Zerdeçallı Süt (Altın Süt)

Zerdeçallı süt (Altın süt)

Zerdeçallı süt nedir?

Zerdeçallı süt veya diğer adıyla altın süt; kurutulmuş zerdeçal kökü veya tozuyla sütün karıştırılmasıyla hazırlanan sarı renkli bir içecektir. İçecek Hint mutfağına özgü geleneksel bir toniktir, oradan Avrupa ve Amerika’ya sonrada ülkemize yayılmıştır. Lezzeti biraz acıdır ve süt zerdeçalın baharat tadını hafifletir. İçecek geleneksek olarak sadece zerdeçal ve süt ile yapılır ancak içerisine kakule tozu, öğütülmüş zencefil, biber, karanfil ve tatlandırıcılar eklenebilir. (1)

Zerdeçaldaki antioksidanlar, aktif bileşikler ve sütteki mineraller bir araya gelince vücut için üst düzeyde sağlıklı bir içecek ortaya çıkar. Vücuda genel olarak fayda sağlar, özellikle etkili olduğu alanlar bulunur.


Zerdeçallı sütün faydaları

1. Cilt Bakımı: Antioksidan içeriğiyle antiaging etkiler yapar ve cilt sağlığını artırır. Bu içeceğin bölgesel olarak cilt üzerinde kullanılması da iltihap, tahriş, sivilce, sedef ve diğer cilt durumlarında faydalı olur. (2)

2. Sindirime Yardımcı Olur: Zerdeçalda kurkumin bulunur. Antiseptik ve antibiyotik bir madde olan kurkumin, bağırsaklardaki iltihaplanmaların azaltılmasında etkili olarak sindirimi rahatlatır, mide ağrılarına ve şişkinliğe iyi gelir, bakteri dengesine olumlu etkiler yapar. Ayrıca 2008 yılında yapılan bir araştırmaya göre safra üretimini artırarak yağ yakımını hızlandırır. (3)

3. Zayıflama: Zerdeçal tüketimi yağ dokusunda yeni yağ hücrelerinin oluşumunu önleyebilir. Bu sayede daha fazla kilo alımı durdurularak zayıflama çabalarından daha iyi netice alınabilir. (4)

4. Solunum Problemlerini Rahatlatır: 2014 yılında yayınlanan bir makaleye göre, antibakteriyel ve antiviral özellikleri vücuda saldıran çok çeşitli patojenlere karşı etkili olur. Ayrıca zerdeçal yağı solunması aşırı mukusun atılmasını sağlayarak öksürüğü rahatlatır ve astıma karşı koruma sağlar. (5)

5. İltihaplanmaları Azaltır: Bu sıcak içecek vücut genelinde; boğazdan kas ve eklemlere kadar iltihaplanmalara karşı etkili olabilir. İçerdiği kurkumin maddesi etkili bir antienflamatuardır. Oksidatif stresi ve gereksiz bağışıklık sistemi cevaplarını azaltır.

6. Anti-Kanserojen Özellikleri Vardır: Zerdeçallı süt son yıllarda ünlenen etkili bir antikanser içeceğidir, bu amaçla alternatif tıpta kullanımı vardır. Bu etkisinin sebebi zerdeçalın güçlü bir antioksidan olan kurkumin maddesi içermesidir. Kurkumin kanser gibi kronik hastalıklara yol açan oksidatif stresi ve hücre mutasyonunu önleme kapasitesine sahiptir. (6)

2008 yılında yapılan araştırmalara göre bu madde belirli kanser hücrelerinde hücre ölümünü uyarır, kanserli hücrelerin hayatta kalmasını azaltır, metastazı ve çoğalmayı önler, hastalığın ilerlemesini durdurabilir. (7)

7. Karaciğer Sağlığını Destekler: Vücut için çok iyi bir detokstur, özellikle karaciğerin temizlenmesinde faydalı olabilir. Bazı laboratuvar deneylerinde zerdeçal özlerinin ilaç veya bağımlılık yapıcı madde kaynaklı karaciğer hasarına karşı koruduğu gösterilmiştir. Karaciğerde oksidatif stresi önler ve hatta Hepatit C virüsünün karaciğer hücrelerine bulaşmasını önleyebilir.

8. Ruhsal durumun iyileşmesine yardımcı olur. Beyin sağlığına ve hafızaya iyi gelir.

9. Kalp hastalıklarına karşı koruyabilir.


Zerdeçallı süt (Altın süt) tarifi, nasıl hazırlanır?

Evde zerdeçallı süt yapmak isteyenler internette bir dizi çeşitli tarif bulabilir. Uzmanlar toplamda en fazla 25-30 gram zerdeçal kullanılarak hazırlanan içeceklerden günde 2-3 bardak içilmesinde bir sakınca olmadığında hemfikirdir. Süt yerine süt alternatifleri kullanılabilir ancak süt ile tüketilmesi daha yaygındır.

Malzemeler

  • 3/4 çay kaşığı zerdeçal tozu
  • 1 bardak süt (veya badem sütü, soya sütü, hindistan cevizi sütü)
  • 1/2 çay kaşığı kakule tozu (isteğe bağlı)
  • 1/4 çay kaşığı zencefil (isteğe bağlı)
  • 1 çay kaşığı bal/şeker

Hazırlanışı

  • Sütü bir cezvede ılıklaşıncaya kadar 3-4 dakika ısıtın
  • Şimdi zerdeçal, kakule ve zencefili süte karıştırın.
  • Ocağı orta seviyeye ayarlayın ve 1-2 dakika daha pişirin.
  • Ardından karışımı süzüp tüketebilirsiniz.
  • Eğer isterseniz zencefil yerine biber ekleyebilirsiniz. Soğuk algınlığı ve öksürükte çok etkili olur.

Buzlu Çay (Ice Tea)

Buzlu çay ve limon - iced tea

Buzlu çay (ice tea) nedir? Neye iyi gelir?

Buzlu çay, normal sıcak tüketilen çayın yaygın tüketilen soğuk versiyonudur. Buzlu çay tüketiminde çay tüketimi genellikle sıcak çaya göre daha fazla olur. Dünyada ve ülkemizde buzlu çay deyince farklı varyasyonları bulmak mümkündür, en yaygın olarak şeftali, limon, karpuz gibi çeşitli meyvelerle tatlandırılmış buzlu çaylar tüketilir. Bütün bu çeşitlerin içeriğinin %90’ından fazlası bildiğimiz siyah çaydır.

Buzlu çayın sağlığa olan faydalarının normal olarak siyah veya yeşil çayın faydaları ile aynı olması beklenir ve öyledir de; ancak tüketilme sıklığı, tüketildiği mevsim ve tüketiliş biçimi siyah çayın bütün faydalarının yanı sıra diğer faydalar sağlayabilir.


Buzlu çay (ice tea) içmenin faydaları

Ice tea aynı siyah çay gibi kafein, polifenoller, kateşinler, antioksidanlar, vitaminler ve mineraller içerir. Tatlandırılmamış buzlu çaylar şeker içermediği için bazı tüketiciler için daha sağlıklı olabilir, antioksidan ve besin içerikleri daha yüksek olabilir.

1- Zayıflamaya Yardımcı Olur: Şekersiz buzlu çayın kalorisi düşüktür ve metabolizmayı hızlandırır, zayıflamaya çalışan kişilere faydalı olur. Özellikle asitli içecekler ve diğer şekerli içeceklerin yerine tüketilmeye başlandığında değişim farkedilir. Buzlu çay şekersiz olduğunda kalori aldırmadan tok hissetmenize yardım eder.

2- Kronik Hastalıklar: Siyah çayda flavonoidler denen güçlü bileşikler vardır. Bu maddeler kanserin ve diğer kronik hastalıkların önlenmesiyle doğrudan ilgilidir. (1) Flavonoidler antioksidan özellikler gösterir, oksidatif stres ve doku iltihaplanması yapan serbest radikalleri etkisizleştirirler.

3- Bağışıklık Sistemi: Çayda bulunan antioksidanlar ve besinler bağışıklık sistemini uyarır, vücudun kendini patojenlere ve enfeksiyonlara karşı korumasını kolaylaştırır. Bazı hazır buzlu çayların içerisinde ayrıca askorbik asit (C vitamini) yer alır ve bağışıklık sistemine ekstra destek olurlar.

4- Kemik Sağlığı: Bir yaz içeceği olan buzlu çayda önemli miktarda manganez ve florür yer alır ve kemik erimesinin önlenmesine ve kemik mineral yoğunluğunun korunmasına yardım eder. (2) Bu maddeler ayrıca diş çürümesinin önlenmesine de katkıda bulunur.

5- Kalp Hastalıkları: İçerdiği güçlü antioksidanlar çok sayıda kronik durumun önlenmesine fayda sağlar. Kalp-damar hastalıkları da bu durumlardandır. Siyah çay kalbin arter ve kan damarlarındaki iltihaplanmaların azaltılmasına yardımcı olur.

6- Diyabet: Buzlu çay içmek, süt ve şeker içermediğinde tip 2 diyabet riskini düşürür. (3) Diyabet başlangıcı olan veya risk grubunda olan kişiler için şekersiz buzlu çay harika bir içecektir.


