniz. Dul avrat otu kullanımının bazı potansiyel riskleri:

  • Bitkiyi ormandan toplamanız tehlikeli olabilir, dul avrat otuna benzeyen zehirli diğer bitkiler bulunur. Yüksek seviyede zehirli olan güzelavrat otu ile karıştırılabilir, iki bitki genellikle beraber yetişir.
  • Eğer besin takviyesi olarak kullanıyorsanız, yeterli miktarda su tüketmeyi unutmayınız. Diüretik olduğu için su kaybını artırır.
  • Kasımpatı ve papatyalara alerjiniz varsa, dul avrat otu köküne alerjik olabilirsiniz.
  • Hamile kadınlar veya hamile kalmaya çalışan kadınlar dul avrat otu kökü veya besin takviyelerini kullanmamalıdır.

Kaynaklar ve Referanslar

Hayıt

Hayıt ağacı meyveleri...

Hayıt nedir? Hayıt neye iyi gelir?

Hayıt meyvesi veya tohumları küçük bir çalı ağacı olan hayıt ağacında yetişir, bitkinin bilimsel adı Vitex agnus-castus‘tur. Bu familyada yer alan diğer bitkilerin büyük bölümü tropikaldir ancak hayıt ağacı sıcak bölgelerde iyi yetişir. (1) Bitkinin sağlık üzerinde çeşitli etkileri vardır ancak bugün hala kullanılmasını ve tanınmasını büyük ihtimalle cinsel sağlık üzerinde yaptığı etkilere borçludur. Hayıt meyveleri veya kuru tohumlar hem kadınlarda hem erkeklerde cinsel sağlığı ve libidoyu iyileştirir, kadınlarda özellikle üreme sistemi üzerindeki etkilerinin daha kuvvetli olduğu düşünülmektedir.

Bitkinin taze meyveleri, kuru tohumları, çiçekleri, yaprakları çeşitli tıbbi amaçlar için kullanılabilir. Ayrıca günümüzde çok sayıda, hayıt tohumu ve özleri içeren besin desteği ve kapsülleri bulunmaktadır. Hayıt tohumlarında bulunan bazı aktif maddeler, kadınlarda hormon sağlığını düzenlemek amacıyla üretilen belirli ilaçlarda yer almaktadır ancak ağacın ve meyvelerinin etkileri hakkında araştırmalar devam etmektedir. (2)


Hayıtın faydaları nelerdir?

Hayıt ağacının ürünleriyle ilgili bilinen çok sayıda geleneksel kullanım vardır. Bitki günümüze kadar kadın doğurganlığını artırmak, sivilce ve akne izlerini azaltmak, büyümüş prostatı küçültmek ve böcek ilacı amacıyla kullanılmıştır. Ancak eğer bu meyveleri veya kuru tohumları özel bir tıbbi durumu tedavi etmek için kullanıyorsanız, kullanmadan önce doktorunuza danışmanız iyi bir tercih olacaktır.

  • Bir besin takviyesi olarak kullanıldığında (kapsül, tablet, toz vb.) ruhsal değişimler ve ağrı gibi PMS semptomlarını minimize eder.
  • Menstrual ağrı şikayetiniz varsa, tohumları düzenli olarak kullanmak uzun vadede iyileşme sağlar.
  • Myomları (fibroid) küçültür ve azaltır.
  • Kadın doğurganlığını önemli ölçüde artırabilir, estrojen seviyelerini dengeler.
  • Göğüs hassaslığını azaltır. (3)
  • Anne sütünü artırır.
  • Erkelerde prostatta görülen iltihaplanmaları azaltır.
  • Migreni tedavi eder, tansiyonu düşürür.
  • Libidoyu artırır.
  • Zayıflamaya yardımcı olur.
  • Kırıkların iyileşmesini hızlandırır.
  • Böcekleri uzak tutar.
  • Rahim fibroidleri oluşması riskini azaltır.
  • Endometriomayı tedavi edebilir.
  • Amenore (adet görememe) sorununu önler.

Hayıtın zararları / yan etkileri

Çok fazla hayıt meyvesi, tohumu veya besin takviyesi tüketmenin bazı yaygın yan etkileri şöyledir:

  • Mide bulantısı
  • Midede rahatsızlık
  • Uyuma zorlukları
  • Kilo alma
  • Bölgesel iltihaplanmalar veya lekeler
  • Eğer hamileyseniz veya emziriyorsanız üreme sistemine olan etkileri tehlikeli olabilir, kullanmaktan kaçınmanız önerilir. (4)
  • Bazı vakalarda menstruasyon semptomlarını kötüleştirebilir.

Eğer hayıt tüketirken, nefes alma zorluğu veya yüzde ve boyunda şişme gibi alerjik reaksiyonlar oluşuyorsa hemen bir doktora görünün. Doğum kontrol hapı kullanıyorsanız, bitki ilaçların etkisini değiştirebilir, dikkatli kullanmanız önerilir.


Hayıt tohumu çayı nasıl hazırlanır?

Evde kolaylıkla hayıt çayı hazırlayabilirsiniz. Bu çay sade olarak içilmesi rahat bir çaydır ancak çok sayıda kişi içerisine anason, tarçın veya gül yaprakları eklemeyi tercih eder.

  • 4 bardak suyu kaynar hale getirin.
  • 1 yemek kaşığı hayıt meyvesini ezin.
  • Sıcak suyu ezilmiş meyvelerin üzerine dökün.
  • 10 dakika kadar demlendikten sonra sıcak veya soğuk tüketime uygundur.
Kaynaklar ve Referanslar