Hindistan Cevizi Yağı

Sıvı hindistan cevizi yağı...

Hindistan Cevizi Yağı Nedir? Neye İyi Gelir?

Hindistan cevizi yağının popülerliği, son yıllarda bilim insanlarının faydalarını keşfetmesi ve basının bu konuyla ilgilenmesi sayesinde hızla arttı ve artmaya da devam ediyor. Peki nedir bu hindistan cevizi yağı ve ne işe yarar? Yazımızın devamını okuyarak; bilimsel kaynaklardan derlenmiş faydalarını, yan etki ve zararlarını, bileşimini, nasıl yendiğini, nasıl kullanılıp saklanacağını ve besin değerlerini öğrenebilirsiniz.

Taze katı hindistan cevizi yağı...
Hindistan cevizi yağı ortam sıcaklığı 24°C’nin altında ise katı formda kalır.

Hindistan cevizi yağı, cevizin tüketilen etli kısmından elde edilen bir yağdır. Birbirinden farklı yöntemlerle elde edilebilir, bu yüzden farklı tiplerde yağlar satışa sunulmuş ve markette hindistan cevizi yağı, sızma (virgin) hindistan cevizi yağı, extra virgin hindistan cevizi yağı gibi çeşitleri bulunur. Aralarındaki temel fark; ısıtılarak veya soğuk sıkım üretilmiş olmasıdır, ayrıca lezzet ve besin değeri farkı da bulunur. Soğuk sıkım üretilen sızma (virgin) organik yağlar daha lezzetli ve daha iyidir.

Oda sıcaklığında hindistan cevizi yağı katı formdadır ve raf ömrü uzundur. En önemli özelliği; tükettiğimiz yağların %90’ından daha fazlası uzun zincirli yağ asitlerinden oluşurken, hindistan cevizi yağının orta zincirli yağ asitlerinden oluşmasıdır. Bu sayede diğer hiçbir yağın sağlayamayacağı faydaları sağlar. Yemeklerde kullanmak, hücre ve organ sağlığı ve cilt ve saç bakımı ve fazlası için harika bir seçenek haline gelir. Faydalarını öğrenmek için aşağıdaki başlığı okuyabilirsiniz.

Hindistan Cevizi Yağının Faydaları

1- Saç Bakımı: Kullananlardan alınan geri dönüşlere göre hindistan cevizi yağı sağlıklı, uzun ve parlak saçlar için çok faydalıdır. Bu gün bilim de bu bilgiyi doğrulamaktadır. Bu yağ saçların cansız görünmesine, yıpranmasına ve diğer sorunlara sebep olan protein kaybını önler. (1) Bu yüzden saç bakım yağı olarak ve çok sayıda kepek kreminin üretiminde kullanılır. Hindistan cevizi yağını saçlarınıza bölgesel olarak uygulayabilir veya satışı olan hindistan cevizi saç bakım maskelerinden istediğinizi tercih edebilirsiniz.

Hindistan cevizi yağı; kırılmış, yıpranmış ve zayıflamış saçları olanlar için etkili bir çözümdür. Harika bir saç kremidir ve zayıflamış ve yıpranmış saçların yeniden daha güçlü büyümesini sağlar. Saçların ihtiyaç duyduğu besleyici ve onarıcı proteinleri içerir. Yıllar boyunca yıkanıp kurulandıkça saçlar sürekli su emer ve ardından tekrar kurur. Bu süreç sonucu hygral fatigue denen saç yorgunluğu oluşur. Araştırmalara göre hindistan cevizi yağı bu su kaynaklı saç yorgunluğunun olumsuz etkilerine karşı koruma sağlar. (2)

Saçlarınıza düzenli olarak hindistan cevizi yağıyla masaj yaparak kafa derisinde oluşan kepek ve kuruluk sorunlarını çözebilirsiniz. Ayrıca saçlarınızı ve kafa derinizi bit ve bit yumurtalarından uzak tutmuş olursunuz.

2- Cilt Bakımı: Hindistan cevizi yağı kuru ciltler dahil, her cilt türü için harika bir masaj yağıdır. Cildi nemlendirme özelliği oldukça yüksektir. Mineral yağlarda olduğu gibi herhangi bir yan etki görülme olasılığı yoktur. Günümüzde yeni yeni popülerleşmeye başlasa da binlerce yıldır cilt kuruluğunu ve dökülmeleri önlemek için güvenle kullanılmıştır.

Ayrıca sedef, dermatid, egzama gibi cilt sorunlarının tedavisine fayda sağlar. Bu nedenle sabunlar, losyonlar ve cilt kremleri gibi ürünlerin içeriğindeki ana maddelerden biri olarak kullanılmaktadır. Antioksidan özellikleriyle yaşlanmayla oluşan ciltteki kırışık ve sarkmaları yavaşlatır ve önler.

3- Zayıflama: Hindistan cevizi yağı zayıflamak isteyenler için kullanışlı bir üründür. Aşırı kilolardan kurtulmanıza yardımcı olacak orta ve kısa zincirli yağ asitleri içerir. Araştırmalara göre kadınlarda karın bölgesi yağlanmasının ve obezitesinin azaltılmasında faydalıdır. (3) Diğer yağlarla kıyaslandığında sindirilmesi kolaydır ve sağlıklı tiroid fonksiyonlarını ve endokrin sistemi destekler. Pankreas üzerindeki stresi kaldırarak metabolizma hızını artırır ve daha çok enerji yakılmasını sağlar. Tropikal bölgelerde yaşayan insanlar hindistan cevizi yağını her gün yemek pişirmede kullandıkları için normal şartlarda aşırı kilolu ve obez değillerdir. Kilo vermek için bazı araştırmacılar egzersiz, koşu ve sporu önerir. Bu zayıflamak için iyi bir yaklaşımdır ancak hindistan cevizi gibi yağları bu aktivitelere katmak daha iyi sonuçlar almanızı sağlayacaktır.