Buzlu çayın (Ice tea) zararları / Yan etkileri

Buzlu çay şekersiz olduğunda, siyah çay içmekten farksızdır. Şeker ve çay miktarında aşırıya kaçılmadığı sürece buzlu çay en güvenli içeceklerden biridir. Aşırı miktarda şekerli buzlu çay içmek aşağıdaki yan etkileri yapabilir.

  • Diyabet
  • Böbrek taşı
  • Kalp-damar hastalıkları
  • Obezite
  • Felç

Yeşil Çay

Bir fincan yeşil çay...

Yeşil Çay Nedir? Yeşil çay neye iyi gelir?

Yeşil çay, siyah çayın elde edildiği, bilimsel adı Camellia sinensis olan aynı çay bitkisinden elde edilir. Yani aslında bu iki çay aynı çaydır ancak işlenme şekilleri farklı olduğu için birbirinden çok farklı iki çay ortaya çıkar. Normal siyah çay, çay yapraklarının fermente edilmesi sonucu elde edilir. Bu fermantasyon süreci sonucu çay yapraklarının rengi ve kokusu değişir, içerdiği kafein ve tanin miktarı artar. Yeşil çay ise taze olarak hasat edilmiş çay yapraklarının hemen buhara tutulması sonucunda fermantasyonun ve renk değişiminin önlenmesi ve kuru yeşil yaprakların ve renginin korunması yöntemiyle elde edilir. Her iki çayın sağlığa faydaları arasında oldukça büyük farklar bulunabilir. Yeşil çay tıbbi kullanımlara daha yatkındır ve belirli durumlarda siyah çaydan daha etkili olabilir.

Yeşil çayın sağlığa faydaları detaylı olarak incelenmiştir. Özellikle kanserin önlenmesi ve tedavisinde, kalp ve kardiovasküler hastalıklarda, yüksek kolesterolün kontrol edilmesi için, romatoid artritte, diş çürümesi ve enfeksiyonlarda ve çok sayıda diğer durumda yeşil çay diyete eklemek için harika bir seçenektir. Hem önleyici hem de tedavi edici özellikleri vardır. Yeşil çayda bulunan epigallocatechin-3 gallat (EGCG) antioksidanı kemo-önleyici özellikleriyle sağlığınızı iyileştirir. (1)


Yeşil Çayın Faydaları Nelerdir?

Yeşil çayın sağlığa olan faydalarının birincil sebebi olarak içerdiği kafein, kateşin polifenolleri ve teanin maddelerinin antioksidan özellikleri gösterilmektedir. Yeşil çay antioksidanlarının en önemli sağlık faydalarını aşağıda bulabilirsiniz.

1- Yaşlanmayı Yavaşlatır, Cilt Sağlığını Artırır: Vücutta oluşan serbest radikaller vücudu çeşitli şekillerde yıpratır ve yaşlanmaya sebep olur. Antioksidan açısından zengin olan yeşil çay oksidanları veya serbest radikalleri nötralize eder, yani etkisizleştirir. Çayda bulunan antioksidanlar arasında en güçlü olanı
epigallocatechin gallate‘dir. (2) Yeşil çayın düzenli tüketilmesi yaşlanma belirtilerini etkili olarak geciktirir.

2- Uyarıcı, Enerji Verici ve Tazeleyici Etkileri Vardır: Her türlü çayın bu kadar popüler olmasının sebeplerinden biri çayların metabolizmayı uyarıcı etkileri olmasıdır. Bu etkinin sebebi çay yapraklarındaki kafein ve tanenlerdir. Bu maddeler aşırı kullanıldığında yan etkiler yapabilir ancak oldukça güçlü uyaranlardır. Bu yüzden bir bardak çay hem enerji verir hem de tazeler. Yeşil çay diğer çaylar gibi halsizlik, tembellik, uykululuk ve enerji ve kan dolaşımı düşüklüğü gibi durumlarda iyi bir tercihtir. (3)

3- Bağışıklığı Güçlendirir: Araştırmalara göre düzenli olarak yeşil çay içen kişiler yaygın bakteriyel ve viral enfeksiyonlara kolay kolay yakalanmaz. Bu çay bağışıklığı güçlendirir. İçerdiği kateşinler, bakteri ve virüslerin enfekte etmek için sağlıklı hücre duvarlarına tutunmasını önler, ayrıca mikropların yaydığı toksinleri temizleyebilir. Yeşil çay antimikrobiyal özellikleriyle mikrop ve fungilerin sebep olduğu ağız kokusu, dizanteri, ishal, diş çürümesi, hazımsızlık, grip, öksürük ve soğuk algınlığı ve kolite karşı koruyabilir.

4- Astrenjan Özellikleri Vardır (Sıkılaştırıcı – Damar Büzücü): Yeşil çayın güçlü özelliklerinden biri de astrenjan olmasıdır. Astrenjan maddeler kasları ve cildi sıkılaştırabilir. Yeşil çayı içmeseniz bile günlük olarak ağzını çalkalamanız diş etlerinde yeterli kasılmaları sağlar, diş eti çekilmesi ve diş sorunlarını önleyebilir. Ayrıca daha güçlü ve sağlıklı saçlar için saçlarınızı düzenli olarak yeşil çayla yıkayabilirsiniz.

5- Kanseri Önler: Araştırmalara göre yeşil çayın güçlü antikanser özellikleri vardır. (4) İçerdiği antioksidanlar serbest radikalleri etkisizleştirip kanserli hücrelerin ölmesine ve bu dokularda apoptoza sebep olabilir. (5, 6) Serbest radikaller erken yaşlanma dışında belirli kanser türlerinden de sorumludur. Yeşil çayda bulunan kateşinler ise nitrosaminler vb. kanserojenlerin oluşumunu önleyip genel olarak kanser riskini düşürür.

  • Göğüs Kanseri: Harvard’da yapılan bir araştırmaya göre yeşil çay tüketimi ve göğüs kanseri riski arasında açık bir bağlantı bulunamamıştır. (7)
  • Prostat Kanseri: Japonya’da yapılan bir diğer araştırmaya göre yeşil çay tüketimi erkeklerde ileri düzey prostat kanseri riskini düşürür. (8)
  • Kolorektal Kanserler: Yeşil çay tüketimi artıkça kolorektal kanserlerin (kalın bağırsak kanseri) görülme oranı düşer. (9)

Ayrıca, polifenoller açısından zengin yeşil çayın kanser hastalığında önleyici tedavi olarak kullanılmasının desteklenmesi için daha fazla klinik kanıt ve geniş çaplı deneylere ihtiyaç duyulmaktadır. (10)

6- Kolesterol Seviyelerini Düşürür: Araştırmalara göre yeşil çay LDL (kötü) kolesterolü önemli ölçüde düşürür. (11)

7- Kalp ve Damar Sağlığını İyileştirir: İçerdiği çeşitli bileşenler tansiyonu düşürerek felç ve koroner kalp rahatsızlıkları riskini düşürür.

8- Diyabeti Kontrol Eder: Eğer şekersiz tüketilirse, yeşil çayın alkali doğası kandaki glukoz seviyelerinin düşmesine yardımcı olur. Dahası, antioksidan ve astrenjan özellikleri pankreasın daha iyi çalışmasını sağlar. Pankreasın fonksiyonlarının iyileşmesi daha etkili ve düzenli insülin salgılanması anlamına gelir. Yeşil çayın bu faydaları diyabet başlangıçlarını önleyebilir.

9- Zayıflamaya Yardımcı Olur: Belki bir çok kişi inanmayacaktır ancak yeşil çay metabolizmayı hızlandırıp vücuttaki yağ depolarının daha hızlı tüketilmesini sağlar ve zayıflamaya yardımcı olur. Her sabah bir veya iki bardak yeşil çay içmek birkaç haftada birkaç fazla kiloyu vermenizi sağlayabilir. (12)

10- Kuvvet ve Dayanıklılığı Artırır: Sıkı bir antrenmandan sonra sadece bir bardak yeşil çay içtiğinizde, birkaç set için daha anında hazır hale gelirsiniz. Ayrıca yeşil çay kas ağrısını da azaltabilir. Her ne kadar piyasada çok sayıda bulunan enerji içecekleri kadar tüketilmese de; Çin veya Japonya’da dövüş sanatları ve farklı diğer sporların uygulayıcıları tarafından ilk sırada tercih edilir.

11- Vücudu Temizler, Detoks Etkisi Gösterir: Alkollü içkilerin ve uykusuzluğun sebep olduğu akşamdan kalma ve halsizlik gibi durumlarda yeşil çay en iyi seçeneklerden biridir. Sabahları içilen büyükçe bir bardak limonlu yeşil çay üzerinizdeki mental ve fiziksel rahatsızlığı hızlıca yok edebilir. Yeşil çay ve limon alkolün tüketici etkilerini neredeyse hemen ortadan kaldırmak için en popüler çözümlerden biridir.


Yeşil Çayın Zararları -Riskler-

Yeşil çay tüketmenin riskleriyle, siyah veya beyaz çay tüketmenin riskleri neredeyse aynıdır ve özellikle çayların kafein ve tanen içermesi kaynaklıdır. Çayın gösterdiği etkileşimler içerdiği kafein ve tanen oranına göre değişebilir. Çoğu kişi bu yan etkilerden haberdardır ancak yine de aşağıdaki risk ve özel durumlardan iyice haberdar olmak gerekir.

  • Hamilelik ve emzirme döneminde yeşil çay tüketimi: Hamilelik ve emzirme döneminde normal miktarlarda, günde 1-2 bardak kadar yeşil çayın güvenli olduğu düşünülür. Aşırı miktarlarda kafein almak düşük ve diğer tehlikelere yol açabilir. Uzak durunuz.
  • Triterpen Saponinler: Bu bileşikler kırmızı kan hücrelerini parçalar ve halihazırda var ise anemi ve halsizlik gibi durumları tetikleyebilir. (13)
  • Tanenler: Tanenler kompleks proteinlerin basit proteinlere yakılmasına ve absorbe edilmesine müdahale edebilir.
  • Ksantin Alkaloitleri: Bazı araştırmacılar bu alkaloidlerin ürik asit oluşumunu ve birikimini artırdığını düşünür ve bu yüzden safra ve böbrek taşı oluşumuna yol açabileceği kanısındadırlar.
  • Diğer Riskler: Uzun süreli ve aşırı miktarlarda yeşil çay tüketimi kafein sebebiyle insomnia, yorgunluk, sinirlilik, hassasiyet, baş ağrısı, hipertansiyon, dengesiz kalp atışı, iştah kaybı, kasılmalar, kabızlık ve kafein bağımlılığı yapabilir. Kafein bağımlısı olan kişiler kafein yokluğunda çoğunlukla akut kabızlık, hassasiyet ve konsantrasyon kaybı yaşar.

Yeşil Çayın Besin Değerleri

Yeşil çay %99.88’i su olan kalorisiz bir içecektir ve günde 4-5 bardak içmek normal sayılır. İyi bir su kaynağıdır, vücudun ihtiyaç duyduğu suyu sağlar.

İçerisindeki bileşiklerin önemli bir kısmını antioksidanlar ve alkaloidler oluşturur. İçerdiği antioksidanlardan EGCG, antioksidan olarak C vitamini veya E vitaminden kat kat daha kuvvetlidir.

Yeşil çayda A vitamini, B1, B2, B3, C ve E vitaminleri bulunur.

Yeşil çayda ayrıca aminoasitler, pektin, glukoz, sükroz, fruktoz gibi karbonhidratlar, klorofil ve triterpen saponinler gibi pigmentler bulunur.

Yeşil çay kafein içerir ancak kafein miktarı diğer kafein kaynaklarına göre daha düşüktür.


Ne kadar ve ne zaman yeşil çay içilmelidir?

Günde bir bardak yeşil çay içerek faydalarını görebilirsiniz ancak daha belirgin olarak faydalarını görmek için günde bir bardak yetmez. Nasıl siyah çayı tüketiyorsak, yeşil çay da aynı şekilde tüketilir. Bazı diyetisyenler günde 2 bardak önerirken, bazıları 5 bardak diyebilir.

Diğer bir soru yeşil çayın ne zaman içilmesi gerektiğiyle ilgilidir. Aslında yeşil çayı her zaman tüketebilirsiniz ancak yeşil çay içmek için en iyi zamanlar midenizin boş olmadığı sabahları 10-11 arası, öğünler arası, egzersiz yapıyorsanız egzersizlerden önce ve uyumadan 2 saat öncedir. (14)

Kaynaklar ve Referanslar

Kahve

Bütün kahve çekirdekleri

Kahve Nedir? Kahve Neye İyi Gelir?

kahve çekirdeği elde edilen kahve meyveleri
Kahve ağacında kahve çekirdeği elde edilen kahve meyveleri

Kahve günümüzde, su ve çaydan sonra dünyanın en popüler 3. içeceğidir. Dünyada en çok kahveyi Finlandiyalılar tüketirken, Amerika nüfusu ikinci sırayı alır. Sağlığa faydaları ve yan etkileri farklı platformlarda sık sık tartışılır ve bu tartışmaların tamamını kahvenin oldukça faydalı olduğu yönündeki düşünceler kazanır. Araştırmalara göre modern dünyada yeterince sebze ve meyve tüketemeyen insanın en önemli antioksidan kaynaklarından biridir. Bu yazımızda kahvenin bilimsel araştırmalar neticesinde ulaşılan sağlığa faydalarından ve yan etkilerinden bahsediyoruz ancak önce “Kahve nedir?” sorusunu cevaplamakta fayda var.

Kahve, kökboyasıgiller familyasından Coffea cinsi ağaçların çekirdeklerinden farklı üretim ve farklı pişirme metotları neticesinde elde edilen bir içecektir. Kahve ağacı 9 metreye kadar boylanabilir. Çekirdek elde edilen meyveler bir döngü halinde olgunlaştığı için aynı kahve ağacında kahve çiçekleri, yeşil meyveler ve olgunlaşmış meyveler bir arada olabilir. Bu ağaçlar 100 yıla kadar yaşayabilir ancak en verimli yılları 7-20 yaşları arasıdır. Dünyada en çok kahve üreten ülkeler sırasıyla Brezilya, Vietnam ve Kolombiya’dır. (1, 2)


Hazır kahve tüketmektense, organik veya doğal espresso, filtre veya türk kahvesi tüketmek kahvenin faydalarından tamamen yararlanılmasını sağlayabilir. Hazır kahveler de faydalıdır ancak bu faydalar sınırlı olabilir, aşırı hazır kahve tüketmek bazı kişilerde daha kuvvetli yan etkiler yapabilir.

Kahvenin Faydaları Nelerdir?

1- Kahve Enerji Üretimini ve Zihinsel Performansı Artırır: Kahve tüketmek daha az yorgun hissetmenizi sağlayabilir ve enerji seviyelerini yükseltir. Bu etkinin sebebi uyarıcı madde kafein içermesidir. Kafein dünyada en çok tüketilen psikoaktif maddelerden biridir. (3) Kahve içtikten sonra kafein kan dolaşımına geçer ve oradan beyne ulaşır. Beyinde, kısıtlayıcı etkileri olan adenosin nörotransmitterini bloklar. Bu gerçekleştğinde norepinefrin ve dopamin seviyeleri artar, nöronların aktifliği yükselir. (4)

Çok sayıda kontrollü insan çalışmaları kahvenin beynin çeşitli fonksiyonlarını nasıl iyileştirdiğini göstermektedir. Bu fonksiyonlar arasında hafıza, ruhsal durum, dikkat, enerji seviyeleri, reaksiyon süresi ve genel zihinsel fonksiyonlar bulunur. (5, 6)

2- Kahve İçmek Yağ Yakımını Hızlandırır: Kafein neredeyse bütün ticari yağ yakıcı besin takviyelerinin içerisinde bulunur. Yağ yakımına yardımcı olan birkaç doğal maddeden biridir. Birden fazla araştırma kafeinin metabolizma hızını %3 ile %11 arasında artırdığını göstermektedir. (7) Diğer araştırmalar ise kafeinin obez bireylerde yağ yakımını %10, normal bireylerde ise %29 oranında artırdığını belirtiyor. (8) Ancak bu etkiler uzun süreli kahve tüketicilerinde giderek azalıp kaybolabilir.

3- Kahve Fiziksel Performansı Önemli Ölçüde Artırır: Kafein kandaki adrenalin seviyelerini yükseltir ve bu hormon vücudu fiziksel aktiviteye hazırlar. Aynı zamanda yağ hücrelerini yaktığı için vücudun ihtiyaç duyduğu enerjiyi sağlar. Bu etkileri nedeniyle fiziksel performansı ortalama olarak %11-12 oranında iyileştirir. (9) Spor salonuna gitmeden yarım saat önce bir kahve içmek iyi bir tercih olabilir.

4- Kahve Besin Değeri Taşır, İçerisinde Vitamin ve Mineraller Bulunur: Kahve çekirdeklerindeki besinlerin büyük kısmı bir bardak kahveye kadar ulaşır. Bir büyük fincan kahve (180 gr); günlük B2 vitamini ihtiyacının %8’ini, B5 vitamininin %5’ini, manganez ve potasyumun %2’sini, magnezyum ve niasinin %2’sini karşılar. (10) Bu miktarlar çok fazla olmasa bile, günde birkaç bardak kahve içen çok sayıda kişi olduğu için önemli olabilir.