4- Bağışıklık Sistemini Güçlendirir: İçerdiği antimikrobiyal lipidler, laurik asit, kaprik asit ve kaprilik asitle antifungal (mantar hastalıklarını önleyici), antibakteriyel ve antiviral (virüs kaynaklı hastalıkları önleyici) özellikler gösterir ve bağışıklık sistemini güçlendirir. İnsan vücudu laurik asidi monolaurine dönüştürür ve araştırmalara göre bu madde uçuk, grip, sitomegalovirüs ve hatta HIV gibi hastalıklara sebep olan virüs ve bakterilere karşı etkilidir. Ayrıca Listeria monocytogenes, Helikobakter pilori ve Giardia lamblia benzeri protozoalara karşı etkilidir.

5- Sindirime Yardımcı Olur ve Güçlendirir: İrritabl bağırsak sendromu da dahil olmak üzere çeşitli mide ve sindirim sorunlarını önler. İçerisindeki doymuş yağlar antimikrobiyal özellikler göstererek sindirim sorunlarına yol açabilecek çeşitli bakteri, mantar ve parazitleri etkisizleştirir. Ayrıca diğer besinlerdeki vitamin, mineral ve amino asitlerin daha iyi emilmesini sağlar.

6- Diş Bakımı: Kalsiyum dişlerimizdeki önemli bir bileşendir. Hindistan cevizi yağı vücutta kalsiyum emilimini kolaylaştırır. Dişlerin güçlenmesini sağlar ve diş çürümesini durdurur. Son araştırmalara göre plak oluşumunu ve plak kaynaklı diş eti iltihabını da önlemektedir. (4)

7- Candida Mantarını Önler: Sistemik kandidoz olarak da bilinen kandida, midedeki Candida albicans mayasının kontrolsüz ve aşırı büyümesinden kaynaklanan bir hastalıktır. Hindistan cevizi candida sebepli vücut içi ve dışında oluşan iltihaplanmalarda önemli ölçüde rahatlama sağlar. Yüksek nem tutma kapasitesiyle cildin çatlamasını ve dökülmesini önler. Kaprik asit, kaprilik asit, kaproik asit, miristik asit ve laruik asit içerikleriyle Candida albicanların ortadan kaldırılmasına yardımcı olur.

Diğer farmasötik tedavilerin aksine, hindistan cevizi yağının etkisi ani veya şiddetli değil, aşama aşamadır. Bu sayede hastaya yoksunluk semptomlarına veya Herxheimer reaksiyonlarına karşı ihtiyaç duyduğu zamanı verir. Ancak bu hastalığın tedavisinde, kullanıcılar sistemik ve aşama aşama hindistan cevizi yağı dozajını artırmalı ve tedaviye yüksek dozla başlamamalıdır.

8- İyileşmeyi Hızlandırır: Hindistan cevizi yağı enfekte bölgelere uygulandığına, vücudun o kısmını toz, hava, mantar, bakteri ve virüs gibi dış etkenlerden koruyan bir kimyasal tabaka oluşturur. Hasarlı dokuların iyileşmesini hızlandırdığı için yaralı dokular üzerinde yüksek oranda etkilidir.

9- Organları Sağlıklı Tutar: İçerisindeki orta zincirli yağ asitleri karaciğer hastalıklarını önlemede yardımcı olur. Bunun sebebi bu maddelerin karaciğere ulaştığında kolaylık enerjiye dönüşmesi ve organın iş yükünü azaltması ve yağ birikimini önlemesidir. Ayrıca böbrek ve safra kesesi hastalıklarını önlemeye ve böbrek taşlarını çözmeye yardımcı olur. Ayrıca inanılanlara göre pankreatiti tedavi eder ve pankreasın sağlıklı kalmasında kullanışlıdır.

10- AIDS ve Kanser Tedavisine Yardım Eder: İnanılanlara göre hindistan cevizi yağı HIV ve kanser hastalarının viral yatkınlığını düşürmede çok önemli rol oynar. Bilimsel araştırmalar bu düşünceleri doğrular niteliktedir. (5)

11- Kalp Sağlığını Artırır: Bu konu hakkında birbiriyle çelişen bilimsel araştırmalar vardır. Doymuş yağlar sebebiyle kalbe iyi gelmeyeceğini söyleyen bir dizi araştırma bulunmaktadır ve iyi geldiğini söyleyen araştırmalarda vardır. İçerdiği laurik asit yüksek kolesterol ve tansiyon gibi sorunları tedavi etmede etkilidir. Besin LDL (kötü kolesterol) seviyesini artırmaz ve ateroskleroz riskini düşürür. Bir araştırma menopoz sonrası kadınlarda hindistan cevizi yağı tüketiminin sağlıklı lipid profilini koruyacağını söylemektedir. (6) Peki bu yağ kalp için iyi midir? Yağı düzenli olarak tüketiyorsanız kolesterol seviyelerinizi düzenli kontrol etmeniz önerilir. Eğer yükseliş olursa tüketimi durdurmak daha iyidir. Kalp sorunlarına yatkınlığınız varsa düzenli olarak tüketmeye başlamadan önce doktorunuza danışınız.

12- Antibakteriyel, Antiviral Özellikleri Güçlüdür: Araştırmalara göre hindistan cevizi yağı grip, kızamık, hepatit, uçuk, SARS ve diğer ciddi sağlık sorunlarına yol açan virüsleri öldürür.(7) Ülser, boğaz enfeksiyonu, idrar yolu enfeksiyonu, zatürre ve bel soğukluğu bakterilerini öldürür. Saç kıran, ayak mantarı, pamukçuk, pişik gibi hastalıklara sebep olan mantarları etkisizleştirir.

13- Diğer Faydaları:

  • Stresi azaltır. (8)
  • Diyabete iyi gelir.
  • Kemik sağlığına iyi gelir.
  • Enerji verir.

Hindistan Cevizi Yağının Bileşimi

Hindistan cevizi yağının %90’ı doymuş yağlardan oluşur ama bu durum göründüğü kadar kötü değildir. İçerisinde ayrıca az miktarda monodoymamış ve polidoymamış yağlar olarak doymamış yağ bulunur. Sızma (virgin) hindistan cevizi yağları bileşimi de bu oranlara çok yakındır.

  • Doymuş yağ asitleri: Çoğunluğu orta zincirli trigliseridlerdir. Bu yağlar vücutta iyi kullanılır.
    • Laurik asit: Toplam yağın %40’ını oluşturur. Virüs ve bakterilere karşı oldukça etkilidir.
    • Kaprik asit: Bakteriler tarafından salgılanan bazı enzimlerle tepkimeye girer ve çok güçlü bir antimikrobiyal ajan olan monokaprine dönüşür.
    • Kaprilik asit, kaproik asit ve miristik asit: Antimikrobiyal ve antifungal etkileri güçlüdür.
  • Doymamış yağ asitleri: Polidoymamış yağ asitleri – linoleik asit, monodoymamış yağ asitleri – oleik asit.
  • Polifenoller: Hindistan cevizi gallik asit içerir. Yağa kokusu ve tadını verirler. Sızma hindistan cevizi yağı bu polifenoller açısından daha zengindir.
  • Yağ asidi türevleri: Betainler, etanolamin, etoksilatlar, yağ esterleri, polisorbatlar, monogliseridler ve poliol esterler.
  • Yağ alkolleri türevleri: Yağ kloridleri, yağ alkol sülfatları, yağ alkol eter sülfat
  • Vitamin ve Mineraller: E vitamini, K vitamini, demir ve benzeri mineraller

Hindistan Cevizi Yağı Nasıl Yenir, Kullanılır ve Saklanır?


Diğer yağların aksine hindistan cevizi yüksek erime derecesine sahiptir. 24 – 25 °C’de sıvı hale gelir. Oda sıcaklığında katıdır ve sadece sıcaklık aniden yükselirse erir. Buzdolabında saklamanıza gerek yoktur. Sakladığınız kapların geniş ağızlı olması ve hava almaması önemlidir. Geniş ağızlı olduğunda, yağ katı haldeyken kaşığınızla alabilirsiniz. Bu yağı karınca, hamam böceği gibi böcekler çok sever. Bu yüzden ağzını iyice kapalı tutmaya özen göstermelisiniz.

Eğer yağı bölgesel olarak, özellikle saç ve cilt bakımı için kullanacaksanız, kavanozu ılık suda tutarak veya güneşin altına koyarak yağı eritin. İsterseniz kavanozdan biraz yağ alıp ocakta da eritebilirsiniz. Ardından yağı avucunuza alın ve saçlarınıza uygulayın. Bir süre bekleyip, ardından yıkayabilirsiniz.

Eğer yağı yemeklerle beraber veya sadece ara sıra birer kaşık yemek için kullanıyorsanız; kullandığınız margarin, tereyağı ve diğer sebze yağlarının yerine hindistan cevizi yağı koyabilirsiniz. Kullanırken tamamen bu yağa geçmenize gerek yoktur. Ara sıra veya diğer yağlarla dönüşümlü olarak kullanabilirsiniz. Yemeklerde denediniz ve eğer lezzetini sevmediyseniz sızma(virgin) hindistan cevizi yağı daha lezzetlidir. Eğer onu da beğenmezseniz hindistan cevizi yağı kullanılan damak tadınıza uygun yemek tarifleri araştırabilirsiniz.

Hindistan Cevizi Yağının Zararları/Yan Etkileri

Hindistan cevizi yağı cilde ve saça uygulandığında ve ağızdan yemek miktarları kadar tüketildiğinde çoğunlukla güvenlidir. Ancak kolesterol seviyesini yükseltebilecek yağlar içerir. Bu yüzden aşırı miktarlarda tüketilmesinden kaçınılmalıdır. Kısa süreli ilaç olarak kullanımı çoğunlukla güvenlidir. 10 ml’lik dozlar halinde günde 2-3 seferden, 12 hafta boyunca kullanmak güvenlidir.

  • Hamileler ve Emziren Kadınlar: Hamileyken veya emzirirken ilaç olarak kullanılmasının etkileri hakkında yeterli bilgi yoktur.
  • Çocuklar: 1 ay süreyle cilde uygulanması güvenlidir. İlaç olarak çocuklarda ağızdan alınması hakkında yeterli bilgi yoktur.
  • Yüksek Kolesterol: Kolesterol seviyelerini yükseltebilir. Düzenli olarak hindistan cevizi yağı içeren yemekler yemek kolesterol seviyelerini yükseltebilir. Bu durum zaten yüksek kolesterol şikayeti olanlar için tehlikeli olabilir.

Hindistan Cevizi Yağı Besin Değerleri

Hindistan Cevizi Yağı5 Gram
Miktar% Günlük İhtiyaç
Kalori45
Yağ Kaynaklı Kalori45
Toplam Yağ4.5 g%7
Doymuş Yağ4.2 g%21
Trans Yağ~~
Kolesterol0.0 mg%0
Sodyum0.0 mg%0
Toplam Karbonhidrat0 g
Diyet Lifi0 g%0
Şeker0.0 g
Protein0.2 g%0
A VitaminiOldukça az%0
K VitaminiOldukça az%0
DemirOldukça az%0

*Bu değerler 2000 kalorilik bir günlük diyet için geçerlidir. Kalori ihtiyacınız yaşam tarzınıza göre daha az veya fazla olabilir.


Kaynaklar / Referanslar

Hindistan Cevizi

İçi açılmış hindistan cevizi ve hindistan cevizi sütü...

Hindistan Cevizi Nedir? Neye İyi Gelir?