5- Tip-2 Diyabet Riskini Düşürür: Bazı etkilerinden dolayı kahve tüketen kişilerde tip 2 diyabet riski büyük oranda düşüktür. Araştırmalara göre en çok kahve içen kişilerde diyabet görülme riski %23-50 daha düşüktür. Bir araştırma bu oranı %67 olarak göstermiştir. (11, 12, 13) 457,922 kişinin katıldığı toplam 18 bilimsel araştırmanın gözden geçirildiği bir incelemede günde içilen her 1 bardak kahvenin tip 2 diyabet riskinin %7 düşmesiyle ilişkili olduğu belirlenmiştir. (14)

6- Alzheimer ve Demansa Karşı Koruyabilir: Yaşın ilerlemesiyle zihinsel fonksiyonlarda gerilemelere sebep olan farklı hastalıklar ortaya çıkabilir. Bu hastalıkların tedavi edilmesi veya önlenmesi beslenme alışkanlıklarıyla yakından ilgilidir. Hastalıkları önlemek için sağlıklı beslenme ve egzersiz çok önemlidir. Bunların yanı sıra kahve içmek ciddi anlamda faydalı olabilir. Birden fazla bilimsel araştırma kahve tüketen kişilerin Alzheimer’a yakalanma riskinin %65 daha düşük olduğunu göstermektedir. (15, 16)

7- Parkinson Riskini Düşürür: Parkinson, Alzheimer’dan sonra en yaygın görülen ikinci nörodejeneratif durumdur. Alzheimer hastalığında olduğu gibi bilinen tedavisi yoktur ve bu yüzden önleyici yaklaşımlar daha da önem kazanır.

Bazı araştırmalar kahve içen kişilerde Parkinson görülme riskinin %32-60 arası daha düşük olduğunu göstermektedir. (17, 18) Araştırmalara göre bu etkilerin sebeplerinden biri kafeindir, çünkü kafeinsiz kahve tüketenlerde bu etkiler görülmemiştir. (19)

8- Karaciğeri Korur: Karaciğer 100’lerce önemli fonksiyonu olan bir organdır. Hepatit, karaciğer yağlanması ve diğer bazı yaygın görülen hastalıklar özellikle karaciğeri etkiler. Bu hastalıkların çoğu siroza sebep olabilir. İlginç bir şekilde kahve karaciğeri siroza karşı koruyabilir. Günde 4 bardak veya daha fazla kahve içen kişilerde siroz görülme riski %80 daha düşüktür. (20, 21, 22)

9- Depresyona Karşı Savaşır, Mutluluk Verir: Depresyon sanılandan çok daha yaygın bir hastalıktır ve çok sayıda kişi depresyonda olduğunun tam olarak farkında olmayabilir. 2011 yılında Harvard’da yapılan bir araştırmaya göre günde 4 bardak kahve için kişilerin depresyona girme riski %20 daha düşüktür. (23) 208,424 kişinin incelendiği bir araştırmaya göre ise günde 4 bardak veya daha fazla kahve içen kişilerin intihardan ölme ihtimali %53 daha düşüktür. (24)

10- Kahve İçmek Çeşitli Kanserlere Karşı Koruyabilir: Kahve karaciğer kanseri ve kolorektal kansere (kalın bağırsak) karşı koruyabilir. Araştırmalar kahve tüketenlerin karaciğer kanserine yakalanma riskinin %40 daha düşük olduğunu belirtiyor. (25) Ayrıca cilt kanserine karşı koruyabilir.

11- Kalp Hastalığına Sebep Olmaz, Felç Riskini Düşürür: Kahve tüketmek tansiyonu yükseltir, bu doğrudur ancak yükseliş düşük etkili ve sadece 3-4 mm/Hg olur ve düzenli kahve tüketiminde yükseliş miktarı da giderek düşer. (26) Ancak tansiyondaki yükselişler bazı kişilerde kalıcı olabilir, bu yüzden aşırı kafein almaktan kaçınılmalıdır. (27) Bu bilgiden sonra araştırma neticelerini vermek gerekirse, kahve kalp hastalığı riskini artırmaz. (28) Tam tersi olarak kahve içen kadınlarda kalp hastalıkları daha az görülür. Ayrıca bazı araştırmalara göre kahve içenlerde felç riskinin %20 daha az olduğu gözlenmiştir.

12- Kahve Tüketmek Ömrü Uzatabilir: Kahve içenlerin daha az hastalandığı yönünde bazı düşünceler bulunur. Çeşitli gözlemsel araştırmalar da kahve tüketen kişilerin ölüm riskinin daha düşük olduğunu belirtmektedir. 18-24 yaş aralığındaki kişilerde yapılan geniş çaplı araştırmalara göre, kahve içen erkeklerde ölüm riski %20, kadınlarda ise %26 daha düşüktür. (29) Bu etkinin özellikle tip 2 diyabeti olan kişilerde daha güçlü olduğu görülmektedir. 20 yıllık bir araştırmaya göre, kahve içen diyabet hastalarında ölüm riski %30 daha düşüktür. (30)

13- Batı Diyetindeki En Büyük Antioksidan Kaynağıdır: İçerisinde bol fastfood bulunan standart bir batı diyetiyle beslenen kişiler için kahve diyetlerinin en sağlıklı parçalarından biri olabilir. Bunun sebebi kahve çekirdeklerinin antioksidanlar açısından zengin olmasıdır. Araştırmalara göre çok sayıda kişi kahveden, meyve ve sebzelerden olduğundan daha fazla antioksidan almaktadır. (31, 32) Kahve dünyadaki en sağlıklı içeceklerden biri olabilir.

14- Kahve İçmek Gut Hastalığı Riskini Düşürür: Kahve tüketen erkeklerde gut görülme riski daha düşüktür.

Kahvenin Yan Etkileri / Zararları

Kahve tüketmek çoğu yetişkin için güvenlidir. Kafein içeren kahve tüketirken aşırı kullanımdan kaynaklanan yan etkiler ve özel durumlarda kahve tüketmek hakkında bilgili olunmalıdır. Aşırı kahve tüketmek (33):

  • Anksiyete / Panik Atak
  • Uykusuzluk (Insomnia)
  • Sindirim Sorunları
  • Rabdomiyoliz (Kas hücrelerinin yıkımı)
  • Kafein Bağımlılığı
  • Yüksek Tansiyon
  • Yüksek Kalp Atış Hızı
  • Halsizlik
  • Sık idrar ve aciliyet hali
  • Kalsiyum eksikliği yapabilir.

Kahvenin Besin Değeri (10)

Kahve180 Gram / 1 Büyük Fincan - Öğütülmüş Kahve Çekirdeğinden Demlenmiş
Miktar% Günlük İhtiyaç
Kalori1.8%0
Yağ Kaynaklı Kalori0.3
Toplam Yağ0.0 g%0
Doymuş Yağ--
Trans Yağ--
Kolesterol0.0 mg%0
Sodyum3.6 mg%0
Toplam Karbonhidrat0.0 g%0
Diyet Lifi--
Şeker--
Protein0.2 g%0
Riboflavin0.1 mg%8
Pantotenik Asit0.5 mg%5
Tiamin0.0 mg%2
Niasin0.3 mg%2
Folat3.6 mcg%1
Manganez0.0 mg%2
Potasyum87.2 mg%2
Fosfor5.3 mg%1
Magnezyum5.3 mg%1
Kafein71.2 mg

*Bu değerler 2000 kalorilik bir günlük diyet için geçerlidir. Kalori ihtiyacınız yaşam tarzınıza göre daha az veya fazla olabilir.

Bir Günde Ne Kadar Kahve İçilmelidir? Ne Kadar Kahve Fazladır?

Kahvenin faydalarını tam olarak görmek için günde 1 bardaktan daha fazla içmek daha iyidir. Günlük olarak ne kadar kahve tüketileceği kişiden kişiye büyük farklılıklar gösterebilir. O gün boyunca yapılan işe, o günkü beslenmeye ve içilen kahvenin türüne göre günlük optimal kahve miktarınız değişebilir.

Kahve tüketirken çoğu kişinin aklının bir köşesinde acaba çok fazla mı oldu, zarar verir mi düşüncesi belirebilir. Günlük ne kadar kahvenin bünye için zararlı olduğu yine kişiden kişiye ve günden güne değişebilir. Ancak aşırı kahve tükettiğinizi yan etkilerin ortaya çıkmasıyla anlayabilirsiniz. Kahvenin yan etkileri bölümünde sıralanan, uykusuzluk, anksiyete, hızlı kalp atışı, bağımlılık gibi yan etki ve zararlara sebep olan kahve tüketimi için aşırı diyebiliriz. Yine diyabet, yüksek tansiyon, hamilelik ve emzirme sırasında kahve tüketimi, çocukların kahve tüketimi ve diğer çeşitli özel durumlarda kahve tüketirken bilinçli olunmalıdır.


Kaynaklar ve Referanslar
Kaynaklar ve Referanslar İçin Tıklayınız.

Kefir

Kefir mayaları...

Kefir Nedir? Neye İyi Gelir?

Kefir, kefir mayası kullanılarak fermente edilmiş süt içeceğidir. Kefiri özel yapan, hiçbir diğer fermente süt ürününde bulunmayan faydalı bakteri ve mantarları içermesidir. Bu mayalar kullanılmadan önce fındık büyüklüğünde birer karnıbahar gibi görünür. Kefir yapımında inek, koyun, keçi ve manda sütleri yağlı veya yağsız olarak kullanılabilir.

Kefirin tarihi hakkında farklı kaynaklarda farklı bilgiler yer almaktadır. Besin eski Orta Asya’da yaygın bir biçimde kullanılmıştır. Günümüzde ise özellikle Kafkasya’da yaygındır. Ruslar tarafından da sevilerek tüketilen bir içecektir. Tüketimi ülkemizde yaygın olan bu besine Avrupa ve Amerika’da da önemli bir talep bulunur.