Hindistan cevizi bizler için egzotik bir meyve olsa da dünyanın neredeyse 3’te 1’inin diyetinin olmazsa olmazlarındandır. Uzmanlara göre bilimsel adı Cocos nucifera olan ve palmiyegiller ailesinin bir üyesi olan hindistan cevizi, aynı zamanda hem bir meyve ve hem de kabuklu bir tohumdur. Meyvenin 3 katmanı vardır. Bunlar dış kabuğu, onun altındaki lifli kabuk ve içerideki etli meyveyi çevreleyen ince odunsu tabakadır.

Yeşil Asya Hindistan Cevizi
Yeşil Asya Hindistan Cevizi

Hindistan cevizini tüketmek için birden fazla yöntem bulunmaktadır. En popüler tüketim şekilleri; meyvenin kendisi, hindistan cevizi yağı, hindistan cevizi sütü ve hindistan cevizi suyudur. Hindistan cevizi yağı son yıllarda hızla popülerleşen geniş kullanım alanına sahip yemeklik bir yağdır. Hindistan cevizi sütü ise her geçen gün marketlerde yaygınlaşan, cevizin beyaz etleri kaynatılarak elde edilen bir çeşit süttür. Nasıl hazırlandığını yazının ilerleyen bölümlerinde detaylı olarak okuyabilirsiniz. Ve son olarak hindistan cevizi suyu ise yine ayrı olarak satışı olan, meyve henüz olgunlaşmamışken, kabuğun içerisinde bulunan çok az şekerli sudur. Bir olgunlaşmamış hindistan cevizinde 50 cl su bulunabilir. Meyve olgunlaştıkça bu suyun miktarı önemli ölçüde azalır. Olgun meyve daha sertken, olgunlaşmamış meyve daha jelimsi bir kıvamdadır.

Bu meyve insanlar dünyada yaşamaya başladığından çok daha önceleri dünya üzerinde yetişmekteydi. Sadece lif iplik, yakıt ve müzik enstrümanları üretmek için kullanılmayıp Asya ve Pasifik Adaları alternatif tıplarında da kullanımı olan olan bir meyvedir. Yüzyıllardır hindistan cevizinin; mide bulantısı, kurdeşen, ateş, kulak ağrısı, boğaz ağrısı, bronşit, böbrek taşı, ülser, astım, frengi, ödem, diş ağrısı, yaralar ve bit için güçlü bir tedavi olduğu düşünülmüştür ve bu amaçlarla tüketilmiştir.


Hindistan Cevizinin Sağlığa Faydaları

Sadece alternatif tıp değil, modern tıpta hindistan cevizini oldukça faydalı bulur. Çünkü; doğal ve steril elektrolit kaynağıdır ve bu sayede pH ve kas fonksiyonlarına iyi gelir. Lif açısından zengindir. Meyve monolaurine dönüşen laurik asit açısından zengindir. Monolaurin anne sütünde bulunan ve bağışıklığı artıran besinlerden biridir. Bu bileşik zararlı organizmaların lipid membran hücre duvarlarını yıkma kabiliyetine sahiptir. Hindistan cevizi ayrıca yüksek manganez, potasyum ve fosfor oranlarıyla da öne çıkar.

1- Bağışıklık sistemini güçlendirir. Anti-viral, anti-bakteriyel, anti-fungal ve anti-parazit özellikler gösterir: Meyve antimikrobiyal özellikleri açısından test edilmiştir. (1) İçerdiği peptidlerle (birbirine bağlı birden fazla amino asit -laurik asit-) hem gram pozitif hem de gram negatif bakterileri öldürebilir.

2- Doğal ve hızlı enerji kaynağıdır. Atlet ve sporcuların performansını artırır: İçerdiği yağlar karaciğerde doğrudan metabolize edilir ve yan ürün olarak keton ortaya çıkar. (2) Keton adı verilen bu bileşikler en konsantre ve sağlıklı enerji paketleridir. Hem zihinsel hem de fiziksel olarak enerjiyi artırır.

3- Saç ve cildin sağlıklı ve genç görünmesini sağlar. Kırışıklık, sarkma ve yaş lekesini önler. Güneşe karşı cildi korur.

4- Sindirimi Kolaylaştırır, besin ve vitaminlerin emilimini artırır: Meyvesi lif açısından zengindir ancak eğer sütünü tüketiyorsanız lifin büyük kısmı süzülmüştür, yine de faydalıdır. Meyvenin anti-enflamatuar doğası ve içerdiği lif mide rahatsızlığını azaltıp, bağırsak hareketlerini iyileştirir ve kabızlık semptomlarını azaltır.

5- İnsülin salgısını artırarak diyabete iyi gelir.

6- Sinirlere iyi gelir, sinir fonksiyonunu artırır: İçerdiği çeşitli mineraller vücuttaki elektrolit seviyesinde önemli etkilere sahiptir. Vücuttaki elektrolit sıvı sinir sisteminin bütün kas ve hücrelerle iletişiminde görevlidir. (3) Hindistan cevizi ve sütü elektrolit seviyelerini optimize ederek kas ve genel sinir fonksiyonlarının daha iyi çalışmasını sağlar.

7- Antioksidan özellikler gösterir, kansere karşı korur.

8- Kalp sağlığına iyi gelir: Bu konuda çelişen açıklamalar bulunmaktadır. Önerimiz düzenli kullanımlarda kolesterol seviyelerini kontrol etmek ve ona göre kullanmaya devam etme kararı vermektir. İçerdiği zincir yağ asitleriyle hindistan cevizi yüksek oranda yağ içerir ancak bu yağlar kalp krizi, felç ve ateroskleroz riskini düşürür. (4)

9- Tiroid fonksiyonlarına iyi gelir, tiroidin düzenli çalışmasını sağlar.

10- Kan Dolaşımını Artırır: Hindistan cevizi ve sütü harika bir demir kaynağıdır. (5) Kırmızı kan hücrelerinin yapımında gerekli olan demir sayesinde vücudun çeşitli bölgelerine taşınan oksijen artar ve bu organlar daha iyi fonksiyon gösterir.