Kefir laktoz intoleransı olanlar için güvenlidir ve iyi bir seçenek olabilir. İçerisinde faydalı bakteri ve mantarlardan başka, polisakkaridler, nikotinik asit, folat, B6 vitamini, manganez, sodyum, potasyum ve magnezyum gibi vitamin ve mineraller bulunur. Detaylı besin değerleri için aşağıdan besin değerleri tablosunu inceleyebilirsiniz.

Kefirin Sağlığa Faydaları

1- Bağırsak Florasını ve Genel Sindirim Sağlığını İyileştirir: İçerdiği faydalı bakteri ve mantarlarla sindirim yollarında gerekli olan probiyotikleri ve zararlı bakterilerin atılmasını sağlar; ayrıca kabızlığa iyi gelir. Bir araştırmaya göre kefir ishali ve enterokoliti önleyebilir. Enterokolik ince bağırsak ve kalın bağırsakta iltihaplanmalarla kendini belli eden bir rahatsızlıktır. (1)

2- Mide Kanseri Riskini Düşürür: İçerisinde bulunan mikroorganizmalar mide kanseri riskini düşürebilir. Bir dergide yayınlanan araştırmaya göre, Tibet kefirinde bulunan belirli probiyotikler mide kanseri hücrelerinde apoptoza sebep olmaktadır. (2) Kendi evlerimizde tükettiğimiz kefirde de aynı veya benzer mikroorganizmalar bulunur.

3- Diyabet ve Laktoz İntoleransı Hastaları İçin Güvenlidir: Eğer diyabet sorununuz varsa kefir içmek size yardımcı olabilir. Kefir mayalarında bulunan bakteriler şekerle beslenir, yani besinde bulunan şeker, siz onu tüketmeden önce bakteriler tarafından tüketilmiştir. Bu sebeple kefiri rahatlıkla tüketebilirsiniz. Eğer laktoz intoleransı sorununuz varsa; mayalar sütte bulunan laktozu da tüketir. Bu sayede hem laktoz intoleransı olanlar hem de şeker hastaları için güvenli bir besindir.

4- Antimikrobiyaldir: Kefir tarafından üretilen laktik asit güçlü bir antimikrobiyal ajandır. Araştırmalara göre çok çeşitli patojenik bakteri ve mantara karşı etkilidir. (3, 4) Bunlar arasında; Salmonella, Shigella, Proteus vulgaris, Micrococcus luteus, helicobacter, staphylococcus, bacillus subtilis, listeria monocytogenes, streptococcus pyrogenes, fusarium graminearum ve candida albicans bulunur.

5- Bağışıklık Sistemini Güçlendirir: Vücuda faydalı bakteriler eklemesi ve zararlı bakterileri etkisizleştirmesi sayesinde bağışıklık sistemini güçlendirir. Antioksidan özellikleri kanser ve kalp rahatsızlıkları dahil çok çeşitli hastalıklara karşı korur.

6- Genel Sağlığı Artırır: İyi bir protein kaynağıdır. Vücuttaki organ ve sistemlerin etkinliğini artırır ve metabolizmayı güçlendirir: (5) Bununla beraber yaraların iyileşmesini ve hastalıklardan sonra iyileşmeyi hızlandırır, hücre gelişimine fayda sağlar.

7- Kalp Sağlığına İyi Gelir: İçerisinde bulunan kefiran tansiyonu düzenler ve serum kolesterol miktarlarını düşürür. Bu sayede ateroskleroz, kalp krizi ve felç gibi hastalıklara dayanıklı güçlü bir kalbe yardımcı olur. (6)

8- Kemik Sağlığını Artırır ve Kemir Erimesi Riskini Düşürür: Osteporoz kemik dokularındaki bozulmalar ile karakterize olur ve Batı Ülkeleri’nde büyük bir sorundur. Özellikle yaşı ilerlemiş kadınlarda yaygın olarak görülür ve kırık olasılığını yüksek oranda artırır. Yeterli kalsiyum alımı bu hastalığı önlemenin en önemli adımlarından biridir. (7) Tam yağlı sütten yapılan kefir sadece harika bir kalsiyum kaynağı değil, ayrıca iyi bir de K2 vitamini kaynağıdır. Bu besin kalsiyum metabolizmasında önemli rol oynar ve araştırmalara göre kırık ve çatlak olasılığını %81 oranında düşürür. (8, 9) Son yapılan bilimsel araştırmalarda kefirin, kemik hücrelerinde kalsiyum emilimini artırdığını göstermektedir. Bu sayede kemik yoğunluğu artar ve kemik sorunlarına karşı korunabilir.

9- Alerji ve Astım Semptomlarını İyileştirebilir: Alerjik reaksiyonlar zararsız çevresel maddelere karşı vücudun verdiği enflamatuar cevaplardır. Aşırı hassas bir bağışıklık sistemine sahip kişiler alerji geliştirmeye daha yatkındır ve astım gibi durumlar yaşayabilirler. Hayvanlar üzerinde yapılan araştırmalara göre, kefir alerji ve astım ile ilgili enflamatuar tepkileri azaltmaktadır. (10, 11)

10- İdrar yolu enfeksiyonlarını önler ve tedavi edebilir.

11- Vajinal enfeksiyonları önler ve tedavi edebilir.


Kefirin Yan Etkileri / Zararları

Bazı kullanıcıların tuvaleti ziyaret etme sıklığı artabilir. Bunun sebebi kefirin vücudu temizleyici etkiler göstermesidir.

Uzun aralardan sonra ve ilk kez kullandığınızda hazımsızlık, mide bulantısı, karın ağrısı ve kabızlık yapabilir.

1 yaşından küçük çocukların tüketmesi önerilmez. Yaşı 1-5 arası olan çocuklar için 10 güne kadar kullanımı güvenlidir. Tüketmeden önce doktorunuza danışabilirsiniz.

AIDS ve benzeri ciddi bağışıklık sistemi hastalığı olanlar tüketmeden önce doktorlarına danışmalıdır.

Kefirde kazein bulunur. Bazı insanlar diyetlerinden kazeini çıkarmış olabilir. Böyle bir durumunuz varsa kefir kullanmayabilirsiniz.

Hamilelik ve Emzirme: Bilinenlere göre hamilelikte probiyotik kullanımı güvenlidir. Kefir etkili bir probiyotiktir ancak kefir ile ilgili bu konuda yeterli araştırma yoktur. Kullanmadan önce doktorunuza danışabilirsiniz.


Kefir Besin Değerleri

Kefir240 Gram - Düşük Yağlı
Miktar% Günlük İhtiyaç
Kalori110%5
Yağdan Gelen Kalori20
Toplam Yağ2.0 g%4
Doymuş Yağ1.5 g~
Trans Yağ0 g~
Kolesterol~
Sodyum125 mg
Toplam Karbonhidrat12 g
Diyet Lifi0 g
Şeker12 g
Protein11 g
A Vitamini90 mcg%10
D Vitamini5 mcg%25
Kalsiyum390 mg%30
Potasyum376 mg%8
Demir0 mg%0

*Bu değerler 200 kalorilik bir günlük diyet için geçerlidir. Kalori ihtiyacınız yaşam tarzınıza göre daha az veya fazla olabilir.

Kefirin Diğer Kullanımları

Kefirin içecek olarak tüketilmesinin yanı sıra diğer kullanımları da mevcuttur.

  • Pişirme: Çeşitli yemekler pişirilirken, özellikle hamur işlerinde, yoğurt ve yağlı süt yerine kefir kullanılabilir.
  • Smoothie: Kefir kullanılarak daha da sağlıklı smoothieler hazırlayabilirsiniz.
  • Çorba: Krem, et suyu veya yoğurt yerine kefir kullanılabilir.
  • Dondurma: Ev yapımı dondurmalara kefir eklenebilir.
  • Yüz Yıkama Ürünü: İçerisinde bulunan probiyotikler cildin asit/alkali dengesine fayda sağlayabilir. Görünümünü gençleştirebilir.
  • Soslar: Ranch soslarda ve diğer soslarda yoğurtla beraber kefirde kullanabilirsiniz.

Kefir Nasıl Hazırlanır?

Evde kefir hazırlamak oldukça basittir. Sadece süt ve kefir mayasına ihtiyacınız var. Süt olarak, keçi sütü, manda sütü, pastörize süt, tam yağlı süt, az yağlı süt veya günlük süt kullanabilirsiniz.

Hazırlarken ve karıştırırken demir değil tahta kaşık kullanmanız önerilir.

  • 1 tahta kaşığı kefiri kavanoza koyun ve üzerine sütünüzü ekleyin.
  • Oda sıcaklığında 24 saat fermente olmasını bekleyin.
  • Daha sonra plastik süzgeç ile süzün. Süzgeçte kefir mayaları kalacaktır. Bu mayaları yıkayıp, buzdolabında su dolu bir kavanozda bir sonraki kullanımınıza kadar saklayabilirsiniz. Mayalar her kefir hazırlayışınızda çoğalacaktır.
  • Süzdüğünüz kefire, yoğunluğuna göre su ekleyip karıştırabilirsiniz. Artık tüketime hazırdır. Sıcak havalarda kefir kullanarak meyveli smoothieler hazırlamak iyi bir fikir olabilir.