11- İltihaplanmayı azaltır, ağrı kesici ve ateş düşürücü özellik gösterir. (6)

12- Zayıflamayı kolaylaştırır: İçerdiği yağ asitleri metabolizma hızını birden fazla şekilde artırır ve bunu yaparken açlık hissini ve günlük kalori alımını azaltır. Hindistan cevizi ve sütü sayesinde kalori yakımını artırarak spor yapmasanız bile zayıflayabilirsiniz. Elbette günlük toplam kalori alımınızın farkında olmalısınız.

13- Böbrek hastalıklarına ve mesane enfeksiyonuna karşı korur.

14- Ülseri Tedavi Eder: Hindistan cevizinin veya sütünün düzenli tüketimi mide ülseri boyutlarını küçültür. Bu amaçla farmasötik (ilaç olarak) kullanımı başarılı olmuştur. (7) Ülsere karşı doğal çözümleri tercih edenler için, hindistan cevizi ve sütü harika bir seçenektir.


Hindistan Cevizi Yan Etkileri / Zararları

Hamilelik ve Emzirme: Hamilelik esnasında ilaç olarak kullanılmasının sonuçları hakkında yeterli bilgi yoktur. Güvenli olan normal yiyecek miktarlarında tüketmektir.

Alerji: Hindistan cevizi, ürünleri veya yağı ciddi alerjik reaksiyonlara sebep olabilir. Cilt sorunları ve nefes alma zorluğu gibi semptomlar görünebilir.

Yüksek Kolesterol: Hindistan cevizi tüketmenin kolesterol seviyelerini yükseltebileceğine ilişkin şüpheler vardır. Ancak bunu tam aksi olarak hindistan cevizi içeren ürünlerin toplam ve kötü kolesterolü düşürdüğünü öne süren kanıtlarda bulunmaktadır.

Hindistan Cevizi Besin Değerleri

Hindistan Cevizi100 Gram-Çiğ
Miktar% Günlük İhtiyaç
Kalori345
Yağ Kaynaklı Kalori280
Toplam Yağ33 g%52
Doymuş Yağ30 g%148
Trans Yağ--
Kolesterol0 mg%0
Sodyum20 mg%1
Toplam Karbonhidrat15 g%5
Diyet Lifi9 g%36
Şeker6 g
Protein3 g
Folat (B9)21.8 mcg%6
Manganez1.2 mg%64
Selenyum8.3 mcg%14
Demir2,4 mg%13
Bakır0.36 mg%19
Potasyum300 mg%10

* Bu değerler 200 kalorilik bir günlük diyet için geçerlidir. Kalori ihtiyacınız yaşam tarzınıza göre daha az veya fazla olabilir.

Hindistan Cevizi Sütü Nasıl Hazırlanır?

Evde kolaylıkla kendi hindistan cevizi sütünüzü yapabilirsiniz. Bu sayede içine eklenen her şeyden haberdar olabilirsiniz. Çok sayıda güvenilir firma halihazırda hindistan cevizi sütü satışı yapmaktadır. Eğer kendiniz yapmak istemiyorsanız hazır ürünleri de deneyebilirsiniz.

  1. Hindistan cevizinin beyaz etini doğrayın.
  2. Kaynama derecesinin altına kadar suyu ısıtın ve meyveyi içine ekleyin. (Suyu kaynatmayın.)
  3. 1-2 saat suyu eminceye kadar bekleyin.
  4. Su ve hindistan cevizini blendera koyun. Eğer isterseniz bu aşamada biraz vanilya ekleyebilirsiniz.
  5. Blenderda iyice karıştırın.
  6. Karışımı bir süzgeç veya tülbent kullanarak süzün.
  7. Servis edin veya buzdolabında 5 güne kadar saklayabilirsiniz. Buzdolabındayken su ve krema ayrışmaya başlarsa servis etmeden önce karıştırabilir veya çalkalayabilirsiniz.

Hindistan Cevizi Hakkında Yapılan Bilimsel Araştırmalar

Hindistan cevizindeki yağlar diğer kaynaklardan elde edilenlerde olduğu gibi yağ asidi denen moleküllerden oluşur. Yağ asitlerinin 2 ayrımı vardır. Birincisi doygunluğuyla ilgili olup; doymuş, monodoymamış ve polidoymamış yağlar şeklindedir. Diğer ayrım ise molekül boyuna veya karbon zincirinin uzunluğuna göre yapılır. Her yağ asidi karbon atomlarına bağlı hidrojen atomlarının oluşturduğu uzun zincirlerden oluşur. Bu ayrıma göre; kısa zincirli yağ asitleri, orta zincirli yağ asitleri ve uzun zincirli yağ asitleri olarak ayrım yapılır. Hindistan cevizi çok yüksek oranda orta zincirli yağ asitlerinden veya orta zincirli trigliseritlerden oluşur. (8)

Yediğimiz besinlerde bulunan yağların %98’i uzun zincirli yağ asitlerinden oluşmaktadır. Hindistan cevizinde bulunan orta zincirli yağ asitlerinin fizyolojik özelliklerinden dolayı bu besin güçlü anti-bakteriyel ve anti-viral özellikler gösterir. Bu kadar çok popüler olmasının sebebi de oldukça nadir olması ve sağlığa çok sayıda faydası bulunmasıdır.

Bu bilgiler ışığında, bir bilimsel araştırmada orta zincirli yağ asitlerine dayanan bir diyet ile, uzun zincirli yağ asitleri tüketilen bir diyet karşılaştırılmış ve kronik ishalden şikayet eden, besin emiliminde zorlanan ve kilo kaybeden; HIV virüsü taşıyan hastalarda önemli ve pozitif sonuçlar elde edilmiştir. (9)

Kaynaklar / Referanslar
Kaynaklar ve Referanslar İçin Tıklayın
  • http://www.coconutresearchcenter.org/
  • http://www.loc.gov/rr/scitech/mysteries/coconut.html
  • (1) http://dx.doi.org/10.1016/j.peptides.2008.12.001
  • (2) https://www.researchgate.net/publication/11597758
  • (3) http://www.mdpi.com/1420-3049/14/12/5144_1
  • (4) http://online.liebertpub.com/doi/abs/10.1089/1096620041224148
  • (5) http://www.jbc.org/content/166/2/627.short
  • (6) https://www.tandfonline.com/doi/abs/10.3109/13880200903062614
  • (7) http://onlinelibrary.wiley.com/doi/10.1002/ptr.2318/full
  • (8) https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC4975867/
  • (9) https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/8974102

Kakao

Kakao çekirdekleri ve meyveleri...