Zamanlama ve Sıcaklık Kefirin Lezzetini Etkiler: Yukarıda 24 saat fermente etmenizi önersekte bu sadece ortalama bir öneridir. 12 saat fermente ederek tatlı, 48 saat fermente ederek ekşi bir lezzet elde edebilirsiniz. Ayrıca sıcaklığı değiştirerek farklı kefirler de elde edebilirsiniz. Bazı kişiler buzdolabında 5 gün boyunca fermente ederek daha koyu kıvamlı bir kefir tüketmektedir.

Kefir Mayası Nasıl Saklanır: Karışımı süzdükten sonra kefir mayalarınızı su dolu bir kavanozda buzdolabında, bir sonraki tüketiminize kadar saklayabilirsiniz. 24 saatlik fermente süreleri kullanıldığında mayalar her hazırlamada çoğalacaktır.

Kefirin Bileşimi – İçindekiler

Kefirin içinde bulunan yağ, karbonhidrat ve protein oranlarını besin değerleri tablomuzdan öğrenebilirsiniz. Temel olarak kefirde; su, süt proteini, süt yağı, etanol, polisakkaridler (kefiran vd.), mineraller, vitaminler ve mikroorganizmalar bulunur. İçerisinde bulunan mikroorganizmalara aşağıdan ulaşabilirsiniz. (12) Kullandığınız kefirde bu mikroorganizmaların tamamı bulunmayabilir. Kefirin geldiği bölgeye göre içerisinde farklı mikroorganizmalar bulunabilir.

Faydalı Bakteriler: Lactobacillus (L.) acidophilus, L. brevis, L. casei, L. delbrueckii, L. delbrueckii subsp. bulgaricus, L. delbrueckii subsp. lactis, L. helveticus, L. kefiranofaciens, L. kefiri, L. paracasei, L. plantarum, L. rhamnosus, L. sake, L. lactis, L. lactis subsp. cremoris, Leuconostoc mesenteroides, Leuconostoc mesenteroides subsp. cremoris, Leuconostoc mesenteroides subsp. dextranicum, Pseudomonas (P.), P. fluorescens, P. putida, Streptococcus thermopilus

Faydalı Mantarlar: Candida humilis, Candida kefyr, Kazachstania unispora, Kazachstania exigua, Kluyveromyces siamensis, Kluyveromyces lactis, Kluyveromyces marxianus, Saccharomyces (S.) cerevisiae, S. martiniae, S. unisporus


Kaynaklar / Referanslar
Kaynaklar ve Referanslar İçin Tıklayın
  • (1) https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/23542116, Anaerobe, “Protective Effect of a Mixture of Kefir-Isolated Lactic Acid Bacteria and Yeasts in a Hamster Model of Clostridium Difficile Infection” June 2013
  • (2) http://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S0958694612002658, International Daily Journal, “Induction of Apoptosis of Gastric cancer Cells SGC7901 in Vitro by a Cell-Free Fraction of Tibetan Kefir” May 2013
  • (3) https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/16854180, Revista Iberoamericana de Micolgia, “Kefir: A Symbiotic Yeast-Bacteria Community With Alleged Healthy Capabilities” June 2006
  • (4) https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/23542116, Anaerobe, “Protective Effect of a Mixture of Kefir-Isolated Lactic Acid Bacteria and Yeasts in a Hamster Model of Clostridium Difficile Infection” June 2013
  • (5) http://onlinelibrary.wiley.com/doi/10.1111/j.1471-0307.1999.tb02854.x/abstract
  • (6) http://www.unisa.it/uploads/4978/034.gaware.pdf
  • (7) https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC4337919/
  • (8) https://link.springer.com/article/10.1007%2Fs00198-013-2325-6
  • (9) https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/16801507
  • (10) https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/19099229
  • (11) https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/17869642
  • (12) https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC4626640/, Frontiers in Microbiology, “Milk Kefir: Composition, Microbial Cultures, Biological Activities and Related Products” October 30 2015

Hindistan Cevizi Suyu

Bir bardak hindistan cevizi suyu...

Hindistan Cevizi Suyu Nedir? Neye İyi Gelir?

Hindistan cevizi (Cocos nucifera); Hindistan’dan yayıldığı düşünülen ve bugün neredeyse bütün tropik bölgelerde bolca yetişen ve yetiştiği bölgelerde insanlar tarafından mucize bitki olarak adlandırılan bir besindir. Ağacın aynı zamanda çekirdek olan beyaz etli meyveleri, yağı, suyu ve beyaz etli meyvesinin su ile kaynatılmasından elde edilen sütü dünya genelinde çokça tüketilmekte ve sevilmektedir.

Hindistan cevizi suyu ve hindistan cevizi sütü birbirinden farklı besinlerdir. Hindistan cevizi suyu özellikle tam olgunlaşmamış meyvelerin içinde bulunan su iken, hindistan cevizi sütü, olgun meyvenin su ile kaynatılması sonucu elde edilen bir üründür. Meyve ne kadar olgunsa, içerisinde o kadar daha az su bulunur. Ortalama bir hindistan cevizinde yarım bardak ile bir bardak arası (120 g – 240 g arası) hindistan cevizi suyu bulunur. Bu suyu satın aldığınız cevizlerden elde edebileceğiniz gibi paketlenmiş hindistan cevizi sularından da güvenle tüketebilirsiniz.

Hindistan Cevizi Suyunun Sağlığa Faydaları

1- İyi Bir Besin, Vitamin ve Mineral Kaynağıdır: 100 gram hindistan cevizi suyu sadece 19 kalori içerir ve bu su manganez, potasyum, magnezyum, C vitamini ve riboflavin açısından zengindir. İçerisinde bu saydıklarımızın dışında çok sayıda vitamin, mineral, organik bileşikler ve protein de bulunur.

2- Antioksidan Özellikleri Vardır, Karaciğeri Korur: Vücuttaki metabolik olaylar neticesinde serbest radikaller ortaya çıkar ve stres veya yaralanma gibi durumlarda miktarları artar. Bu maddeler yüksek hastalık riski oluşturabilir. Hayvanlar üzerinde yapılan deneylere göre, hindistan cevizi suyu serbest radikalleri nötrleştiren antioksidanlar içermektedir. (1,2)

Bir araştırmada oksidatif stres kaynaklı karaciğer hasarı yaşayan farelere hindistan cevizi suyu verilmiş, ve tedavi görmeyen gruba kıyasla ciddi iyileşme gözlenmiştir. (3) Bir başka araştırmada fareler yüksek fruktoz diyetiyle beslenmiş ve ardından hindistan cevizi suyuyla tedavi edilmişlerdir. Neticede serbest radikal aktivitesinin, tansiyonun ve trigliserid seviyelerinin azaldığı gözlenmiştir. (4)

3- Vücudun Su ve Elektrolit Dengesini Sağlar, Egzersizlerden Sonra Faydalıdır: Hindistan cevizi suyu içerdiği sodyum ve potasyum gibi elektrolitlerle vücutta su dengesinin sağlanmasına fayda sağlar. Bir veya iki bardak hindistan cevizi suyu içmek kaybedilen mineral ve vitaminleri ve enerjinizi geri getirebilir.


4- Sindirime Yardımcı Olur: Bu su mide ve bağırsak iltihabı, kusma, hafif ishal, dizanteri, hazımsızlık ve gaz sorunları için etkili bir çözüm olabilir. Bilimsel araştırmalara göre hindistan cevizi suyu ishalin erken aşamasındaki çocuklar için iyi bir evsel çözüm olabilir. (5)

5- Diyabet Hastalarına Fayda Sağlayabilir: Diyabet hastalığı olan deney hayvanlarında, bu suyun kan şekeri seviyelerini düşürdüğü ve diğer sağlık göstergelerini iyileştirdiği görülmüştür. (6) Bir araştırmada diyabet olan fareler hindistan cevizi suyuyla tedavi edilmiş ve diğer farelere kıyasla daha iyi kan şekeri seviyelerine sahip oldukları gözlenmiştir. (7) Yine aynı araştırmada bu farelerin daha düşük, uzun süreli kan şekeri kontrolünün ölçüsü olan A1c hemoglobini düzeyine sahip olduğu belirtilmiştir. (7) Bu deneyler sonucunda bu tedavinin ayrıca malondialdehit (MDA) dahil olmak üzere oksidatif stres göstergelerini düşürdüğü bulunmuştur. (8)

240 gramda 3 gram lif ve 6 gram sindirilebilir karbonhidrat içermesiyle hindistan cevizi suyu diyabet hastalarının diyetine güvenle eklenebilir. Besin ayrıca insülin hassasiyetini artırdığı ve kan şekerini düşürdüğü bilinen magnezyum açısından da iyi bir kaynaktır. (9)

6- Böbrek Taşını Önleyebilir: Böbrek taşının önlenmesinde yeterince sıvı tüketmek önemlidir. Su iyi bir tercih olsa da hindistan cevizi suyu daha iyi olabilir. Böbrek taşları idrarda kalsiyum, oksalat ve diğer maddelerin kristalleşmesi sonucu oluşur (10) ve bazı insanlar böbrek taşı oluşturmaya daha yatkın olabilir. Araştırmalara göre hindistan cevizi suyu idrarda oluşan bu kristallerin böbreklere ve idrar yolunun diğer bölgelerine yapışmasını önleyebilir ve oluşan kristal sayısını düşürebilir.