Kakao Nedir? Neye İyi Gelir?

Kakao ağacı ve meyveleri
Kakao kapsüllerinin içindeki çekirdeklerin öğütülmesiyle kakao elde edilir.

Kakao, taksonomik adı Theobroma cacao olan kakao ağacının meyvesinin çekirdeklerinin fermente edilmesiyle elde edilir. Ağacı tropik iklimlerde yetişir ve boyu 4 ile 8 metre arasındadır. Dünyanın en büyük kakao üreticisi ülkeleri sırasıyla; Fildişi Sahilleri, Endonezya, Gana ve Brezilya’dır. Çikolata ve çikolatalı tatlıların tüketimi göz önüne alınınca, dünya üzerindeki en yaygın ağaçlardan biri olduğunu öğrenmek sizi şaşırtmayabilir.

Tarihte kakaonun yemek olarak kullanıldığının bilinen en erken delili, milattan önce 1400’lü yıllardan kalan bir çömleğin dibindeki tortulardan elde edilmiştir. Bu buluntulara göre o zaman ki insanlar kakaoyu bir çeşit içecek yapmak için kullanıyorlardı. Kakaonun tatlandırılmış versiyonu Avrupalıların Amerika’ya çıkışıyla ortaya çıkmıştır. İlk önce kakao sıvı olarak denenmiş ve tadından nefret edilmiştir daha sonra ise içine bal eklemenin onu lezzetli hale getirdiği keşfedilmiştir.


Kakaonun Sağlığa Faydaları Nelerdir?

Çiğ kakao tozu içerisinde 300’den fazla kimyasal bileşik barındırır ve antioksidan olarak çok güçlüdür. Kakao bol miktarda protein, kalsiyum, karoten, tiamin, riboflavin, magnezyum, sülfür, flavonoidler, antioksidanlar ve önemli yağ asitleri içerir. Bu besinlerin hassas dengesi vücutta gerekli fitokimyasalları üretmek için sanki özel olarak seçilmiş gibidir.

1- Tansiyonu düşürür: Flavonoidler açısından zengin olan kakao tansiyonu düşürür ve kan damarlarının elastikiyetini artırır. (1,2) Siyah ve yeşil çay yerine kakao içeren ürünler tüketildiğinde büyük ve küçük tansiyonda olumlu değişmeler olduğu gözlenmiştir. (3) Bunun sebebi olarak içerdiği antioksidanların kan damarlarını rahatlatan nitrik oksit üretimini tetiklemesi gösterilmiştir. (4) Kakao ayrıca sağlıklı dolaşım sistemi için de faydalıdır.

2- Güçlü bir antioksidandır: Araştırmalara göre kakao, siyah çay, yeşil çay ve kırmızı şaraptan daha iyi bir antioksidandır. (5) Antioksidanlar vücuttaki serbest radikallerin zararsızlaştırılmasında etkilidir.

3- Beyin sağlığını artırır: Bilim adamları flavanol açısından zengin olan kakaonun sağlıklı bir beyin için önemli olduğunu düşünmektedir. (6) Bu nöroprotektif etkilerin ayrıca öğrenme ve hafıza fonksiyonları üzerinde büyük ölçüde olumlu etkileri olduğu gösterilmiştir. Araştırmalar sonucu kakao tüketildiğinde beyne giden kan akışının çoğaldığı ve damarsal sorunların tedavi edilebileceği gösterilmiştir. (9,10)

4- Kolesterolü düzenler: Bir araştırmaya göre bitki hem hipoglisemik hem de hipokolestrolemik etkiler gösterir. (11) Vücuttaki trigliserid ve LDL (kötü kolesterol) miktarının düşmesine yardımcı olur.

5- Diyabeti tedavi eder: Kakao tozu tüketiminin insülin direncini azaltmada ve glukoz metabolizmasını artırmada etkili olduğu gösterilmiştir. (12) İçerdiği proantosiyaninlerin diyabet kaynaklı katarakt oluşumunu önlediği araştırmalarla ortaya çıkmıştır. (13) Kakao tüketimi ayrıca çeşitli ilaçlar kullanan diyabet hastalarında damar fonksiyonlarını iyileştirir.

Bir araştırmada içerdiği koruyucu antioksidanlarla uzun süreli tedavilerde görülen diyabete bağlı böbrek hastalığının tedavisinde etkili olduğu gösterilmiştir. (14)

6- Antidepresan etkileri vardır: Araştırmalar göstermiştir ki çikolata serotonin seviyesini artırarak insanın ruh halini ve duygularını etkiler. İçerisinde teobromin adı verilen nörotransmitter bulunur ve bu madde bazen depresyon tedavisinde kullanılır. (15, 16)

7- Kronik halsizlik sendromuna iyi gelir: Kronik halsizlik şikayeti olan kişilerde rahatlatıcı etkileri olduğu ortaya çıkmıştır. (17) Bu etkilerin sebebi olarak serotonin, anandamid ve feniletilamin gibi nörotransmitterlerin salınımını sağlaması gösterilmiştir. (18) Bu maddeler beyin hücreleri üzerinde koruyucu etkilere sahiptir ve kronik halsizlik sendromuyla savaşmada etkilidir.

8- Astımı Rahatlatır: Kakao çekirdekleri ksantin ve teofilin içerir. Bu bileşikler bronşları rahatlatır ve daralmış bronşları açar. (19) Bu sayede rahat hava akışı sağlanabilir ve astım ve nefes darlığı gibi alerjiler tedavi edilebilir. Kakao tüketimi bronşit astımda rahatlama sağlayabilir.

9- İyileşmeyi Hızlandırır: Kakao özleri doğal ilaç üretiminde terepatik ve yara iyileştirici özellikleri sebebiyle kullanılır. (20) Bu özler vücutta ayrıca çeşitli enfeksiyonların oluşumunu engeller.

10- Obeziteyi Önleyebilir: Bir araştırmaya göre kakao yüksek yağ diyeti kaynaklı obeziteyi önleyebilir. (21) Kakao tüketimi lipid metabolizmasının modülesinde ve yağ asitlerinin sentezinin ve taşınmasının azalmasında fayda sağlar. Ayrıca termojenezi artırarak yağ yakımı sağlayabilir.

11- Kalp Sağlığına İyi Gelir: Kakao tozu prosiyanidin, kateşin ve epikateşin gibi flavonoidler açısından zengindir ve bu maddeler kalbi güçlendirerek hücreleri hasardan korur. (22,23) Ölümcül kan pıhtılarının oluşmasını önleyebilir. Bu sayede felç, kalp yetmezliği, ateroskleroz ve trombozdan korur.

12- Kanseri Önler: Araştırmalarda kakao kanserli hücrelerin büyümesini önlerken sağlıklı hücrelere olumsuz etki göstermemiştir. (24)  Araştırmalar kemoprotektif ve anti-proliferatif özelliklerinin flavonollar ve prosiyanidinler kaynaklı olduğuna ilişkin kanıtlar ortaya koymuştur. (25)  Bu iyileştirici etkilerin kolon ve prostat kanseri dahil çeşitli kanser türlerinin tedavisinde yüksek oranda değerli olduğu kanıtlanmıştır.

13- Kabızlığı Tedavi Eder: Bitkinin tüketilmesi kronik kabızlık ve bağırsak fonksiyon bozukluğu tedavisine fayda sağlar. (27) Çocuk hastalar üzerinde yapılan araştırmada lif açısından zengin kakao tüketilmesinin daha hızlı kolon, rektal ve bağırsak taşınma süreleri sağladığı gözlenmiştir. (27) Düzenli ve normal kakao tüketimi bağırsak fonksiyonlarını artırır.

14- Bakır Eksikliğini Tedavi Eder: Kakao uzun süreli enteral beslenme sorunu yaşayanlarda bakır eksikliğini tedavi eder. (26) Çekirdekleri bakır eksikliği tedavisinde oldukça değerlidir. Bu tedavi sonucunda hemoglobin seviyelerinde, lökosit sayısında ve hastalardaki bakır oranında ciddi artışlar görülür. Diyetlere normal bakır seviyelerini sağlamak için veya bakır eksikliğini bitkisel ve evsel yöntemlerle çözmek için eklenebilir. Kansızlık, nötropeni ve lökopeni tedavisine yardımcı olur.

15- Cilt Sağlığına Faydalıdır: Araştırmalar sonucu edinilen bulgulara göre kakao tüketimi UV kaynaklı kızarıklığı ve cilt sorunlarını azaltır. (28) Ayrıca cilt elastikiyetini, su dengesini ve yoğunluğunu artırır. Deri dokularına sağlıklı kan akışına ve ışığa karşı korunmaya fayda sağlar. (29)

16- Magnezyum Eksikliğini Önler: Kakao içeren ürünlerin bir diğer faydası vücutta magnezyum eksikliğini önlemesidir. (30) Kakaolu ürünlerin düzenli tüketilmesi uzun süreli magnezyumu eksik diyetin yan etkilerini önleyebilir.

17- Nörodejeneratif Hastalıkları Önler: Epikateşin ve kateşin içeriği sayesinde Alzheimer gibi nörodejeneratif hastalıkların tedavisinde faydalı etkiler göstermiştir. (31) Bu fitokimyasallar sinerjistik etkilere sahiptir ve beyin üzerindeki oksidatif stresi azaltabilirler. (32)

18- Diğer: Kakao çekirdeklerinin yanı sıra, ağacın kabuğu, kakao yağı ve çiçekleri antik zamanlardan beri el üstünde tutulmuş ve cilt sorunları, bağırsak sorunları ve yaraların tedavisinde kullanılmıştır. (33)

Kakaonun ne kadar güçlü bir besin olduğunu daha iyi anlamak için şu örneği verebiliriz. Oldukça inatçı, şiddetli ve uzun süreli geçmeyen hıçkırıklarda, marketlerde satılan %70-90 arası kakao içeren bir tablet çikolatanın sadece 1/4’ünü yiyerek hıçkırığı 1-2 dakika içerisinde tedavi edebilirsiniz. Eğer hıçkırığınız çok inatçıysa 4-5 saat sonra tekrar başlayabilir. Yapmanız gereken çikolatanın diğer yarısını yemektir. Herhangi bir bitter çikolata hıçkırığa kesin çözüm olur, ancak kaliteli kakao daha etkili olacaktır.

Faydalarından en iyi düzeyde faydalanmak için doğru kaynaklardan tüketilmelidir. Bir tablet tatlandırıcısız, işlenmemiş çikolata sağlığınıza sağlık katabilir. İşlenmiş olanlarının da oldukça faydalı olduğu bilinmektedir, elbette içerdiği şeker oranları ve diğer maddelerin farkında olmak gerekir. (34)


Kakaonun Yan Etkileri / Zararları

Kakao yemek çoğu kişi için güvenlidir. Bitki kafein ve benzer kimyasallar içerir. Aşırı kakao tüketimi kafein sebebiyle sinirlilik, anksiyete, migren ağrısı, aşırı idrar, uykusuzluk ve yüksek nabız yapabilir. Bitki alerjik reaksiyonlara ve mide bulantısı, mide rahatsızlığı gibi sorunlara sebep olabilir.

Cilde kakao yağı sürülmesi çoğu kişi için güvenlidir.