7- Kalp Sağlığını Destekler: Bir araştırmaya göre hindistan cevizi suyu tüketen farelerde kolesterol ve trigliserid seviyeleri düşmüş ve karaciğer yağlanması azalmıştır. (11) İnsanlar üzerinde benzer geniş çaplı deneyler yapılmamış olsa da çok benzer etkiler alınacağı düşünülmektedir.

8- Hipertansiyona İyi Gelir: Hindistan cevizi suyu hipertansiyon sorunu olan insanlarda önemli faydalı etkiler oluşturabilir. Kullananlardan alınan geri dönüşlere göre kullananların %71’inin tansiyonlarında önemli düşüşler gözlenmektedir. (12) Ayrıca 240 ml’si 600 mg potasyum içerir ve potasyum tansiyonu düşürmede etkili bir mineraldir. Besin hem tansiyona olumlu etki ederken hem de kanda pıhtı oluşma ihtimalini düşürücü etkilere sahiptir.

9- Antimikrobiyal Özellikleri Vardır: Bu su antimikrobiyal özellikleri açısından test edilmiştir. İçeriğinde hem gram pozitif hem de gram negatif bakterileri öldürebilen peptidler bulunduğu bulunmuştır. Bu yüzden içilmesi enfeksiyonlara karşı koruma sağlayabilir.

10- İdrar Yolu Sorunlarını Azaltır: Taşıdığı diüretik özelliklerle üriner rahatsızlıkları azaltabilir. Vücuttan toksin atılımını hızlandırarak sistemlerin sağlıklı kalmasına fayda sağlayabilir.

11- İyileştirici Etkileri Vardır: Araştırmalara göre hindistan cevizi suyu menopoz sonrası semptomlara ve hormon tedavilerine karşı etkilidir. (13) Önemli iyileştirici etkiler barındırmaktadır.

Hindistan Cevizi Suyunun Yan Etkileri / Zararları

İçecek olarak normal miktarlarda tüketildiğinde yetişkinler ve çocuklar için genel olarak güvenli bir içecektir. Bilinen ciddi bir yan etkisi bulunmamaktadır. Aşağıdaki özel durumlara sahip olanlar dikkatli tüketmelidir.

Hamilelik ve Emzirme: Kontrollü ve normal miktarlarda tüketilmesi güvenlidir.

Kistik Fibroz: Hindistan cevizi suyu sodyum miktarını artırmak için iyi bir yöntem değildir. Az sodyum ve çok fazla potasyum içerebilir. Eğer kistik fibroz sorununuz varsa tuz seviyelerini artırmak için hindistan cevizi suyu içmeyin. (14)

Kanda Yüksek Potasyum Seviyesi: İçecek yüksek seviyede potasyum içerir. Eğer kanınızda potasyum seviyesi yüksekse içmeniz önerilmez.

Düşük Tansiyon: Bu içecek tansiyonu düşürür. Eğer düşük tansiyon sorunlarınız varsa doktorunuza danışmanız önerilir.

Böbrek Sorunları: Yüksek miktarda potasyum içerir. Normal olarak kandaki potasyum seviyesi yüksekse bu miktar böbreklerden idrar yoluyla atılır. Ancak böbrek sorunu yaşayanlarda bu durum gerçekleşmeyebilir. Eğer böbrek sorunlarınız varsa tüketmeden önce doktorunuza danışmanız önerilir.

Ameliyat: Kan şekerini etkileyebilir. Planlanmış ameliyatınızdan 2 hafta önce tüketmeyi bırakmanız önerilir.


Hindistan Cevizi Suyu Besin Değerleri

Hindistan Cevizi Suyu240 ml
Miktar% Günlük İhtiyaç
Kalori45.6%2
Yağ Kaynaklı Kalori4.0
Toplam Yağ0.5 g%1
Doymuş Yağ0.4 g%2
Trans Yağ~~
Kolesterol0.0 mg%0
Sodyum252 mg%11
Toplam Karbonhidrat8.9 g%3
Diyet Lifi2.6 g%11
Şeker6.3 g
Protein1.7 g%3
Riboflavin0.1 mg%8
C Vitamini5.8 mg%10
Tiamin0.1 mg%5
Potasyum600 mg%17
Magnezyum60.0 mg%15
Manganez0.3 mg%17
Kalsiyum57.6 mg%6
Bakır0.1 mg%5

*Bu değerler 2000 kalorilik bir günlük diyet için geçerlidir. Kalori ihtiyacınız yaşam tarzınıza göre daha az veya fazla olabilir.


Kaynaklar / Referanslar
Kaynaklar ve Referanslar İçin Tıklayın
  • (1) https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/24141413
  • (2) https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/22900330
  • (3) https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/24835026
  • (4) https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/22449517
  • (5) https://europepmc.org/abstract/MED/1496708
  • (6) https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/26146124
  • (7) https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/25651375
  • (8) https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/22576019
  • (9) https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/12663588
  • (10) https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC3192488/
  • (11) https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/17004906
  • (12) https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/15892382
  • (13) http://rdo.psu.ac.th/sjstweb/journal/28-5/01-young-coconut-juice.pdf
  • (14) https://www.webmd.com/vitamins/ai/ingredientmono-1261/coconut-water

Adaçayı

Bir bardak ada çayı ve ada çayı yaprakları...

Adaçayı Nedir? Neye İyi Gelir?

Taze ada çayı yaprakları...
Taze Ada çayı yaprakları

Nanegiller ailesinin bir üyesi olan adaçayının (Salvia officianalis) ana vatanı Kuzey Akdeniz’dir ve her zaman yeşil kalan bir bitkisel çay ve baharattır. Yemeklerde; et yemeklerine ve sucuklara ve işlenmiş etlere lezzet eklemek için kullanılabilir. Bu bitki sağlığa olan çok sayıda güçlü faydalarıyla öne çıkar ve yüksek antioksidan özellikler barındırır.(1) Bitki biberiye ile benzer özellikler gösterir. Her iki bitkide de rosmarinik asit bulunur ve bu bileşen sağlık üzerinde etkilidir.

Adaçayının geleneksel kullanımı iyi belgelenmiştir ve binlerce yıl öncesinden günümüze kalmıştır. Geçmişte özellikle yılan ısırığına karşı, kadın doğurganlığını artırmak için ve bu gün artık popüler olmayan diğer faydaları için kullanılmıştır. Günümüzde modern bilim adaçayının etkilerinin önemli olduğunu keşfetmiştir.


Adaçayının Sağlığa Faydaları Nelerdir?

Geçmişten günümüze bitki uzmanları adaçayını şişkinlik, burkulma, astım ve aşırı adet kanaması gibi farklı durumları tedavi etmek için kullanmışlardır. (2)

Araştırmacılar çayın sağlığa olan faydalarını apigenin, luteolin ve diosmetin gibi antioksidan ve antienflamatuar özellikleri bilinen flavonoidlere bağlamışlardır. (3,4) Adaçayı ayrıca rosmarinik asit sağlar, bu polifenolik bileşik sağlığa fayda konusunda sınırsız kapasiteye sahiptir. Çok sayıda faydası arasından öne çıkanları aşağıdaki gibi sıralayabiliriz.

1- Beyni Güçlendirir – Alzheimer’ı Önler ve Semptomlarını Azaltır: 2017 yılında yayınlanan bir araştırmaya göre adaçayı, beyin aktivitesini artırır ve beyni nörodejeneratif hastalıklara karşı korur. Bu hastalıklar arasında Alzheimer ve bunama (demans) da yer alır. (5) Ayrıca bazı araştırmalara ve bilinenlere göre sağlıklı gençlerde ve yetişkinlerde hafızayı, konsantrasyonu ve dikkati artırır ve güçlendirir. (6) Özellikle yüksek zihinsel performans gerektiren işlerde çalışanlar ve eğitim hayatındaki öğrencilerin diyetine eklemesi faydalı olacaktır.

2- Kan Şekerini ve Kolesterolü Düşürür: 2013 yılında yapılan geniş çaplı bir araştırmada, katılımcılara adaçayı yaprağı özü verilmiş ve metabolizmalarındaki değişimler gözlenmiştir. Buna göre katılımcılarda açlık kan şekeri, HbA1c, toplam kolesterol, trigliserid ve LDL (kötü kolesterol) seviyeleri düşmüş ve 3 aylık kullanım sonunda iyi kolesterol seviyesi yükselmiştir. (7)

3-Menopoz Semptomlarını Hafifletir: Taze adaçayı yaprağı tabletleri kullanmak veya adaçayı tüketmek sadece 4 hafta sonra menopozdaki kadınlarda görülen istenmeyen ateş basması, ani ruh değişimleri ve aşırı aktif mesane vb. semptomları %50 oranında düşürmüştür. 8 hafta sonra ateş basması sorunları %50 ile %100 arasında azalmıştır. (8)

4- Boğaz Ağrısı, Öksürük ve Soğuk Algınlığına İyi Gelir: Bir çay kaşığı adaçayını yarım bardak sıcak suda 30 dakika bekletip gargara olarak kullanmak boğaz ağrısı, öksürük ve soğuk algınlığına iyi gelir. (9) 2009 yılında yapılan bir araştırmaya göre adaçayı ve ekinezya spreyi, akut boğaz ağrısını geçirmede kullanılan klorheksidin/lidokain spreyi kadar etkilidir. (10)

5- İltihaplanmayı Tedavi Eder: Özellikle solunum ve mide bağırsak yollarında iltihap sorunu yaşayanlar adaçayı kullanarak bu sorunun üstesinden gelebilir veya olumsuz etkilerini hafifletebilir.(11) Bitkinin antienflamatuar özellikleri artrit ve gut hastalıkları ve kardiovasküler sistem için de geçerlidir.

6- Antioksidan Etkileri Vardır: Adaçayı flavonoid ve fenolik asitler ve antioksidan enzimler de içeren bir dizi güçlü antioksidan içerir.(12) Bu bileşenler serbest radikalleri oksidatif strese sebep olmadan önce etkisizleştirir; vücutta mutasyon ve apoptozu önler. Bu sayede kronik hastalıkların şiddeti hafifletilebilir veya hastalıklar önlenebilir ve erken yaşlanmaya karşı önlem alınabilir.

7- Bağışıklık Sistemini Güçlendirir: Antimikrobiyal özellikler gösterir ve bağışıklığı güçlendirir.(13) Bu amaçla çayını kullanabileceğiniz gibi bölgesel uygulamalar için merhemi veya tentürü kullanabilirsiniz.

8- Kemiklere İyi Gelir: Adaçayının pek dikkat çekmeyen özelliklerinden biri inanılmaz bir K vitamini kaynağı olmasıdır. K vitamini kemik sağlığı için çok önemlidir ve çok fazla besinde bulunmaz. Eğer kemik erimesinin ön belirtilerini yaşıyorsanız veya yaşam tarzınızdan dolayı pek iyi beslenemiyorsanız, adaçayı sizin için çok iyi bir tercih olacaktır. 2 gram adaçayı günlük K vitamini ihtiyacınızın %43’ünü karşılar.

9- Cilt Sağlığına İyi Gelir: Genel olarak cilt sağlığı için faydalıdır. İçerdiği antioksidanlar cilt sorunları yaşayanlar için etkili olabilir. Ayrıca yapraklarından yapılan merhem ve tentürünün egzama, sedef hastalığı ve akne ve sivilce vb. cilt sorunlarına faydalı olduğu ispatlanmıştır.(14) Etkilenmiş alanlara düzenli olarak adaçayı özleri ve merhemi uygulanırsa ciltteki bu lekeler hızlı bir şekilde rahatlatılabilir ve aşama aşama azaltılabilir.

10- Vücudu Temizler – Detoks Etkisi Vardır: Doğal bir düretik ve karaciğer ile böbrekler için uyarıcı olarak vücuttaki toksinlerin idrar aracılığıyla atılmasını sağlar, bu süreci hızlandırır.(15) Böylece lenf sistemi, böbrekler ve karaciğer üzerindeki baskı azalır. Bu çay ayrıca terlemeyi de artırarak terleme yoluyla zehirli maddelerin atılmasını kolaylaştırır.


11-Diyabeti Kontrol Eder: Bu bitkisel çay vücutta açlık kan şekerini düşürür ve bu sayede pankreas üzerindeki baskıyı azaltır.(16) Şeker hastalarının korktuğu kan şekerindeki ani yükseliş ve düşüşlerin önlenmesine yardımcı olur. Şeker hastalığı olmayan ancak bu hastalığı geliştirme ihtimali olanlarda, hastalığın önlenmesinde etkili olabilir.

12- Sindirime Yardımcı Olur: Mide rahatsızlığını giderebilecek ve sağlıklı sindirimi kolaylaştıracak antioksidanlar içerir ve antienflamatuar özellikler gösterir.(17) Bitkinin antibakteriyel ve antiviral özellikleri bağırsaklardaki bakteri dağılımını dengeleyebilir, aşırı gazı boşaltıp, şişkinlik, ağrı ve kabızlığı rahatlatır.

13- İştahı Artırır: Kaza, ameliyat veya uzun süreli bir hastalık geçirenler için iyi beslenip tekrar güçlenmek önemlidir. Adaçayı iştah artırıcı özellikler gösterir ve ayrıca kendisi de bazı vitamin ve mineraller için oldukça iyi bir kaynaktır.

14- Kan Dolaşımını Artırır: Kırmızı kan hücrelerinin oluşması için anahtar mineral olan demir açısından zengindir.(18) Yeterli kan hücreleriyle vücut, hücre ve organlara gerektiği kadar oksijen taşıyabilir ve onarım faaliyetlerini yerine getirebilir.

Adaçayının Yan Etkileri / Zararları

Aşırı dozda tüketildiğinde aşağıdaki yan etkileri yapabilir. İlaç kullanan kişiler ilaç etkileşimlerine karşı dikkatli olmalıdır.

  • Yüksek miktarlarda tüketilirse huzursuzluk, sinirlilik, baş ağrısı, mide rahatsızlığı ve baş dönmesi yapabilir.
  • Günde bir bardaktan fazla tüketmek anne sütünü önemli ölçüde azaltabilir. Hamilelikte tüketilmesi önerilmez. Menstruasyon gördürebilir ve bu sebeple düşüğe sebep olabilir. (Bissett 1994Riordan: and Auerbach 1993)
  • Çeşitli adaçayı türleri farklı seviyelerde kimyasallar içerir. Bu maddelerden biri thujone‘dur. (19) Yüksek miktarlarda tüketilirse toksik etki yaparak karaciğer ve böbrek hasarına sebep olabilir. Ayrıca nöbetleri artırma ihtimalinden dolayı Epilepsi ve benzeri hastalara önerilmez.
  • Varfarin gibi tansiyon ilaçları kullanıyorsanız, tansiyonunuzun aşırı düşmesi ihtimali oluşabilir. Bu durum baş dönmesi yapabilir ve ameliyat öncesi çok tehlikeli olabilir.
  • Adaçayı çoğunlukla kan şekeri seviyelerini düşürmek ve diyabet hastalarında semptomları düzenlemek için kullanılır. Eğer benzer ilaçlar kullanıyorsanız hipoglisemi oluşabilir.
  • Hormon dengesini etkiler, vücutta östrojen alımına benzer semptomlar yaratabilir. Belirli kanser türleri aşırı östrojenden olumsuz etkilenebilir. Bu çayı diyetinize eklemeden önce onkolojistinize danışınız.

Adaçayı Nasıl Hazırlanır?

Evde adaçayı yapmak oldukça basittir, tek ihtiyacınız taze veya kurutulmuş adaçayı yapraklarıdır ve eğer isterseniz çayınıza bal ekleyebilirsiniz. Dışarıdan kurutulmuş yapraklar aldığınızda bunları hava almayan bir koruma kabında, serin ve kuru bir yerde saklamaya özen gösterin. Çayı aşağıdaki gibi hazırlayabilirsiniz.

  • 2 çay kaşığı taze adaçayı yaprağı veya 1 çay kaşığı kurutulmuş adaçayı yaprağı
  • 1 bardak su
  • Bal, limon veya portakal dilimleri (isteğe bağlı, lezzet eklemek için)
  • Suyu kaynatın ve üzerine yaprakları ekleyin. 5-7 dakika demlenmesini bekleyin.
  • Yaprakları çaydan ayırmak için karışımı süzün.
  • Çayı bir bardağa dökün ve isteğe bağlı olarak bal veya limon ekleyin.

Adaçayı Besin Değerleri

Ada Çayı2 Gram-1 Yemek Kaşığı-Öğütülmüş
Miktar% Günlük İhtiyaç
Kalori6.3%0
Yağ Kaynaklı Kalori2.1
Toplam Yağ0.3 g%0
Doymuş Yağ0.1 g%1
Trans Yağ~~
Kolesterol0.0 mg%0
Sodyum0.2 mg%0
Toplam Karbonhidrat1.2 g
Diyet Lifi0.8 g%3
Şeker0.0 g
Protein0.2 g%0
K Vitamini34.3 mcg%43
B6 Vitamini0.1 mg%3
A Vitamini118 IU%2
Demir0.6 mg%3
Kalsiyum33.0 mg%3
Manganez0.1 mg%3
Magnezyum8.6 mg%2

*Bu değerler 2000 kalorilik bir günlük diyet için geçerlidir. Kalori ihtiyacınız yaşam tarzınıza göre daha az veya fazla olabilir.

Kaynaklar / Referanslar
Kaynaklar ve Referanslar İçin Tıklayın