Hamilelik ve Emzirme: Normal besin miktarlarında tüketildiğinde hamilelik ve emzirme esnasında güvenlidir. Yüksek miktarlarda kafein içeriği nedeniyle tehlikeli olabilir. Bazı uzmanlar hamilelik esnasında kafein tüketiminin günlük 200 mg ile sınırlandırılmasını önerir. Bir çikolata porsiyon başına 2-35 mg arası kafein içerebilir.

Emziren annelerin aşırı kafein tüketmesi bebekte mide rahatsızlıkları yapabilir.

Kanama Düzensizlikleri: Kakao kanın pıhtılaşmasını yavaşlatır. Yüksek miktarda kakao tüketmek kanama riskini artırır.

Ameliyat: Kan şekeri seviyelerini etkilediği için planlanmış ameliyatınızdan 2 hafta önce kakao tüketmeyi durdurmanız önerilir.

İlaç Etkileşimleri: Klozapin, dipiridamol, ergotamin, fenilpropanolamin, teofilin gibi ilaçlarla etkileşime girebilir, ilaçların etkilerini etkileyebilir. Astım, depresyon ve diyabet ilaçlarıyla etkileşime girebilir.


Kakao Besin Değerleri

Kako100 gr - Tatlandırıcısız.
Miktar% Günlük İhtiyaç
Kalori196%10
Yağdan Gelen Kalori98.6
Toplam Yağ11.8 g%18
Doymuş Yağ6.9 g%35
Trans Yağ~~
Kolesterol0 mg%0
Sodyum18.1 mg%1
Toplam Karbonhidrat49.8 g%17
Diyet Lifi28.5 g%114
Şeker1.5 g
Protein16.9 g%34
Riboflavin0.2 mg%12
Niasin1.9 mg%9
Folat27.5 mcg%7
Manganez3.3 mg%165
Bakır3.3 mg%163
Magnezyum429 mg%107
Demir11.9 mg%66
Fosfor631mg%63
Çinko5.9 mg%39

*Bu değerler 2000 kalorilik bir günlük diyet için geçerlidir. Yaşam tarzınıza göre kalori ihtiyacınız daha az veya fazla olabilir.


Kaynaklar / Referanslar
Kaynaklar ve Referanslar İçin Tıklayın
  • http://nutritiondata.self.com/facts/sweets/5471/2
  • http://grammarist.com/usage/cacao-cocoa/
  • (1) http://ajcn.nutrition.org/content/95/6/1365.abstract
  • (2) http://online.liebertpub.com/doi/abs/10.1089/ars.2010.3697
  • (3) https://jamanetwork.com/journals/jamainternalmedicine/article-abstract/412211
  • (4) http://hyper.ahajournals.org/content/60/3/794.abstract
  • (5) http://pubs.acs.org/doi/abs/10.1021/jf0344385
  • (6) http://www.medsci.org/press/cocoa.html
  • (7) http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/14640573?dopt=Citation, Cocoa has more phenolic phytochemicals and a higher antioxidant capacity than teas and red wine, Dec. 2012
  • (8) http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/22684995, Cocoa, blood pressure, and vascular function, Dec. 2012
  • (9) http://journals.lww.com/cardiovascularpharm/Abstract/2006/06001/The_Effect_of_Flavanol_rich_Cocoa_on_the_fMRI.18.aspx
  • (10) https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC1327732/
  • (11) https://dx.doi.org/10.1016/j.jep.2004.12.018
  • (12) http://ajcn.nutrition.org/content/81/3/541.full
  • (13) http://ebm.sagepub.com/content/229/1/33.short
  • (14) http://rjptonline.org/AbstractView.aspx?PID=2009-2-2-9
  • (15) https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/19942640
  • (16) https://works.bepress.com/emmanueloheneafoakwa/90/
  • (17) http://download.springer.com/static/pdf/819/art%253A10.1186%252F1475-2891-9-55.pdf?originUrl=http%3A%2F%2Fnutritionj.biomedcentral.com%2Farticle%2F10.1186%2F1475-2891-9-55&token2=exp=1475801602~acl=%2Fstatic%2Fpdf%2F819%2Fart%25253A10.1186%25252F1475-2891-9-55.pdf*~hmac=ccb426c7044c88295a5747e8b9d76bb3edcf27f89f0d9c14036dff09d26869d6
  • (18) http://www.endocrine-abstracts.org/ea/0012/ea0012P68.htm
  • (19) https://dx.doi.org/10.1016/S0025-6196(11)63701-4
  • (20) https://linkinghub.elsevier.com/retrieve/pii/S0738081X09001308
  • (21) https://dx.doi.org/10.1016/j.nut.2004.10.008
  • (22) http://circ.ahajournals.org/content/119/10/1433.full
  • (23) https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/12589329
  • (24) http://journals.lww.com/eurjcancerprev/Abstract/2006/08000/In_vitro_effects_of_polyphenols_from_cocoa_and.9.aspx
  • (25) https://dx.doi.org/10.1016/S0304-3835(01)00731-5
  • (26) http://www.nutritioncare.org/About_Clinical_Nutrition/What_is_Enteral_Nutrition/
  • (27) http://pediatrics.aappublications.org/content/118/3/e641.short
  • (28) http://jn.nutrition.org/content/136/6/1565.short
  • (29) https://link.springer.com/article/10.1007%2Fs00394-006-0627-6?LI=true
  • (30) http://umm.edu/health/medical/altmed/supplement/magnesium
  • (31) https://link.springer.com/article/10.1007%2Fs00394-008-0761-4?LI=true
  • (32) http://pubs.acs.org/doi/abs/10.1021/jf048989m
  • (33) https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed?db=pubmed&cmd=Search&term=J+Nutrition%5BJour%5D+AND+130%5BVolume%5D+AND+2057S%5Bpage%5D
  • (34) http://www.mayoclinic.org/healthy-chocolate/expert-answers/FAQ-20058044